sondakika.com
Son Dakika

Türkiye ve dünyadaki okul saldırılarının anatomisi: Nefret grupları birbiriyle ne kadar ilişkili?

Okul saldırıları, ABD başta olmak üzere dünyanın kanayan yaralarından biri. Bu türden saldırılar bu yıla kadar, Türkiye'de nispeten nadir görülüyordu. Ancak bu yıl gerçekleşen 3 olay, saldırıların ardındaki motivasyonu ve sosyal medyada bu saldırıların örgütlenme ihtimalini gündeme getiriyor.

Fotoğraf: Euronews

Türkiye salı sabahına sarsıcı bir okul saldırısı haberiyle uyandı. Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin dışında saat 08.00 sıralarında silahlı saldırı gerçekleşti. Saldırıda 2’si ağır olmak üzere 11 öğrencinin yaralandığı bildiriliyor.

Failin de aynı okula giden 15 yaşında bir 9. sınıf öğrencisi olduğu öğrenildi.Son saldırı haberi, nisan ayında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta art arda yaşanan iki okul saldırısıyla ilgili tartışmalar halen sürerken geldi.Okul saldırıları, ABD başta olmak üzere dünyanın kanayan yaralarından biri. Bu türden saldırılar bu yıla kadar Türkiye'de nadir görülüyordu. Ancak bu yıl gerçekleşen 3 olay, hem saldırıların ardındaki motivasyonu hem de sosyal medyada bu saldırıların daha da örgütlenme ihtimalini gündeme getiriyor.Nitekim 11 Eylül'de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "C31K" isimli oluşuma yönelik 22 ilde operasyon düzenlendiğini açıklamıştı.

Üç ildeki üç okula yönelik silahlı saldırı hazırlığına ilişkin paylaşımlar yaptıkları öne sürülen 32 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş; 27 kişi gözaltına alınmıştı.C31K, Telegram başta olmak üzere çeşitli sosyal medya topluluklarında örgütlenerek nefret içerikli paylaşımlar yapan bir oluşum. Söz konusu paylaşımlar arasında hayvan nefreti, kadın nefreti, şantaj ve okul saldırılarını övme gibi çeşitli başlıklar yer alıyor.Manisa'daki okul saldırganının bu grupla ilişkili olduğuna dair kamuya açık bir kanıt yok, ancak Euronews Türkçe'nin gördüğü bir yazışmada grubun saldırıyı ve saldırganı övdüğü tespit edildi.Nefret gruplarının kökeni: Columbine saldırısından bugüne21. yüzyılda giderek büyüyen bir tehdit haline gelen online nefret kültürünün kökenleri, 1999'da 12 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği Columbine Lisesi Katliamı'na kadar uzanıyor. Araştırmacılar Jillian Peterson ve James Densley'nin ifadesiyle bu saldırı, sonraki saldırganlara bir tür “kültürel senaryo” bıraktı.

2019'da yaptıkları araştırmada gazeteciler, inceledikleri 46 ABD okul saldırısının 20'sinde saldırganın Columbine'ı bilinçli biçimde model aldığı sonucuna vardı.Columbine saldırısı ilk değildi ama haber kanallarında bolca yer almış ve internetin de kitleselleşmeye başladığı döneme denk gelmişti. Saldırıyı gerçekleştiren iki failin fotoğrafları, günlükleri, okul çalışmaları, videoları ve saldırı öncesinde hazırladıkları materyaller olağanüstü miktarda medya içeriğine dönüşmüştü.2000'ler ve özellikle 2010'larda bunun etrafında ayrı bir internet altkültürü oluştu. Bu topluluk üyeleri, kendilerine "Columbiners" diyordu.

2018 tarihli bir akademik çalışmaya göre, üyeler arasında hayranların yanı sıra saldırıyı kopyalamaya, hatta daha fazla insan öldürerek onu geçmeye çalıştığı görülen kullanıcılar da vardı.2012'de yapılan bir diğer çalışmada, YouTube üzerinde okul saldırganlarını olumlayan profiller araştırılmıştı. Tespit edilen 113 profilin 100'ü birbirine bağlı aynı sosyal ağın parçasıydı. Ve ağın merkezinde yine Columbine vardı.

Araştırmacılar artık bunu uluslararası bir topluluk olarak tanımlıyordu.Bir sonraki aşama: Saldırganın kendisi de 'içerik üreticisine' dönüşüyorColumbine sonrası saldırılarda yeni bir eğilim de giderek belirginleşti: Saldırganlar artık aynı zamanda "şöhret" peşindeydi.Araştırmalar, bazı kitlesel saldırganların açık biçimde şöhret aradıklarını ve medyanın dikkatini çekmeye çalıştıklarını ortaya koyuyor. Üstelik 2017 tarihli bir çalışmaya göre, şöhret arayan saldırganlar, medyada diğer saldırganlardan daha fazla ilgi görüyor.Yani manifesto, video, fotoğraf, canlı yayın görüntüleri ve sosyal medya gönderileri yalnızca saldırganın düşüncelerini açıkladığı belgeler olmayabiliyor. Bunlar aslında bir çeşit "ölüm sonrası basın paketi" işlevi görüyorlar.

