sondakika.com
Son Dakika

UNESCO'nun gözbebeği oldu ama hâlâ çok sakin: Ege'nin bozulmamış nostaljik köyü 'Birgi'

Cumhuriyet Podcast'in sevilen serisi İki Bavul Bir Mikrofon'un rotasında bu hafta, Ege'nin yükseklerinde, tarih ve doğanın kucaklaştığı Birgi var. Nilay Küçük ve Berrin Karadeniz, popüler tatil köylerinin gürültüsünden kaçıp yavaş yaşamın ve nostaljinin izini sürenler için bu asırlık köyün saklı…

Fotoğraf: Cumhuriyet

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi' nde yer alan Birgi, daracık taş sokaklarına adım attığınız an sizi modern dünyanın tüm stresinden koparıp alıyor. Aydınoğulları Beyliği'ne başkentlik yapmış bu kadim yerleşim yeri, geleneksel Türk mimarisinin en kusursuz örneklerini günümüze kadar taşımayı başarmış nadir noktalardan biri. ÇİVİSİZ BİR MİMARİ HARİKASI: ÇAKIRAĞA KONAĞI Birgi'nin şüphesiz en çok merak edilen yapısı, ihtişamıyla göz kamaştıran Çakırağa Konağı.

18. yüzyılda zengin bir tüccar olan Şerif Ali Ağa tarafından yaptırılan bu üç katlı devasa ahşap konak, yapımında hiç çivi kullanılmamış olmasıyla mimari bir deha örneği. duvarlarında İstanbul ve İzmir panoramalarının resmedildiği başodalar bulunuyor. Ziyaretçiler, konağın ahşap zemininde yürürken Osmanlı'nın gündelik sivil yaşantısına dair en canlı ipuçlarını yakalıyor. 700 YILLIK BİR İHTİŞAM: AYDINOĞLU MEHMET BEY CAMİİ Köyün tam kalbinde yer alan ve Ulu Cami olarak da bilinen Aydınoğlu Mehmet Bey Camii, 1312 yılından bu yana ayakta.

Selçuklu mimarisinin Ege'deki en güzel örneklerinden biri olan bu yapı, devşirme antik sütunları, ince işçilikli çinileri ve tek bir çivi bile çakılmadan kündekari tekniğiyle yapılmış ahşap minberiyle ziyaretçilerini büyülüyor. Caminin hemen yanındaki ulu çınarların gölgesi, tarihin o ağırbaşlı huzurunu hissetmek için eşsiz bir nokta. ASIRLIK ÇINARLARIN GÖLGESİNDE YAVAŞ YAŞAM Birgi'yi bu kadar özel kılan şey sadece mimarisi değil, aynı zamanda yaşattığı yavaş yaşam felsefesi.

Köyün içinden geçen derenin kenarında, asırlık çınar ağaçlarının gölgesine kurulmuş küçük çay bahçelerinde yudumlanan bir bardak çayın tadı paha biçilemez. Yöresel Ege otlarıyla hazırlanan gözlemeler, Ödemiş'in meşhur tulum peyniri ve zeytinyağlı yemekleri, Birgi'nin mütevazı sofralarının baş tacı. Ayrıca sokak aralarında tezgâh açan kadınlardan yöreye özgü ipek dokuma ürünleri alarak bu kültürel mirasa destek olmak da mümkün.

Deniz kenarındaki kalabalıklardan yorulup, ahşap pencerelerden süzülen güneş ışığında geçmişin bilgeliğini ve huzurunu arayanlar için Birgi, Ege'de keşfedilmeyi bekleyen en nadide mücevher olarak parlamaya devam ediyor.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü