Sosyal medyada yayılan ve yavru bir kedinin iki kişi tarafından işkence edilerek öldürüldüğünü gösteren görüntüler kamuoyunda büyük tepkiye neden oldu. Görüntülerin kısa sürede yayılmasının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı önceki gün resen soruşturma başlattı. Başsavcılık, iki şüphelinin eylemlerinin 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 28/A maddesinde düzenlenen “ev veya evcil hayvanı kasten öldürme” suçu kapsamında değerlendirildiğini bildirerek şüpheliler hakkında gözaltı talimatı verdi.
Ancak şüphelilerin yakalanıp yakalanmadığı, gözaltına alınıp alınmadığına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Öte yandan hayvanseverler ise Change.org üzerinden “Yavru kediyi katleden caniler bulunsun” başlıklı imza kampanyası başlattı. Kısa sürede 50 bini aşkın imza toplandı.
Cumhuriyet’e konuşan Yaşatacağız Platformu aktivisti ve avukat Sevcan Çamlıdağ, hayvanlara yönelik şiddetin artmasında siyasi söylemlerin ve cezasızlık sorununun etkili olduğunu söylerken AKP ve MHP’nin oylarıyla 2024 yazında Meclis’ten geçirilen 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un hayvanlara yönelik şiddeti tetikleyen unsurlardan biri olduğunu belirtti. Yasa tartışmaları sırasında Ankara’da yavru köpekleri dirgenle öldüren bir kişinin “Devlet yasa çıkardı, hayvanları öldürmek için” sözlerini anımsatan Çamlıdağ, “Katliam yasasıyla birlikte insanlar, hayvanlara şiddet uygulamayı kendilerine hak görmeye başladı” dedi. Çamlıdağ, “Hayvanların varlığının insan sağlığı açısından bir tehdit gibi gösterilmesi, sokakta yaşayan hayvanların sürekli hedef haline getirilmesi toplumda hayvana yönelik şiddet olarak karşılık buluyor” ifadelerini kullandı.
Mevcut cezasızlık uygulamasının da şiddeti beslediğini vurgulayan Çamlıdağ, faillerin çoğu zaman hiç cezalandırılmadığını ya da caydırıcı yaptırımlarla karşılaşmadığını söyledi. Yavru kedinin öldürülmesiyle ilgili etkin soruşturma çağrısında bulundu.