FBI bunlar için "legacy tokens" (miras belirteçleri) kavramını kullanıyor.Şöhret arayışı üzerine yapılan çalışmalar, ün peşindeki saldırganların daha ölümcül olabildiğini de gösteriyor. Örneğin, JAMA Network ve PNAS'ta yayımlanan makaleler, toplu saldırıların bazen “performans” gibi kurgulandığını söylüyor.TCC: 'Gerçek Suç Topluluğu' nedir?Son yıllarda ise bu kültürün önemli bölümü daha geniş bir kavram altında görülmeye başladı: True Crime Community (TCC / Gerçek Suç Topluluğu).Burada bahsi geçen topluluk, kendilerini benzer bir isimle adlandırıyor olsa da, gerçek suç belgesellerinin hayran kitlesi değil. Güvenlik ve aşırılık bağlamında TCC, kitlesel saldırganlara ve şiddet görüntülerine odaklanan altkültür anlamında kullanılıyor.ABD merkezli araştırma kuruluşu CNA'nın Nisan 2026'da yayımladığı değerlendirmede TCC; tanınmış faillere, özellikle okul ve kitlesel saldırganlara yoğun ilgi gösteren gevşek bir internet altkültürü olarak tanımlanıyor ve Columbiners kültürü bunun doğrudan öncüllerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Ayrıca TCC'nin önemli bir bölümünün ergenler ve genç yetişkinlerden oluştuğu belirtiliyor.İftira ve Karalama ile Mücadele Birliği'ne (Anti-Defamation League / ADL) göre, TCC'nin karakteristik davranışları şöyle: Saldırganların fotoğraflarından editler yapmak, profil fotoğrafı veya kullanıcı adında saldırganlara referans vermek, onları sıralamak ve birbirleriyle kıyaslamak, öldürdükleri insan sayısını bir tür “puan” gibi değerlendirmek, saldırganların kullandığı kıyafet/simge/jestleri tekrarlamak ve bazı uç topluluklarda yeni saldırıları teşvik etmek.Kahramanmaraş saldırganının dijital materyalleri: TCC, Türkiye'de var mı?Türkiye'de ise özellikle de Kahramanmaraş saldırganının dijital materyalleri, TCC için sayılan bu özelliklerle uyuşuyor. Soruşturmanın ilk günlerinde 14 yaşındaki saldırganın WhatsApp profil fotoğrafında Elliot Rodger'ı kullandığı ortaya çıkmıştı. Rodger, uluslararası incel (istemsiz bekar) kültürünün en fazla idealize edilen faillerinden biri.Temmuz ayında ortaya çıkan iddianamede saldırganın geçmiş okul saldırılarını ayrıntılı biçimde araştırdığı ve failleri öldürdükleri kişi sayıları üzerinden birbirleriyle ve kendisiyle kıyasladığı tespit edildi.

Fail; Adam Lanza, Salvador Ramos, Seung-Hui Cho ve Kip Kinkel gibi geçmiş okul saldırganlarına atıfta bulunuluyordu. Dahası, 2018 Kerç Politeknik Koleji saldırganı Vladislav Roslyakov'u favorisi olarak nitelendiriyordu. Roslyakov, 2018'de Kırım'daki Kerç Politeknik Koleji'nde kitlesel saldırı gerçekleştiren 18 yaşındaki öğrenciydi.Bunun yanı sıra, Soufan Center'ın Güneydoğu Asya'daki nihilist şiddet aşırılığı araştırmasında, 2023'te Bangkok'ta bir AVM'ye saldıran failin saldırıdan önce Discord/Facebook/Instagram kullandığı ve polis kaynaklarına göre Türkiye'deki bir hesapla okul saldırısı yapma isteği hakkında konuştuğu aktarılıyor.

