sondakika.com
Son Dakika

Türkiye puanını en çok artıran ülke oldu: PISA nedir ve ne tür sorular soruyor?

PISA, tam adıyla Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı, 2000 yılından beri düzenleniyor ve temel hedefi bir ülkenin müfredatının ne kadarının öğrenildiğini sınamak değil.

Fotoğraf: Euronews

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 15 yaşındaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini ölçtüğü PISA 2025 sonuçları salı günü açıklandı.Sonuçlara göre, Türkiye'nin fen bilimleri puanı 494, okuma puanı 472, matematik puanı ise 462. OECD ortalamaları sırasıyla 482, 461 ve 463 olarak belirlendi. Böylece Türkiye fen ve okumada OECD ortalamasını aşarken matematikte ortalamaya yakın bir sonuç elde etmiş oldu.Ayrıca, OECD ortalamaları üç temel alanda PISA tarihinin en düşük düzeylerine inerken, Türkiye, fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarında puanını en fazla yükselten ülke oldu.PISA aslında nedir?PISA, tam adıyla Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı, 2000 yılından beri düzenleniyor ve temel hedefi bir ülkenin müfredatının ne kadarının öğrenildiğini sınamak değil.OECD'ye göre uygulamanın asıl amacı, 15 yaşındaki bir gencin, okulda ve hayatında edindiği bilgi ve becerileri gerçek hayatta karşılaşabileceği yeni problemlerde ne kadar kullanabildiğini öngörmek.Neden özellikle 15 yaşındakiler?PISA, öğrencilerin gidip girdiği merkezi bir sınav değil.

Değerlendirme, PISA örneklemi içinde yer almak üzere seçilen 15 yaş civarı öğrencilerin kendi okullarında gerçekleştiriliyor. Bu örneklem de sınıfa göre değil yaşa göre oluşturuyor.2025'te sınava giren öğrenciler, değerlendirme sırasında 15 yıl 3 ay ile 16 yıl 2 ay arasındaydı ve en az 6 yıllık örgün eğitim görmüşlerdi. Akademik veya mesleki eğitimde, devlet ya da özel okulda olmaları ise fark etmiyor.Bunun nedeni de ülkelerin eğitim sistemlerinin farklı olması.

Aynı yaştaki çocuk bir ülkede 9., başka bir ülkede 10. sınıfta olabilir. Yaşı sabitlemek, OECD'ye farklı eğitim sistemlerinin aynı yaş grubuna kazandırdığı becerileri karşılaştırma imkânı veriyor.2025'te 91 ülkeden 760 binden fazla öğrenci sınava katıldı. Bu örneklem, yaklaşık 33 milyon öğrenciyi temsil ediyor.OECD önce her ülkede temsili bir okul örneklemi belirliyor; ardından bu okullardaki PISA yaş kriterini karşılayan öğrenciler arasından rastgele öğrenciler seçiliyor.

Sınav okul ortamında yaklaşık iki saat sürüyor.Sınav nasıl yapıldı?2025'te çoğu ülkede sınav bilgisayarda yapıldı ve her öğrenci yaklaşık iki saatlik değerlendirmeye girdi.Öğrencilere farklı soru blokları ve alanlardan oluşan paketler verildi. Toplam soru havuzu ise tek bir öğrencinin tamamlayabileceğinden çok daha büyüktü; fen, matematik, okuma ve dijital dünyada öğrenme alanlarında 11 saatten fazla test materyali vardı.Üstelik fen, matematik ve okuma alanlarında çok aşamalı adaptif testler kullanıldı. Yani öğrenciye verilecek bir sonraki soru bloğu, önceki bloktaki performansına göre belirlenebiliyor.

