ABD Hazinesi'nin gerçekleştirdiği 25 milyar ABD Doları tutarındaki 30 yıl vadeli tahvil ihalesinde getiri yüzde 5,22'ye yükseldi. Böylece uzun vadeli ABD tahvillerinde borçlanma maliyeti, 2001'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Artan kamu borcu ve enflasyonun ABD Merkez Bankası'nın (Fed) hedefinin üzerinde kalması, uzun vadeli tahvil getirileri üzerindeki baskının güçlenmesine neden oluyor.
30 YILLIK TAHVİL GETİRİSİ YÜZDE 5,22'YE ÇIKTI Financial Times'ın haberine göre, ABD Hazine Bakanlığı'nın perşembe günü gerçekleştirdiği 25 milyar ABD Doları tutarındaki 30 yıl vadeli tahvil ihalesinde getiri yüzde 5,22'ye kadar yükseldi. Böylece 30 yıllık tahvillerde borçlanma maliyeti, Ağustos 2001'de görülen yüzde 5,52 seviyesinden bu yana en yüksek düzeye ulaştı. ABD'de 30 yıl vadeli tahvil ihaleleri 2001 sonrasında yaklaşık 5 yıl boyunca durdurulmuştu.
Son ihaledeki yüzde 5,22'lik getiri, temmuz ayında gerçekleştirilen önceki 30 yıllık tahvil satışındaki yüzde 5,06'nın ve Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminin başladığı Ocak 2025 öncesindeki yüzde 4,91 seviyesinin üzerinde gerçekleşti. ABD'NİN BORCU 40 TRİLYON ABD DOLARI'NA YAKLAŞTI Borçlanma maliyetlerindeki yükseliş, ABD'nin toplam borcunun yaklaşık 40 trilyon ABD Doları seviyesine ulaştığı bir dönemde gerçekleşiyor. Ülkenin borcunun GSYH'ye oranının tarihi yüksek seviyelere yaklaşması da yatırımcıların uzun vadeli tahvillerde daha yüksek getiri talep etmesine neden oluyor.
İran ile yaşanan savaş nedeniyle enerji fiyatlarında görülen sert yükselişin tüketiciler ve işletmeler üzerindeki maliyetleri artırması da uzun vadeli enflasyon endişelerini güçlendirdi. TD Securities ABD Faiz Stratejisi Başkanı Gennadiy Goldberg, gelişmenin ABD Hazinesi açısından önemli bir sorun oluşturduğunu belirterek hükümetin finansman ihtiyacını artık daha yüksek maliyetlerle karşılamak zorunda kaldığını ifade etti. 30 yıllık tahvil ihalesi, çarşamba günü gerçekleştirilen 42 milyar ABD Doları tutarındaki 10 yıl vadeli tahvil ihalesinin ardından geldi.
10 yıllık tahviller de 2007'den bu yana en yüksek getiri seviyesinden satıldı. BORÇLANMA MALİYETİ 10 YILDA YAKLAŞIK İKİ KATINA ÇIKTI ABD'nin ulusal borcu ve borçlanma maliyetleri son 10 yılda yaklaşık iki katına çıktı. Bu artışta Covid-19 salgını döneminde gerçekleştirilen yüksek kamu harcamaları önemli rol oynadı.
ABD hükümeti, artık borç faizlerini ödemek için ulusal savunmaya ayırdığı kaynaktan daha fazla harcama yapıyor. ABD Başkanı Donald Trump, göreve yeniden gelirken kamu maliyesini kontrol altına alma sözü vermişti. Ancak yönetimin kapsamlı vergi indirimlerini içeren ve Trump tarafından büyük, güzel yasa olarak adlandırılan düzenlemeyi hayata geçirmesinin ardından nominal borç, Covid-19 dönemi dışında en hızlı artışlarından birini kaydetti.
Sorumlu Federal Bütçe Komitesi'nin hükümet verilerine dayanan analizine göre kamu tarafından tutulan federal borç, 2026'nın ilk çeyreğinde GSYH'yi aştı. Kongre Bütçe Ofisi'nin (CBO) tahminlerine göre ise ulusal borcun GSYH'ye oranı 2030'a kadar İkinci Dünya Savaşı sonrasında görülen yüzde 106'lık zirveyi aşacak ve 2036'da yüzde 120 seviyesine ulaşacak. ENFLASYON ENDİŞELERİ TAHVİL GETİRİLERİNİ YUKARI ÇEKİYOR ABD'nin mali görünümüne ilişkin endişelere, Fed'in yüksek enflasyonu kontrol altına almakta zorlanabileceğine ilişkin beklentiler de ekleniyor.
İran'daki savaşın tetiklediği enerji fiyatlarındaki yükseliş, gümrük tarifeleri ve yapay zekâ altyapısına yönelik güçlü yatırımların oluşturduğu fiyat baskılarını daha da artırdı. Yıllık enflasyon, çatışmaların yoğunlaştığı dönemde yakıt fiyatlarının yükselmesiyle mayıs ayında yüzde 4,2'ye çıkarak son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Enflasyon daha sonra gerileyerek temmuz ayında yüzde 3,4'e inse de Fed'in hedefinin üzerinde kalmaya devam etti.
YÜKSEK GETİRİ TALEBİ DESTEKLİYOR Yatırımcıların enflasyon ve yüksek borçlanma seviyelerine ilişkin endişeleri sürerken, uzun vadeli tahvillerin sunduğu yüksek getiriler talebin güçlü kalmasına katkı sağlıyor. Perşembe günkü 30 yıllık tahvil ihalesinde, talebin satışa sunulan borç miktarına oranını gösteren bid-to-cover oranı 2,39 olarak gerçekleşti. BMO Capital Markets'tan Vail Hartman, bu oranın önceki altı ihalenin ortalamasının üzerinde olduğunu belirtti.
TD Securities'ten Goldberg ise verinin uzun vadeli sabit getirili menkul kıymetlere yönelik talebin devam ettiğini gösterdiğini, ancak yatırımcıların bu talebi daha yüksek getiri seviyelerinde gösterdiğini ifade etti. ABD HAZİNESİ UZUN VADELİ TAHVİL İHRACINI ARTIRMAYACAK ABD Hazinesi, bu ayın başında uzun vadeli menkul kıymetlerde ihale büyüklüklerinin önümüzdeki birkaç çeyrek boyunca mevcut seviyelerde tutulacağını açıklamıştı. Analistler, bu yaklaşımın tahvil getirileri üzerindeki ek yukarı yönlü baskının sınırlanmasına yardımcı olabileceğini değerlendiriyor.
AllianceBernstein Sabit Getirili Menkul Kıymetler ve Çoklu Varlık İşlemleri Başkanı Matthew Scott, ABD Hazinesi'nin vadesi 2 yıl veya daha uzun olan tahvillerin ihraç büyüklüklerini en az birkaç çeyrek boyunca artırmayacağını belirtti. Scott, artan finansman ihtiyacının kısa vadeli Hazine bonoları aracılığıyla karşılanmaya devam etmesini beklediğini ifade etti. Goldberg ise Hazinenin son yıllarda kısa vadeli borçlanmaya daha fazla yönelmesinin ABD'nin toplam borç stokunu faiz oranlarındaki dalgalanmalara karşı daha hassas hale getirdiğini söyledi.
Kısa vadeli menkul kıymetlerin uzun vadeli tahvillere kıyasla daha sık yeniden ihraç edilmesi gerektiğinden, faiz oranlarındaki değişiklikler ABD hükümetinin borçlanma maliyetlerine daha hızlı yansıyor.