Bu da Türkiye merkezli hesapların uluslararası okul saldırısı ekosistemine temas ettiğine dair bir işaret.Eskişehir saldırganının uluslararası bağlantıları: Gruptaki 10 kişiden 5'i saldırgan oldu2024'te Eskişehir'de 18 yaşındaki bir fail, Tepebaşı Camii bahçesinde bıçaklı saldırı gerçekleştirerek orada oturan beş kişiyi yaralamıştı. Saldırgan Nazi miğferi, hücum yeleği ve balta da taşıyordu.Kimsenin hayatını kaybetmediği bu saldırıda medya ilgisi daha kısa sürmüştü, ancak aslında o saldırganın bağlantıları Türkiye'nin artık TCC içeriklerinin yalnızca “ithal edildiği” bir ülke olmaktan çıktığını göstermesi açısından son derece önemliydi.ADL'nin Haziran 2026 tarihli araştırmasına göre, Eskişehir saldırganının açtığı Telegram grubuna ondan hemen sonra saldırı gerçekleştiren Amerikalı fail Natalie Rupnow da katılmıştı.Ayrıca, ADL'nin bir diğer incelemesine göre, Eskişehir saldırganının eylemi gerçekleştirmesinin ardından bu grupta manifestosunun yanı sıra önceki saldırganların belgeleri ve uluslararası aşırı sağ materyalleri paylaşılmıştı. Başka bir kullanıcı da saldırının başlamasından hemen önce canlı yayın duyurusu yapmış ve sonrasında kaydı gruba yüklemişti.

Rupnow da gruba katıldıktan sonra faili öven yorum yapmıştı. Rupnow bu olaydan bir süre sonra, 16 Aralık 2024'te ABD'deki Abundant Life Christian School adlı okula saldırmış ve yazdığı manifestoda Eskişehir saldırısının kendisine ilham verdiğini söylemişti.Ekonomi ve Barış Enstitüsü'nün yayımladığı Global Terrorism Index 2026'da da Eskişehir vakasına özel olarak değiniliyor. Rapora göre, Eskişehir saldırganının Telegram sohbetinde 9 başka TCC üyesi daha vardı.

Üstelik bu 9 kişiden 4'ü, Eskişehir saldırısından sonraki bir yıl içerisinde kendi saldırılarını gerçekleştirdi.Eskişehir saldırısında 'SAVF' ve 'Terrorgram' ayrıntılarıEskişehir saldırısının uluslararası boyutunu güçlendiren başka ayrıntılar da var.İlk olarak, saldırıdan hemen sonra Medyascope, soruşturma kaynaklarına dayanarak Eskişehir failinin saldırıyı internette tanıştığı Doğu Avrupa uyruklu bir kişiyle planlamış olabileceğini bildirmişti. Uluslararası araştırmacıların daha sonra yaptığı incelemelerde ise fail ile bağlantılı “Hansen” takma adlı bir kullanıcı ortaya çıkmıştı.Araştırmacılar, iki faili de "SAVF" ağıyla ilişkilendiriyor. SAVF, "Soyjak Attacker Video Fandom" adlı daha küçük ama radikal bir uluslararası saldırgan fandomu.ADL ise Eskişehir failinin saldırı öncesi yayımladığı dosyada "Terrorgram Collective"in üç yayınını birden bulmuştu.

Saldırgan ayrıca, Christchurch cami saldırısının failinin manifestolarını da paylaşmıştı. Terrorgram Collective, Telegram'ı merkez alarak faaliyet gösteren, uluslararası, aşırı sağcı ve neo-faşist bir siber ağ. Ancak diğer alt kültürlerden farklı olarak, nihilist bir tutumdan ziyade daha açık bir ideolojik yapı.

Burada şiddet yoluyla toplumsal düzenin çöküşünü hızlandırmak gibi politik/ideolojik hedefler de var.ADL bu nedenle Eskişehir saldırısını "beyaz üstünlükçü ivmecilik" örnekleri arasında sayıyor.Aşırı sağın bazı çevrelerinde kitlesel saldırganların “saint/aziz” olarak adlandırılması şeklinde bir kültür de gelişti. Christchurch saldırganı Brenton Tarrant bunun en bilinen örneklerinden. Daha sonraki beyaz üstünlükçü saldırganlar da aynı kültüre dahil edilebiliyor.Diğer alt kültürler arasında hangileri var?Son birkaç yıldaki araştırmalarda SAVF, TCC ve Terrorgram'ın aslında çok daha geniş ve birbirine geçen bir çevrimiçi şiddet ekosisteminin parçaları olduğu görülüyor.

Araştırmacılar bunu giderek "Nihilist şiddet alt kültürü" gibi genel kavramlarla ele alıyor.O gruplar arasında önde gelen örnekler şöyle sıralanabilir:764: 2021'de ABD'de ortaya çıkan ve özellikle çocuklarla gençleri çevrimiçi ortamda manipüle etmesiyle bilinen ağ. Şantaj, kendine zarar vermeye zorlama, hayvanlara şiddet ve cinsel sömürü gibi davranışlarla ilişkilendiriliyor; bazı kolları daha sonra gerçek dünyada şiddeti teşvik etmeye yöneldi. Stratejik Diyalog Enstitüsü'ne (ISD) göre 2020-2025 arasında 28 ülkede 764 bağlantılı suçlar nedeniyle 200'den fazla kişi gözaltına alındı veya tutuklandı.