Böylece çok farklı başarı düzeylerindeki öğrencilerin becerileri daha hassas tahmin edilmeye çalışılıyor.Dolayısıyla PISA puanını “X öğrenci 100 sorudan 72'sini doğru yaptı ve 480 puan aldı” şeklinde düşünmemek gerekiyor. OECD'ye göre bu sınavlarda istatistiksel modeller, farklı öğrencilere verilen farklı soru setlerinden hareketle öğrencilerin ve ülkelerin yeterlilik düzeylerini ortak bir ölçeğe yerleştiriyor.Yani PISA öğrencileri kaç soruyu doğru yaptıklarına göre değil, hangi zorluktaki soruları yapabildiklerine göre değerlendiriyor.Örneğin bir öğrenci ilk bölümde orta zorlukta sorularla karşılaşabiliyor. Performansı iyiyse sonraki bölümde daha zor soruların ağırlıkta olduğu bir paketle, zorlanıyorsa daha kolay soruların ağırlıkta olduğu bir paketle karşılaşabiliyor.Tam da bu yüzden, aynı sayıda doğru ve yanlış yapan iki öğrenci birbirine eşit tutulmuyor.

Soruların zorluk düzeyleri değerlendirmeye dahil ediliyor. Bu nedenle zor bir soruyu doğru cevaplamak, öğrencinin yeterlilik düzeyi hakkında kolay bir soruyu doğru cevaplamaktan farklı bilgi sağlıyor.Diğer yandan, soru havuzları birbirlerinden tamamen bağımsız değil. Farklı öğrencilerin karşılaştığı test formları arasında bağlantı sağlayan sorular var.

Hareket noktası sağlayan bu ortak sorular sayesinde öğrencilerin performansı aynı istatistiksel ölçekte değerlendirilebiliyor.Ülkeler nasıl kıyaslanıyor?PISA'nın esas amacı tek tek öğrencilerin kesin puanını ölçmek değil, nüfusların performans dağılımını tahmin etmek. Bu nedenle OECD analizlerinde öğrenciler için tek bir kesin beceri puanı yerine “plausible values” (olası değerler) adı verilen birden fazla istatistiksel değer kullanılıyor.Başka bir ifadeyle PISA, "X kişisinin matematik puanı kesin olarak budur" demeye odaklanmıyor. Asıl hedefi, "Türkiye'de 15 yaşındaki öğrencilerin matematik yeterliliklerinin dağılımı ve ortalaması nedir?" sorusunu güvenilir tahmin etmek.

Aynı değerlendirme tüm ülkeler için geçerli.Ne tür sorular soruluyor?Birçok sınavda olduğu gibi PISA'da da iki ana soru biçimi var: Çoktan seçmeli sorular ve öğrencinin cevabı kendisinin oluşturduğu açık uçlu sorular.Sorular çoğunlukla bir gerçek yaşam senaryosu çevresinde kümeleniyor. Örneğin matematikte öğrenciye iki güzergâh verilip hangisinin toplam mesafesinin daha kısa olduğunu hesaplaması veya farklı para birimlerindeki fiyatları karşılaştırması istenebilir.Nitekim OECD, Seviye 2 matematik yeterliliğine ulaşan öğrencinin doğrudan talimat verilmeden basit bir gerçek yaşam durumunu matematiksel olarak temsil edebilmesini beklediğini söylüyor.Fen sorularında ise bir deney, grafik veya haber metni verilip hangi sonucun veriler tarafından desteklendiği sorulabilir.Okuma bölümünde de öğrenci yalnızca “Metinde ne yazıyor?” sorusuna değil, yazarın amacı, kaynakların güvenilirliği veya bir iddianın kanıtlarla desteklenip desteklenmediğine ilişkin sorularla karşılaşabilir.2025'i farklı kılan ne?Bu yıl PISA sonuçları farklı bir tartışmaya da neden oldu. Zira 2025 turunda klasik fen-matematik-okuma alanlarına "dijital dünyada öğrenme" ve "hesaplamalı problem çözme" de eklendi.Ayrıca verilere göre, OECD ortalaması fen, matematik ve okumada PISA tarihinin en düşük seviyesine geriledi.Türkiye ise ters yönde hareket etti.

2022'ye göre fen, matematik ve okumada puanını artırdı ve üç alanda birden yükselen az sayıdaki ülkeden biri oldu.Türkiye matematikte OECD ortalamasına yakın, fen ve okumada OECD ortalamasının üzerinde yer aldı. Buna karşılık yeni ölçülen "hesaplamalı problem çözme"de OECD ortalamasının altında kaldı.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Euronews sayfasına gidin.

tr.euronews.com · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

6 kaynak

Dünya haberleri

Tümü