Geddie, İngiltere ve Fransa dahil 12 ülkenin, işgal altındaki Filistin topraklarıyla ticareti yasaklama kararı almasının ardından AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Söz konusu açıklamanın memnuniyet verici bir gelişme olduğunu belirten Geddie, "Bu açıklama, çok sayıda AB üyesi ülkenin, AB'yi açık hukuki yükümlülükleriyle uyumlu hale getirmeyi reddeden ve AB'nin hareketsizliği yoluyla İsrail'i ihlallerini sürdürme konusunda utanç verici biçimde cesaretlendiren Komisyon ve Ursula von der Leyen'e yönelik artan hoşnutsuzluğunu bir kez daha ortaya koyuyor." ifadesini kullandı.
Geddie, AB düzeyinde ortak hareket edilmesinin daha güçlü etki yaratacağını vurgulayarak, "AB'nin ortak hareket etmesinin çok daha güçlü bir etki yaratacağı açıkken, üye ülkeler hukuki yükümlülüklerine uymak ve İsrail'e Filistinlilere yönelik ihlallerini sona erdirmesi için baskı yapmak üzere meseleyi kendileri ele almak zorunda kalıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Danimarka, Finlandiya, Fransa, İrlanda, Polonya, Portekiz, İspanya ve İsveç'in yanı sıra diğer ülkelerin de von der Leyen'e çağrı yapması gerektiğini vurgulayan Geddie, "Bu ülkeler ve umarız diğer AB üyesi ülkeler, von der Leyen'e yerleşimlerle ticareti yasaklayacak teklifi acilen sunması çağrısında bulunur. Böyle bir teklif, İsrail'in yasa dışı yerleşimlerine ve bu yerleşimlerden yapılan mal ve hizmet ithalatı ile ihracatının yanı sıra buralardaki yatırımları da kapsamalı." değerlendirmesini yaptı.
Geddie, von der Leyen'in böyle bir teklif sunabilmek için üye ülkelerin çoğunluğunun talebine ihtiyaç bulunduğu yönündeki yaklaşımının yanlış olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Von der Leyen, AB çapında bir 'yasak önerisini' Konseye sunmadan önce üye ülkelerin çoğunluğunun bunu talep etmesi gerektiğini yanlış biçimde ileri sürüyor. Bu kesinlikle doğru değil. Komisyonun girişim hakkı bulunuyor. Temmuz 2024 tarihli Uluslararası Adalet Divanı danışma görüşünde belirtildiği üzere, AB'yi uluslararası hukukla uyumlu hale getirmek için ilk adım olarak gerekli olan bu teklifi sunabilir ve sunmalıdır. Söz konusu görüş, devletlerin 'İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında oluşturduğu hukuka aykırı durumun sürdürülmesine yardımcı olan ticaret veya yatırım ilişkilerini önlemek için adımlar atmasını' gerektiriyor. Üye ülkelerden önceden onay alınmasına ihtiyaç yok."
Geddie, "Von der Leyen bir teklif ortaya koymalı ve ardından AB'yi uluslararası hukukla uyumlu hale getirmek için gerekli desteğin sağlanması amacıyla üye ülkelerle çalışmalı." ifadesini kullandı.
İşgal altındaki Filistin topraklarıyla ticarete yönelik ulusal yasakların olumlu adımlar olduğunun altını çizen Geddie, bunların ülkelerin AB'nin eksiklikleri karşısında uluslararası hukuka uyma iradesini gösterdiğini ancak AB çapında uygulanacak bir yasağın yerini alamayacağını kaydetti.
Geddie, bu tür yasakların AB genelinde aynı kurallar çerçevesinde uygulanmasının, üye ülkelerin farklı düzenlemeler benimsemesinden daha etkili olacağını belirtti.
Ulusal yasakların siyasi değişimlerden daha kolay etkilenebileceğine dikkati çeken Geddie, Slovenya'nın hükümet değişikliğinin ardından işgal altındaki Filistin topraklarıyla ticaret yasağından geri adım atmasını buna örnek gösterdi.
İsrail'in işgali altındaki Filistin topraklarıyla ticarete yönelik kapsamlı bir AB yasağına acilen ihtiyaç olduğuna dikkati çeken Geddie, bununla birlikte AB politikalarının uluslararası hukukla tamamen uyumlu hale getirilmesi ve İsrail'e Filistinlilere yönelik ihlallerini sona erdirmesi için baskı yapılması adına daha fazla adım atılması gerektiğini vurguladı.
Geddie, somut tedbirlerin hayata geçirilebilmesi için destek veren ülkelerin diğer üye devletleri de harekete geçirmesi gerektiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Somut tedbirlerin alınabilmesi için bu ülkeler artık açıklamalarının arkasında durmalı ve Konseyde gerekli çoğunlukların sağlanması amacıyla diğer üye ülkeleri de aynı yönde hareket etmeye çağırmalı. Özellikle bu ülkeler, AB'nin kendi itibarı ile Filistinlilerin hakları ve geçim kaynakları açısından kritik önemdeki bu tedbirlerin kabul edilmesinde kilit konumda bulunan Almanya ve İtalya'ya hem özel hem de kamuoyu önünde baskı yapmalı."
Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere dışişleri bakanları, dün yaptıkları ortak yazılı açıklamada, işgal altındaki Filistin topraklarıyla ticareti yasaklayacaklarını duyurmuştu.
Açıklamada, İsrail'in Batı Şeria'daki eylemleriyle iki devletli çözümü baltalayan adımlar attığı vurgulanarak, durumun her geçen gün daha da kötü hale geldiği belirtilmişti.
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin sebep olduğu şiddet olaylarına dikkat çekilen açıklamada, iki devletli çözüm fikrinin korunması gerektiği vurgulanmıştı.
İsrail, ticari yaptırımlara yanıt olarak İngiltere'nin işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Filistin nezdindeki konsolosluğunu kapatma kararı aldığını açıklamıştı.
AB, işgal altındaki Filistin topraklarından gelen ürünlere henüz genel ithalat yasağı uygulamazken, bu ürünleri AB-İsrail Ortaklık Anlaşması kapsamındaki ticari ayrıcalıklardan hariç tutuyor ve daha kapsamlı ticari tedbir seçeneklerini değerlendirmeyi sürdürüyor.