Uzmanlara göre deniz suyunun kıyı bölgelerine doğru ilerlemesi, yer altı sularının daha tuzlu hale gelmesi, yetersiz drenaj sistemleri ve su kıtlığı nedeniyle toprağın düzenli yıkanamaması, tarım alanlarında tuz birikimini hızlandırıyor. Bu durum çiftçileri daha dayanıklı ürünlere yönelmeye zorlarken, bazı bölgelerde meyve bahçeleri hurma üretimine dönüştürülüyor, bazı alanlarda ise tarım tamamen bırakılarak balık yetiştiriciliğine geçiliyor.
Mısır'da yağışın son derece sınırlı olması nedeniyle tarımsal üretim büyük ölçüde Nil Nehri'ne bağlı yürütülüyor. Ancak hızla artan nüfus, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırırken, tuzluluk da verimli toprakların giderek daralmasına neden oluyor. Bu nedenle hazırlanan yol haritasında suyun daha verimli kullanılması, drenaj altyapısının güçlendirilmesi, tuza dayanıklı ürünlerin yaygınlaştırılması ve sulama sistemlerinin modernleştirilmesi gibi adımlar yer alıyor.
Uzmanlar ayrıca, ekonomik olarak uygun bölgelerde deniz suyunun arıtılarak tarımda kullanılmasını ve yüksek katma değerli ürünlerde ters ozmoz gibi teknolojilerin devreye alınmasını da değerlendiriyor. Hazırlanan planın yalnızca teknik çözümler sunması değil, çiftçilerin gelir modeline uygun uygulamaları da içermesi hedefleniyor.
Çalışma, Hollanda'nın Mısır'daki uzun yıllara dayanan su yönetimi ve tarım iş birliği kapsamında yürütülüyor. Hazırlanacak "Tuzluluk Yol Haritası", kamu kurumları, araştırmacılar, özel sektör ve çiftçilerin ortak hareket edebileceği ulusal bir çerçeve oluşturmayı amaçlıyor. Uzmanlar, sorunun yalnızca tarımı değil, gıda güvenliğini, su yönetimini ve iklim değişikliğine uyumu da doğrudan etkilediğini belirtiyor.