Şanlıurfa 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Çarşamba günü görülen ilk duruşmada “çocuğa karşı olası kastla öldürme” suçundan müebbet hapis cezası istenen Habip Aksoy'un tutukluluğunun devamına karar verildi. Sanık ve avukatının adli kontrol ve ev hapsi talepleri reddedildi. Eksik belge ve delillerin tamamlanması için duruşma 6 Ocak 2027'ye ertelendi.
ANKA'nın haberine göre, sanık Aksoy duruşmaya cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Aksoy, Muhammed'in üzerindeki tozu temizlemek istediğini, olayın “şakalaşırken” meydana geldiğini ve öldürme amacı taşımadığını savundu. Muhammed'in annesi Nebihe Kendirci ise oğlunun ölümünün “şaka” veya “kaza” olarak değerlendirilmesine tepki gösterdi.
Şanlıurfa Barosu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Şanlıurfa Şubesi ve Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Şanlıurfa Şubesi'nin davaya katılma talepleri mahkemece reddedildi. Duruşmanın küçük bir salonda yapılması nedeniyle bazı izleyiciler, avukatlar ve gazeteciler salona alınmadı.
Ailenin avukatlar “kasten öldürme”den cezalandırma istiyor
Aile avukatları, iddianamede sanığa yöneltilen “olası kastla öldürme” suçlamasının ötesine geçilerek eylemin kasten öldürme kapsamında değerlendirilmesini talep etti.
Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Adana İl Temsilcisi avukat Tugay Bek, duruşmanın ardından yaptığı açıklamada, sanığın marangoz atölyesinde kullanılan yüksek basınçlı hava borusunun öldürücü sonuçlar doğurabilecek bir durumda olduğunu söyledi.
Bek ayrıca soruşturma sırasında bazı tanıkların ifadelerinin değiştiğini ileri sürdü. Bunların yargılama sırasında değerlendirilmesini isteyen Bek, “Sanığın kasten öldürmeden cezalandırılması gerektiği kanaatindeyiz,” dedi.
Atölyede yetişkin işçi yok, beş çocuk vardı
Duruşma sonrası açıklanan bilgiler, Muhammed'in ölümünün arka planındaki çocuk işçiliği ve iş güvenliği sorunlarını da gözler önüne serdi.
Bek'in verdiği bilgiye göre, Muhammed'in çalıştırıldığı marangoz atölyesinde işveren dışında yetişkin bir usta ya da işçi yoktu. İşyerinde çalışan beş kişinin tamamı çocuktu.
“Bu çocuklar atölyenin bütün işlerini yapan çocuklar,” diyen Bek, çocuklara işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda herhangi bir eğitim verilmediğini anladığını söyledi.
Avurkatların verdiği bilgiye göre, Muhammed atölyeye kendi isteğiyle “çırak” olarak girmiş değildi. Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) öğrencisiydi ve mesleki eğitim programı kapsamında gönderildiği işyerinde çalışıyordu.
Muhammed'in çalışma ve işyeri koşulları, ceza davasında sanığın bireysel sorumluluğunun yanı sıra çocuğun gönderildiği işyerinin mesleki eğitim için uygunluğunun belirlenmesi ve çalışma koşullarının Millî Eğitim Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca nasıl denetlendiği konusunu da gündeme getiriyor.
Bek, bu nedenle sorumluluğun sanıkla sınırlı tutulmaması gerektiğini savundu. İşyerindeki koşulların iki bakanlıkça denetlenmesi gerektiğini belirten Bek, olayda ihmali bulunan kamu görevlilerinin de soruşturulmasını istedi. Bu yöndeki iddialar ve kurumsal sorumluluklar, Aksoy'un yargılanmakta olduğu mahkeme önündeki davada henüz karara bağlanmış değil.
14 Kasım'da ağır yaralandı, beş gün sonra öldü
Muhammed Kendirci, 14 Kasım 2025'te Şanlıurfa'nın Bozova ilçesindeki marangoz atölyesinde ağır yaralandı.
Urfa'da fiziksel şiddete maruz bırakılan çocuk işçi yoğun bakımda
Soruşturma ve basına yansıyan bilgilere göre Aksoy, yüksek basınçlı kompresörle Muhammed'in vücuduna hava verdi. Ağır iç organ hasarı oluşan çocuk hastaneye kaldırıldı; sevk edildiği Harran Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde 19 Kasım'da yaşamını yitirdi.
Urfa'da ustasının fiziksel şiddete maruz bıraktığı çocuk işçi öldü
Fiziksel şiddet sonucu ölen çocuk işçi soruşturmasında 3 kişi açığa alındı
Olayın ardından Aksoy gözaltına alındı, ancak ilk aşamada adli kontrolle serbest bırakıldı. Daha sonra savcılığın itirazı üzerine tutuklandı. Haziran 2026'da tamamlanan iddianamede, Aksoy'un kullandığı basınçlı hava ekipmanının yaratabileceği tehlikeleri mesleki deneyimi nedeniyle bilebilecek durumda olduğu değerlendirilerek “çocuğa karşı olası kastla öldürme” suçundan müebbet hapis cezası istendi.
Urfa'da işyerinde işkenceyle öldürülen çocuğun dosyasına gizlilik kararı getirildi
Muhammed'in MESEM kapsamında çalıştığının ortaya çıkmasının ardından Eğitim Sen Şanlıurfa Şubesi olayın yalnızca bireysel bir şiddet vakası olarak ele alınmamasını istemişti. Ocak 2026'da konu TBMM'ye de taşındı; DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, okul yönetimi ve Millî Eğitim Bakanlığı'nın sorumluluğunun araştırılmasını istedi.
Yüz binlerce çocuk MESEM'ler üzerinden işyerlerinde
Muhammed'in ölümü, MESEM'lerin çocuk işçiliğini yaygınlaştırdığı yönündeki tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti.
Eğitim Reformu Girişimi'nin 2025 Eğitim İzleme Raporu'na göre, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında 15-18 yaş grubunda 392 bin 887 öğrenci MESEM'lere devam ediyordu. Öğrenciler mesleki eğitim modeli kapsamında haftanın büyük bölümünü işletmelerde geçiriyor ve asgari ücretin belirli bir oranında ödeme alıyor.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) ise sistemi çocuk işçiliğinin yaygınlaşmasının araçlarından biri olarak değerlendiriyor. İSİG'in dün yayımladığı son rapora göre, 1 Eylül 2025-31 Ağustos 2026 arasındaki eğitim-öğretim yılında en az 95 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. İSİG'in verileri resmi istatistikler değil; kuruluşun basın, sendika ve saha kaynaklarından derlediği kayıtları içeriyor.
Muhammed'in aile avukatı Tugay Bek de bugünkü duruşmadan sonra 2025'te çalışırken hayatını kaybeden çocuklardan 14'ünün MESEM öğrencisi olduğunu söyledi. Bek, çocukların haftada yalnızca bir gün okula gidip diğer günlerde işyerlerinde çalıştırılmasının mesleki eğitim olmaktan çıkıp ucuz işgücüne dönüştüğünü savundu.
Habip Aksoy'un tutuklu yargılanmasına 6 Ocak 2027'de devam edilecek.