sondakika.com
Son Dakika

Yerinden edilen Gazzeli kadın ve çocuklar, güneşin altında çadırlarda taşıma suyla hayatı döndürmeye çalışıyor

İsrail saldırıları nedeniyle Gazze Şeridi'nin güneyindeki derme çatma çadırlarda yaşamak zorunda bırakılan yüzlerce Filistinli kadın ve çocuk, su ve gıda kıtlığının yanı sıra sıcak havada, ağır koşullar altında hayatlarını idame ettirmeye çalışıyor.

Fotoğraf: Anadolu Ajansı

İsrail saldırıları nedeniyle zorla yerlerinden edilmiş çok sayıda Filistinli kadın ve çocuk, kurak arazide kurulmuş çadırlarda içme, yemek pişirme ve temizlik için ihtiyaç duydukları sınırlı miktardaki suyu temin edebilmek amacıyla engebeli yollarda yürümek zorunda kalıyor.

Ateşkese rağmen sınır kapılarından geçişlerin ciddi şekilde kısıtlandığı bölgede gıda kıtlığı ve fahiş fiyatlar nedeniyle ailelerin çoğu, aşevlerinin dağıttığı yemeklerle yetinmek zorunda kalıyor.

Yaz mevsiminde sıcaklığın arttığı bölgede, açık alandaki kumaş ve naylondan yapılmış çadırlar adeta fırına dönüşüyor. Elektrik olmadığı için herhangi bir serinleme imkanı da olmayan çadırlarda anneler, çocuklarını bulabildikleri az suyla ıslatarak aşırı sıcağın etkisini azaltmaya çalışıyor.

Ağır şartlar altında çocuklarıyla hayatta kalmaya çalışan Filistinli kadınlar, AA muhabirine karşılaştıkları zorlukları anlattı.

Su bulabilmek için uzun mesafeler katediliyor

İsrail'in zorla yerinden ettiği Filistinli Cemilat Sıyam, yaşlı eşi, çocukları ve torunlarıyla birlikte Refah kentinden Han Yunus'un batısındaki Nehr Barid bölgesine geldiklerini ve çadırda yaşadıklarını belirtti.

Çadırın saldırıların devam ettiği bölgenin yakınlarında bulunduğunu söyleyen Sıyam, zaman zaman silah seslerini duyduklarını; korku ve endişeye kapıldıklarını aktardı.

Sıyam, "Bölge güvenli değil, İsrail ordusu her an gelebilir. Ancak sığınabileceğim başka bir yer yok. Su temin edebilmek için ben ve ailem, her gün uzun mesafeler katetmek zorunda kalıyoruz, aşevlerinin dağıttığı yemeklerle günümüzü geçiyoruz." diye konuştu.

Yazın güneşten kaçacak bir yer aradıklarını dile getiren Sıyam, gölgesinde oturabilmek için kumaştan üzerlerine siperlik yaptıklarını, çadırların içinde ise oturmanın mümkün olmadığını kaydetti.

Sıyam, sıcak havanın yanı sıra su sıkıntısı çektiklerini de vurgulayarak, "Su için sıra bekleyip çile çekiyoruz, yemek için, aşevi için sıra bekliyoruz, ekmek için sıra bekliyoruz." dedi.

Su bulabilmenin bile büyük bir çile olduğunu, kovalarla, bidonlarla su taşıdıklarını aktaran Sıyam, "Küçük çocuklar sıcaktan bunalıp üzerimize biraz su dökün diyorlar. Çocuklar sıcaktan içten içe eriyor; ne serin bir yer ne de her dakika dökebileceğimiz bolca su var." diye konuştu.

Çocukları kurşunlardan korumak için molozlardan siperlik yapılıyor

İsrail saldırılarında yıkılan evlerin molozlarından topladıklarıyla çocuklarına mermi ya da kurşun isabet etmesin diye sığınak gibi siperlik yaptıklarını kaydeden Sıyam, kaldıkları bu yerin de güvenli olmadığını; İsrail'in her an baskın düzenleyebileceğine dikkati çekti.

