sondakika.com
Son Dakika

Yüzyıllık çıkmazdan rasyonel çıkışa

İlk kez devletin milliyetçi ve muhafazakâr kanatlarıyla resmi ve ıslak imzalı bir çerçeve yasa teklifinde ortaklaşarak, Kürt meselesinin rasyonel çözümünü anayasal ve yasal bir zemine taşıma şansını elde ediliyor.

Kapak görseli son-dakika.com tarafından üretildi

Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan bu yana her alanda en köklü imtihanını Kürt meselesi üzerinden verdi, vermeye devam ediyor.

Son yüz yıllık tarihsel süreç incelendiğinde; devletin asimilasyonist ve bastırmacı refleksleri, 1980 darbesinin ardından derinleşen askeri-güvenlikçi vesayet, 1990'ların olağanüstü hâl karanlığı ve 2000'lerin başında denenen ancak yasal güvenceden yoksun olduğu için çöken deneyimler, meselenin yapısal bir çözümsüzlük sarmalına sıkıştığının göstergeleri.

Aslında istisnai hukukun daima canlı olması, temel hikâye olarak da okunabilir.

Bu tarihsel arka plan ışığında, TBMM’ye sunulan "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", elbette hukuki bir metin olmaktan çıkar, aynı zamanda Türk siyasetinin müesses nizamı ile Kürt siyasi hareketinin yasal temsilcilerinin üzerinde buluştuğu rasyonel bir uzlaşı zemini olarak anlam kazanır. Teklifin ilk sayfasındaki imzalar, birçok şey anlatıyor.

Durumu, rasyonel bir "temel atma" pragmatizmi olarak da okuyabiliriz.

Teklife dair çokça şey ifade edebiliriz, edilecektir de. İdeolojik lensler belirleyici olacak bu tercihlerde. Ben esas olarak, teklifin anlam ve önemi kısmındayım şahsen. Bu, eksikliklerini yok saymak anlamında değil.

Tüm eksiklikler eve eleştirilerle beraber diyelim. Teklif, geçmişteki benzer süreçlerin en büyük zaafı olan "hukuki belirsizlik" ve "kurumsal sahipsizlik" sorununu aşmayı hedefleyen rasyonelliğe sahip. Kanunun maddeleri soğukkanlı bir analize tabi tutulduğunda, sürecin nasıl bürokratik ve yasal bir omurgaya kavuşturulduğu açıkça görülebilir.

Karşımızda romantik bir metin değil, farklı karşıt siyasi iradelerin kendi rasyonel çıkarları doğrultusunda uzlaştığı bir "asgari müşterekler sözleşmesi" var.

Devlet ve müesses nizam açısından bakıldığında, Ortadoğu’daki jeopolitik kırılganlıklar karşısında iç cepheyi tahkim etmek üzerinden bir çıkış hikayesi var.

Kürt siyasi hareketi açısından çözümün yegâne adresinin TBMM olduğunu tescil etmek, demokratik siyaset kanallarını yasal güvenceye kavuşturmak bir başka hikayedir.

İlk kez devletin milliyetçi ve muhafazakâr kanatlarıyla resmi ve ıslak imzalı bir çerçeve yasa teklifinde ortaklaşarak, Kürt meselesinin rasyonel çözümünü anayasal ve yasal bir zemine taşıma şansını elde ediliyor.

Siyasette en büyük hata, inşaata çatıdan başlamaya çalışmaktır. Geçmişteki başarısız denemelerin temel sebebi, toplumsal barışın hukuki ve kurumsal bir temel atılmadan, doğrudan en karmaşık anayasal haklar üzerinden kurulmak istenmesidir. Temeli olmayan her yapı, en ufak bir siyasi rüzgârda çökmeye mahkumdur; nitekim geçmiş dönemlerde, ekseriyetle yaşanan da buydu.

Bu kanun teklifi, büyük binanın temelidir.
Temelden kasıt biraz şu; önce silahların susması, aktörlerin hukuki güvenceye kavuşması, devlet bürokrasisinin yasal koruma altında inisiyatif alması ve TBMM’nin sürecin resmi sahibi haline gelmesidir.

Çatıdan kasıt ise demokratik reformlar, anayasal vatandaşlık tanımları, kültürel hakların kalıcı güvenceye kavuşturulması ve toplumsal helalleşmedir. Yani çatıya varmak gerekiyor. Ama önce ara sağlam katlar gerekiyor.

Temel atılmadan çatı yapılamaz. Çatının henüz çizilmemiş olması, atılan temelin değerini düşürmez; aksine, o çatının rüzgarlara dayanıklı olabilmesi için bu betonarme temelin dökülmesi şarttır. Bu belgeye rasyonel eksenden bakan her aktör, metnin eksikliklerine odaklanıp onu reddetmek yerine, bu yasal zemini üzerine inşa edilecek demokratik çatının ilk harcı olarak kabul etmelidir.

Sürecin rasyonel bir "yol alma" ekseninde yürütülmesi, tarafların birbirine güvenmesinden ziyade, kurumsal mekanizmaların gücüne güvenmesini gerektirir. Bu yasa, o kurumsal mekanizmayı kısmen de olsa kuruyor.

Negatif yönleri, gri alanları ve eksiklikleri olmakla birlikte; bu yasa teklifi, Türkiye'nin ikinci yüzyılında barışçıl, demokratik ve bütünleşik bir gelecek inşa edebilmesi için atılmış en gerçekçi ve en somut temeldir kanımca. Şimdi yapılması gereken, bu temelin üzerine rasyonel adımlarla binayı tamamlamak ona bir ruh vermektir.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Bianet sayfasına gidin.

bianet.org · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü