Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, dondurulan Rus varlıklarından elde edilen gelirlerle Ukrayna'ya sağlanan milyarlarca euroluk yardımı engellemeye çalışan önceki Macaristan hükümetinin açtığı davayı reddetti.Viktor Orban liderliğindeki önceki Macaristan hükümeti, dondurulan Rusya Merkez Bankası varlıklarından elde edilen faiz gelirlerinin Avrupa Birliği'nin başlıca askerî yardım aracı olan Avrupa Barış Fonu üzerinden Ukrayna'ya aktarılmasını öngören Avrupa Birliği Konseyi kararının iptali için geçen yıl Avrupa Birliği Adalet Divanına başvurmuştu.Orban hükümeti, "katkıda bulunan üye devlet" olarak değerlendirilmediği gerekçesiyle vetosunun dikkate alınmamasının Avrupa Birliği hukukunu ihlal ettiğini savundu.Dava dilekçesinde, bir üye devletin "haksız ve hukuki dayanaktan yoksun biçimde" oy hakkından mahrum bırakıldığı belirtilerek üye devletler arasındaki eşitlik ilkesi ile Avrupa Birliği'nin demokratik işleyişinin ihlal edildiği ileri sürüldü.Mahkeme, yayımladığı açıklamada davayı, "Avrupa Birliği yargısının yetki alanına girmediği" gerekçesiyle reddettiğini bildirdi.Mahkemeye göre itiraz edilen karar, büyük ölçüde yargı denetiminin dışında tutulan Avrupa Birliği Ortak Dış ve Güvenlik Politikası kapsamında alınmış stratejik bir tercihti.Avrupa Birliği, Ukrayna'nın acil askerî ve savunma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 2022 ile 2024 yılları arasında Avrupa Barış Fonu kapsamında 6,1 milyar euro kaynak sağladı.Birlik, 2024'te Ukrayna'ya özel bir Yardım Fonu oluşturarak Avrupa Barış Fonunun mali tavanını 5 milyar euro artırma kararı aldı. Böylece Avrupa Barış Fonu üzerinden tahsis edilen toplam mali destek 11,1 milyar euroya ulaştı.Orban liderliğindeki önceki Macaristan hükümeti, Moskova ile yakın ilişkiler sürdürmüş ve Avrupa Birliği'nin Kiev'e desteğini uzun süre engelleyerek birçok üye ülkeyle ilişkilerinin gerilmesine yol açmıştı.Ancak ülkedeki siyasi tablo o tarihten bu yana değişti. Nisan ayında düzenlenen parlamento seçimlerinin ardından göreve gelen yeni hükümet, Macaristan'ın dış politika doktrinini köklü biçimde değiştirerek Rusya'yı bir tehdit olarak tanımlamaya başladı.Budapeşte yönetimi salı günü, "kabul edilemez faaliyetlerde bulundukları" gerekçesiyle 10 Rus diplomatı sınır dışı etti.
Karar Moskova'nın sert tepkisine yol açtı.