Yani ‘Ebeveynlerimizin yaptığı hataları yapmayalım. Çocukları daha fazla ciddiye alalım, onlara daha fazla alan tanıyalım’ derken bu defa da ipin ucunu biraz kaçırıp diğer uca savrulmuş durumdayız. Ebeveynler olarak çocuklarımıza alan tanımak, onların kendini ifade etmelerine fırsat vermek konusunda çok cömert davranıyoruz ama yaşadıkları olumsuz şeylerin sonuçlarıyla yüzleşmek konusunda da cimri davranıyoruz.
Fikrini çok rahat ifade eden, imkân tanınmış ama davranışının sorumluluğunu alma konusunda aynı oranda hevesli değil. Çünkü anne-babaları bunu onların yerine yapmış. Bu çocuklar ‘İstediğim olmalı’ diyen yetişkinlere dönüşecekler.
Sonra aynı şekilde büyümüş pek çok yetişkin bir araya gelecek, çatışmalar başlayacak. Bunun sonucunda da öfke, şiddet olur. Sınıfta birbirine karşı anlayışsız, birbirlerinin ihtiyaçlarını görmezden gelen, zorbalık uygulayan çocukların ‘çocuk merkezli’ ailelerde yetişme ihtimali daha fazla.” Gözden Kaçmasın Kara Haydar destanı Haberi görüntüle ÇOCUĞUN ÖFKESİ AİLE DÜZENİNİ BELİRLİYORPsikolog Umut Durmaz: “Çocukerkillik, çocuğun öfkesinin aile düzenini belirlediği ve sınır koymanın giderek zorlaştığı aile yapısını ifade eder.
Sınır deneyiminin yetersiz olduğu ortamlarda büyüyen kişiler, ergenlik ile birlikte eleştiriye aşırı hassas, hayır cevabına tahammülsüz, ilişkilerde kontrol etme isteği olan bireyler olabilir. Evde herkes sizin ihtiyaçlarınıza göre hareket edebilir. Ama toplum etmez.
Çocuğu her hayal kırıklığından korumak, onu hayal kırıklığına daha dayanıklı hale getirmez. Çocuklar ilk bakışta sınırsız özgürlük isterler. Ancak gelişimsel olarak bir çocuğun ihtiyacı sınırsız özgürlük değil, güvenli sınırlardır.
Kendi isteğinin sürekli merkeze alındığı bir ortamda büyüyen çocuk, akranının ‘hayır’ deme hakkını anlamakta zorlanabilir. Bu durum bazı çocuklarda zorlayıcı, kontrol edici veya baskın davranışlara dönüşebilir. Zorbalığın ortaya çıkmasında mizaç, okul ortamı, sosyal öğrenme, dijital kültür, grup dinamikleri ve birçok farklı etken rol oynar.
Ancak çocuk erkil bir ortamda büyüyen ve sınırlarla yeterince karşılaşmayan çocuklarda, başkasının sınırını kabul etmekte zorlanma riski ortaya çıkabilir.” NASIL SINIR KOYULMALI- Psikolog Durmaz, çocuklara sınır koyarken nasıl yaklaşılabileceğini de şöyle örneklendiriyor: Bir çocuk için sınır, sadece engellenmek değildir. Sınır aynı zamanda dünyanın nasıl işlediğini öğrenmektir. Bu cümleler çocuğun özgürlüğünü elinden almaz.
Tam tersine çocuğa hayatın sadece kendi arzularından oluşmadığını öğretir.◊ Şimdi olmaz.◊ Bunu çok istemeni anlıyorum ama alamayacağız.◊ Öfkelenebilirsin ama bana vuramazsın.◊ İstemiyor olsan da bugün okula gitmen gerekiyor. Gözden Kaçmasın Sadece kupa kazanmadılar binlerce kız çocuğuna bir yol açtılar Haberi görüntüle Bülten Abonelik Formu