Kanada Aralık 2025'te 764'ü terör örgütleri listesine aldı.No Lives Matter (NLM): Online şantajdan ziyade gerçek dünyadaki şiddete odaklanıyor. Temel dünya görüşü insan düşmanlığı ve nihilizm. Önceki saldırganları yüceltiyor ve geçmiş saldırıları yeni olası saldırganlara propaganda olarak kullanıyor.

ISD, 2024'te TCC ve NLM'yi birlikte en belirgin iki “nihilist şiddet” altkültürü arasında gösteriyordu.The Com / The Community: Aslında tek bir grup değil, daha geniş bir dijital yeraltı ekosistemi. Hackleme, verileri ifşa etme, SIM kopyalama, şantaj, cinsel sömürü ve giderek fiziksel şiddet gibi faaliyetler etrafında kümelenen grupları kapsıyor. “Community” (topluluk) kelimesinin kısaltması olan The Com, hiyerarşik bir örgüt ya da klasik bir suç çetesi değil.

Aksine, çoğu 16-25 yaş aralığında, bazıları ise yalnızca 11 yaşında olan binlerce kişiden oluşan gevşek, akışkan ve sınırları belirsiz bir çevrimiçi ağ. Araştırmalara göre bu ağ, birden fazla kola ayrılıyor ve insanlar bunlar arasında hareket edebiliyor. 764 grubu da buradan doğdu.ISD'nin 2025 ABD saldırı değerlendirmesinde çarpıcı bir sonuç öne çıkıyor: TCC ve 764 bağlantılı nihilist şiddet alt kültürleri, incelenen vakalarda diğer tekil ideolojik hareketlerden daha fazla saldırı ve saldırı planıyla ilişkilendirildi.

Araştırmacılar özellikle bazı gençlerin şiddeti ideolojik bir hedef için değil, çevrimiçi toplulukta kabul ve statü kazanmak için gerçekleştirdiğini belirtiyor.C31K, bunlardan hangisine giriyor?C31K ise “Cehennemin 31. Katı” ifadesinin kısaltması olarak kullanılıyor. Türkiye’de en az 2024’ten beri kolluk kuvvetlerinin radarında.

İçişleri Bakanlığı’nın TBMM’ye verdiği resmi yanıta göre, daha 2024’te C31K adlı Telegram grubunda hayvana şiddet, Atatürk aleyhine suç kapsamına girebilecek içerikler ve terör örgütü propagandası tespit edilmiş; yönetici veya üye olduğu değerlendirilen 17 kişi yakalanmıştı.Ekim 2024’te dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Telegram ve Discord’da faaliyet gösteren grubun yöneticilerinden olduğu belirtilen iki kişinin çocuk yaşta olduğunu açıklamıştı.Grubun fiziksel olarak belirli bir merkezi olduğuna ilişkin güvenilir bir kanıt yok. Tam tersine soruşturmalar oldukça dağınık bir coğrafi yapı gösteriyor. Bir iddianameyi inceleyen gazeteci Tolga Şardan’ın aktardığı dosyada sanıklar İstanbul, İzmir, Kocaeli, Ordu, Şanlıurfa, Ankara, Zonguldak, Bitlis, Erzincan, Mersin, Tekirdağ, Elazığ ve Kilis gibi farklı illerde yaşıyordu.

Eylül 2026’daki son büyük operasyonda ise 22 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı.Dijital açıdan ise ağırlık merkezi Telegram ve Discord. Ancak soruşturma belgelerine göre ağ Telegram, Discord, X, Instagram, Facebook, YouTube ve başka web tabanlı platformlara ve daha kapalı platformlara yayılıyor. Bir platformdaki gruplar diğer grupların bağlantılarını paylaşarak kullanıcıları ağın farklı bölümlerine taşıyor.C31K, hayvanlara işkence görüntüleri paylaşmaları, çocukların hedef alınması ve şantaj faaliyetleri açısından The Com ve 764 gibi gruplarla benzerlik gösteriyor.Okul saldırganlarının yüceltilmesi açısından TCC ve SAVF benzerliği de taşıyor.

Ancak tıpkı Terrorgram gibi ideolojik söylemleri de sahiplenerek neo-Nazi sembolizmini sık kullanıyor.Öte yandan bu benzerlikler, mutlaka bağlantı anlamına gelmiyor. Halihazırda C31K'nın diğer grupların "Türkiye yapılanması" olabileceğine dair açık kaynaklı bir veri mevcut değil.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Euronews sayfasına gidin.

tr.euronews.com · Haberi kaynağında oku

Dünya haberleri

Tümü