Çocuk dahilerden biri olarak yetişmiş, felsefe tarihine geçmeden önce bilim tarihine devrinin büyük fizik ve matematik alimi olarak ismini yazdırmıştır. Kült yapıtı Düşünceler’inde (Çeviren: Devrim Çetinkasap / Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) sonsuz bir boşlukta yuvarlanan insanın yalnızlık ve çaresizliğini anlatır. Özgün, yalın, sert bir üslupla anlatır fikirlerini.
Çok kapsamlı olarak tasarladığı bir yapıtın 900 sayfalık notlarından oluşan tamamlanmamış bir kitap, sıradışı bir yapıt olan Düşünceler’de, zamanının ötesinde bir bakış açısıyla evreni “merkezi her yerde, çevresi hiçbir yerde olan sonsuz bir küre” olarak betimler.
Ve bu görüşe göre artık insan uçsuz bucaksız, kıyısız bir okyanusta sürüklenip giden çaresiz bir yaratık olduğunun bilincine varmalıdır: “Bu sonsuz alemde, insan dediğin nedir ki?”
Döneminde matematik ve fizik alanında önemli buluşlara imza atmış, hatta ilk hesap makinesini icat etmiş önemli bir bilim insanı olmasına karşın, genelde yermek için de olsa yapıtında sıkça atıfta bulunduğu Montaigne gibi, insanın gerçeği aramaya kalkışmasının abesle iştigal olacağını keskin bir üslupla anlatır.
Ona göre evrende bir hiç olduğunu, kısa bir yaşam sürdükten sonra dünyaya gözlerini yumacağını bilen insan, bu sefaletten kaçış yolu olarak gönlünü her türlü oyalanma ve eğlenceye açık tutar. Öyle ki onun gözünde savaşlar, dostluklar, kadın erkek ilişkileri, tiyatro, müzik, resim gibi kültürel etkinlikler bile hep bu eğlence ve oyalanma kavramına dahildir.
Buna karşın seçkin bir ilahiyatçı olması insanı tamamen hor görmesine, salt acziyetinden söz etmekle yetinmesine engel oluşturur. Bu nedenle diyalektik bir yaklaşımla bütün kusurlarına karşın insanın büyüklüğünü de vurgular.
Görünüşlerin yanılgısına kapılan insanın fiziksel sefaletine karşın büyüklüğünü yitirmemesinin nedenini, kalp ile akıl yeteneklerine sahip olmasına bağlar ve bu iki kavramlar arasında bir ayrım yapar: Kalp hisseder, ilkeleri belirler; akıl ise bu ilkelerden yararlanabildiği ölçüde gerekli kanıtları ortaya koyar.
18. yüzyılda, insan aklına ve mantığa dayalı bir felsefenin savunucuları Aydınlanma dönemi filozoflarının doğal olarak hor gördüğü ve eleştirdiği yapıtı, bir asır sonra onu “korkunç bir deha” olarak niteleyen Chateaubriand gibi romantik yazar ve şairler tarafından tekrar yüceltildikten sonra, yaşamını insanlığın vicdanını zorlayan temel sorunlar üzerinde kafa yormaya adamış yetkin filozoflar arasındaki yerini günümüze dek korumuştur.
Yaşamını insanlığın vicdanını zorlayan temel sorunlar üzerinde kafa yormaya adamış bilim insanı ve filozof Blaise Pascal (1623 / 1662)kült yapıtı Düşünceler’iyle kapağımızda.Ferda Fidan’ın yazısı...
- M. Sadık Aslankara (“Kitap; sahiplik, okurluk...”),
- Prof. Dr. Nevide Akpınar (Onur Bilge Kula, Anadolu’da Çoğulculuk ve Tolerans-Güncel Yansımalarıyla, BilgeSu),
- Feridun Andaç (Haydar Ergülen, Kutsal Lezzetler Alfabesi, Sakin Kitap),
-Ayça Ceylan (Lili Taylor, Kuşlar Bize Ne Öğretir, Literatür),
- Ahmet Antmen (Martin Heidegger, Hannah Arendt, Mektuplar: 1915-1975, Çeviren Melek Paşalı, VBKY),
- Duygu Aydın (Yiğit Aydın, Baş Belaları ve Başyapıtları),
- Gamze Akdemir (Murat Öztarhan, İnsan Aplikasyonları - İnsanın İçinde Çalışan Görünmez Sistemler, Mona Kitap),
- Figen Şentürk (Burcu Yılmaz, Arthur’un Ölümü, Everest),
- Y. Bekir Yurdakul (Enid Blyton / Gizli Yediler, Gizli Yediler Macerası, Aferin Gizli Yediler / Çeviren: Delal Arya / Redhousekidz),
- Vitrindekiler, kısa tanıtımlar ve Mustafa Başaran’ın hazırladığı Bulmacaile de düşün trafiği sürüyor!
Kitap Dergi, YARINgazeteniz Cumhuriyet’le birlikte...
Unutmayın; her gün Cumhuriyether perşembe Cumhuriyet Kitap Dergiokunur!