Sıyam, kaldıkları bu ortamın yaşamaya hiç uygun olmadığını, çadırların ne kış ne de yaz mevsimine uygun olduğunu; kışın içeriye su dolduğunu, yazın da adeta çöle döndüğünü söyledi.

"Yaşadığımız bu sürgünlük, bu çile artık yeter"

Arap ülkeleri dahil tüm dünyaya seslenen Filistinli kadın, şöyle devam etti:

"Artık el ele versinler. Filistin'e ve bize olanlar, çektiğimiz bu çileler artık yetsin. Annelerin çocukları, torunları ve aileleri için çektiği bu zulüm yetsin. Yaşadığımız bu sürgünlük, bu çile artık bitsin. Yaşantımız çok zor. El ele versinler de bizi içinde bulunduğumuz bu ağır durumdan kurtarsınlar."

Bölgede tedavi edilemeyen sağlık sorunları ve yetersiz beslenme

Filistinli 5 çocuk annesi Halud Ebu Muhsin ise içinde bulundukları durumun çok zor olduğunu, ne çocuklarını ne de kendisini "yaşatabildiğini" ifade etti.

Ebu Muhsin, "Çocuklarıma yedirecek yemek bulamıyorum; sadece hayır kurumlarının ve aşevlerinin dağıttığı pirinç ve mercimekle ayakta kalmaya çalışıyoruz." dedi.

Üç kızından birinin dünyaya geldiğinde korneasının olmadığını söyleyen Ebu Muhsin, Gazze Şeridi'ndeki koşullar yüzünden kızının ihtiyaç duyduğu tedaviyi karşılayamadığını belirtti.

Ebu Muhsin, bazen çocukların kızına "kör" diye seslenip alay ettiğini, kızının bu duruma içerlediğini, sağlık sorunun yanı sıra psikolojisinin de yıprandığını aktardı.

Filistinli anne, "Yiyecek hiçbir şeyimiz yok. 6 aylık küçücük bir bebeğim var; ne bezi var ne sütü... Bebeğim, imkansızlıktan ve yokluktan dolayı şiddetli yetersiz beslenme oluştu." diye konuştu.

"Bizim yaşadığımız şey artık bir hayat değil"

Su ihtiyaçlarını karşılamak için buldukları kap kaçakla çoluk çocuk su taşıdıklarını paylaşan Ebu Muhsin, "Önceden su için caddenin sonunda yaklaşık 50 metre ötedeki camiden su taşırdık. Şimdi ise yeni çekilen boru hattıyla en az 100 metre uzaktan su taşımak zorunda kalıyoruz. Su taşımak için bile gücüm yetmiyor, az önce biraz suyu zar zor taşıyıp getirdik." şeklinde konuştu.

Evinin yıkıldığını söyleyen Ebu Muhsin, "Bizim yaşadığımız şey artık bir hayat değil; biz yaşarken öldük. Sığınacak bir çadırımız; beni, 3 kızım ve 2 oğlumu koruyacak bir siperimiz yok. Onlara bakamıyorum." diye konuştu.

En azından kızına bez alabilmek için para kazanmaya gayret ettiğini söyleyen Ebu Muhsin, "Çok çaresizim. Bazen dışarı çıkıp 5-10 şekel kazanmak için uğraşıyorum ki en azından küçük kızıma birkaç tane bez alabileyim. Ama çoğu zaman o parayı bile bulamıyorum." ifadelerini kullandı.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne Ekim 2023'te başlattığı ve yaklaşık 2 yıl süren saldırılarda büyük çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere on binlerce Filistinli yaşamını yitirdi, yüz binlercesi yaralandı, çok sayıda Filistinli birden fazla kez yerinden edildi ve bölgedeki altyapının büyük bölümü tahrip oldu.

Bölgede Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail neredeyse her gün saldırılarına devam ediyor.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Anadolu Ajansı sayfasına gidin.

www.aa.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü