sondakika.com
Son Dakika

ADD’den ‘Üniter, ulus devlet, laiklik, Cumhuriyet ve tam bağımsızlık’ manifestosu: ‘Türk milleti devrimci cumhuriyetimizin ilkeleriyle çağı yakalayacaktır’

Atatürkçü Düşünce Derneği’nce (ADD) yayımlanan “Üniter, ulus devlet, laiklik, Cumhuriyet ve tam bağımsızlık” manifestosunda; “Türk milleti emperyal tuzakları yine bozacaktır, 1923 devrimci Cumhuriyetimizin özünü oluşturan ilkeler ile yeniden çağı yakalamaya kararlıdır. 1923 yalnızca bir tarih değ…

Fotoğraf: Cumhuriyet

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) “Üniter, ulus devlet, laiklik, Cumhuriyet ve tam bağımsızlık” manifestosu hazırladı. Söz konusu manifesto derneğin “Atatürk cumhuriyeti en doğru yol, Kemalizm en şaşmaz pusula sloganıyla Türkiye’nin kurtuluşunun Atatürk’ün fikir ve politikalarının günümüz koşullarına uyarlanmasıyla olanaklı olduğunun bildirildiği 2022’deki “Yeniden Atatürk Cumhuriyeti” adlı manifestoyla birlikte yayımlanan 5. manifesto oldu. ‘TÜRK MİLLETİ EMPERYAL TUZAKLARI YİNE BOZACAKTIR’ ADD Bursa Şubesi’nce hazırlanıp ADD Genel Merkez’ince yayımlanan manifestoda; “Bugün yaşadığımız süreçte Cumhuriyetimize, kuruluş ilkelerimize, ulusal egemenliğimize ve ulus devlet yapımıza yönelik saldırılar geçmişe göre çok daha sistematik, çok daha organize ve çok daha cüretkâr biçimde sürdürülmektedir. Ancak Türk milleti emperyal tuzakları yine bozacaktır, 1923 devrimci Cumhuriyetimizin özünü oluşturan ilkeler ile yeniden çağı yakalamaya kararlıdır” ifadeleri kullanıldı.

BARRACK’IN SÖZÜ BOP’UN BİR PARÇASIDIR! “Bu metin yalnızca bir değerlendirme değil; aynı zamanda bir uyarı, bir duruş, bir çağrı ve bir Cumhuriyet andıdır” denilen manifestoda; “Ortadoğu’da yıllardır yürütülen Büyük Orta Doğu Projesi’nin temel amacı; ulus devletleri parçalamak, etnik ve mezhepsel çatışmaları derinleştirmek, enerji yollarını denetlemek ve emperyalizme bağımlı yeni yapılar oluşturmaktır. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın ‘Türkiye için en iyi model Osmanlı millet sistemidir’ açıklaması son derece dikkat çekicidir.

Bu açıklama BOP ile Türkiye’yi ılımlı bir İslam devletine dönüştürmek ve sözde bir Kürt devleti kurdurarak Türkiye’yi bölme veya federatif bir yapıya dönüştürme stratejisinin bir parçasıdır. Tom J. Barrack sözleri nedeniyle derhal ülkesine gönderilmelidir.

Bütün Orta Doğu’yu ve dünya coğrafyalarını kan gölüne çeviren çocukları kadınları katleden sizler bu coğrafyalardan ellerinizi çekin, sömürü düzenlerinizden vazgeçin” ifadeleri kullanıldı. ‘ULUS DEVLETİN ÇÖZÜLMESİNE YÖNELİK İDEOLOJİK ARAÇLAR’ 2. Açılım Süreci’ne değinilen metinde; “Terörist başının muhatap alınarak, hain terör örgütünün fesih bildirisi üzerinden Devletimizce muhatap alınması, içerideki siyasal uzantılarının devletimize aracılık yapması kabul edilemez. Biz buradan açıkça ilan ediyoruz: Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı millet sistemi üzerinden yeniden tarif edilemez.

Türkiye Cumhuriyeti; ümmet düzenini reddederek kurulmuş modern bir ulus devlettir. Emperyalizmin Türkiye için öngördüğü model; etnik temelli parçalanma, mezhepsel ayrışma, federatif yapı ve zayıflatılmış merkezi devlettir. Bu nedenle; ‘demokratik konfederalizm’, ‘yerel özerklik’, ‘çok hukuklu yapı’, ‘eşit kurucu unsurlar’, ‘Türkiyelilik’, ‘eşit yurttaşlık’, ‘anadilde eğitim’ gibi kavramlar yalnızca birer masum siyasal öneri değildir.

Bunlar, ulus devletin çözülmesine yönelik ideolojik araçlardır” denildi. ‘CHP VE KEMALİZM YIKILIRSA BAŞARIYA ULAŞILABİLİLER’ 1923 devrimci cumhuriyetin hedef alınması gerektiğinin vurgulandığı metinde; “Açılım girişimleri bu rejim içinde etnik köken meselesi varmış gibi göstererek aslında yeni bir devlet kurma projesinin ayak sesleridir. Bu proje 1923’te kurulan mazlum uluslara örnek olan bir devlete son verme projesidir. Asıl hedef 1923’tür.

Bu söylemler tesadüf değildir. Çünkü hedef; 30 Ağustos’un, Lozan’ın, 29 Ekim’in, Cumhuriyet devrimlerinin, ulus devlet anlayışının tasfiyesidir. O halde ortada söz konusu olan ‘yıkma – kurma’ ikilemidir.

Eski rejimi (1923) yıkma ve yeni rejimi kurma ancak ve ancak onlara göre 1923’ün kurucu partisi CHP ve Atatürk Düşünce Sistemi yani Kemalizm yıkılırsa veya sesini çıkartamayacak derecede ezilirse başarıya ulaşılabilir. Bizler çok iyi biliyoruz: 1923 yalnızca bir tarih değildir. 1923 emperyalizme karşı kazanılmış insanlık onurudur” ifadeleri kaydedildi. ‘BU HADSİZLİĞE SESSİZ KALMAMIZ BEKLENMEKTEDİR’ PKK terör örgütünün fesih metninin değerlendirildiği metinde; “PKK’nın 12.

Kongre bildirisi ‘silah bırakma’ ya da ”örgütsel fesih’ açıklaması olmadığı; aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine, üniter ulus devlet yapısına ve Lozan düzenine yönelik kapsamlı bir siyasal karşı tez içerdiği görülmektedir. Bildirinin özellikle bazı bölümleri, doğrudan doğruya Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal temellerini tartışmaya açan bir çerçeve oluşturmaktadır” değerlendirilmesinde bulunuldu. Terör örgütünün bildirisinde Lozan Barış Antlaşması ve 1924 Anayasası’nın hedef alındığının anımsatıldığı manifestoda, “Bildiri bu iki temel kurucu metni ‘inkâr ve imha siyaseti’ ile özdeşleştirerek Cumhuriyet’in kuruluş meşruiyetini tartışmaya açmaktadır.

Bu hadsizliğe sessiz kalmamız beklenmektedir. Hayır! Lozan’dan vazgeçmek; Türkiye Cumhuriyeti’nden vazgeçmektir” denildi. ‘HEDEF YALNIZCA BİR TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİLAH BIRAKMASI DEĞİLDİR’ Manifestoda; örgütün fesih açıklamasının; terörü meşrulaştıran, Cumhuriyet’i suçlayan, Lozan’ı hedef alan, 1924 Anayasası’nı meşrulaştıran, Türkiye Cumhuriyeti’ni soykırımcı ilan eden ve iki halklı yeni devlet anlayışını dayatan bir siyasi metin olduğu kaydedildi.

Bu kapsamda manifestoda; “Bugün açıkça görülmektedir ki; hedef yalnızca bir terör örgütünün silah bırakması değildir. Lozan ile Üniter Ulus Devlet olmaktan vazgeçmemizi 21. yüzyılın Sevr’i BOP’a razı olmamız istenmekte olup, Hedef; Türkiye Cumhuriyeti’nin ulus devlet niteliğinin dönüştürülmesidir” ifadeleri kullanıldı. ‘ATATÜRK CUMHURİYETİ’NDEN, KEMALİZMDEN RAHATSIZLAR’ Bununla birlikte yeni anayasa tartışmalarına değinilen manifestoda; “‘Türkiye’ye yeni anayasa gereklidir’, ‘Yeni anayasa yapılmalıdır’ sözleri yıllardan beri Amerikan düşünce kuruluşlarının raporlarında tekrarlanıyor. Üstelik raporlarında bir de yeni anayasada Türk kelimesi geçmesin diyorlar.

Peki şimdi neden Türkiye’de yepyeni bir anayasa istiyorlar? Yabancılar Atatürk Cumhuriyeti’nden, Kemalizmden rahatsızlar. Niye?

Çünkü Kemalizmin özünde, dış politikanın tam bağımsızlık esasına göre yürütülmesi var. Yabancıların tahammül edemediği şey budur. Anayasa bir devletin ideolojisini temsil eder yani anayasa ideolojik bir metindir.

Bu yeni anayasa talebi ile devletimizin kuruluş felsefesini, liderliğini ve ideolojisini değiştirmek istiyorlar. Lozan’dan vazgeçmeyeceğiz. Üniter devletten vazgeçmeyeceğiz.

Laiklikten vazgeçmeyeceğiz. Tam bağımsız Türkiye idealinden vazgeçmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez ‘Ya istiklâl ya ölüm’” denildi.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü