sondakika.com
Son Dakika

Anormal durumları kabul edilebilir kılmak

Normalleşme sözcüğü, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra üzerine yüklenen anlam yüzünden, Türkiye’de her şeyin anormal olduğu siyasi atmosferde, duyunca artık insanı geren bir sözcüğe dönüştü.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Normalleşme sözcüğü, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra üzerine yüklenen anlam yüzünden, Türkiye’de her şeyin anormal olduğu siyasi atmosferde, duyunca artık insanı geren bir sözcüğe dönüştü. 2024’te CHP ezici bir ağırlıkla seçimlerde birinci parti olduktan sonra derhal seçim isteyeceğine, ana muhalefet partisinin başkanı olan Özgür Özel , birden bire “Normalleşme gerek” diyerek iktidarla arasını yumuşatmaya çalışmış, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ’a Manisa Uluslararası Mesir Macunu Festivali’nden getirdiği mesir macununu hediye etmiş, “makama saygı” diyerek TBMM’nin açılışında Erdoğan kürsüye çıktığında CHP grubuna ayağa kalkma talimatı vermiş ve sonrasında da AKP’ye toparlanma fırsatı doğmuştu. Doğal olarak bu süreç, muhalif seçmenin sert tepkisiyle karşılandı ve artık normalleşme denince akla o günler geliyor.

Muhalif seçmenler, bugünlerde ise o dönemde yaşadıkları öfkeyi ve hayal kırıklığını hatırlatan bir olayla karşı karşıya. HAKLI BİR SORU! Özgür Özel, adli yıl açılışında mahkeme kararı ile yeniden CHP Genel Başkanı olarak belirlenen Kemal Kılıçdaroğlu ile el sıkıştı.

CHP’ye kayyım atanmasıyla yaşanan rezalet ve partinin ikiye bölünmesinden sonra, bu ilk el sıkışmaları değil; bir cenaze töreninde de yaşanmıştı. O zaman kalabalık arasında soğuk bir karşılaşma gibi görünmüştü ama bu kez fotoğrafa yansıyan görüntü daha farklı. Bunun üzerine vatandaşlar haklı olarak diyorlar ki madem hiçbir şey olmamış gibi el sıkışacaktınız, niye kurucu partinin ikiye bölünmesine engel olmadınız?

Daha önce de el sıkışma olayı eleştirildiğinde, bazıları “Ne yapsaydı, kalkıp yumruk mu atsaydı?” türünden abartılı yorumlarla Özel’in davranışını savunmaya çalışmıştı. Aynı, Özel CHP milletvekillerine Erdoğan geldiğinde ayağa kalkması talimatı verdiğinde, “Erdoğan cumhurbaşkanı. Ne yapsın, hakaret mi etsin?” diyerek savundukları gibi!

Özel ile Kılıçdaroğlu’nun daha önce tokalaştığı cenaze töreninde Müsavat Dervişoğlu ile Bahçeli el sıkışmamıştı. İstenirse bir yolu bulunuyor. ETİKSİZ VE BELİRSİZ Özel, Kılıçdaroğlu ile el sıkışma konusundaki eleştirileri İsmail Küçükkaya ’nın programında yanıtlarken adli yıl açılışında bütün protokol oradayken kendinden 30 yaş büyük bir insanın elini uzattığını söyleyerek mecbur kaldığını ima etti ama şunu da ekledi: “Benim gönül dünyamda Kemal Bey için toplu iğne başı kadar yer kalmadı.” İyi ama bunu davranışlarınızla ortaya koymuyorsanız, seçmen sizin gönül dünyanızın durumunu nasıl bilecek?

Ayrıca ünlü Bahçeli diyaloğu da unutulmamalı. Meclis’teki yeni yasama yılı resepsiyonunda Bahçeli, “Birbirimizi kırmıyoruz inşallah, bazen siyaseten söylememiz gerekenler oluyor” demiş, Özel de “Önemli olan saygıda, sevgide eksiklik göstermemek” karşılığını vermişti. Demek ki kamuoyunda birbirlerine karşı ağır sözler söyleseler de onları siyaseten söylüyorlar ama karşılaştıklarında uyumlu ve saygılı bir şekilde ilişkilerini sürdürüyorlar.

Mitinglerde ve Meclis grubunda yapılan sert konuşmalar yan yana gelince yumuşuyorsa bu etiksiz ve belirsiz ikili tavır bir şovdur. ANORMALLİĞİN ÜZERİNİ ÖRTMEYİN Kİ SORUMLULARI BEDEL ÖDESİN! Siyasette beden dili, bireysel bir duruştan ziyade, halka verilen mesajı gösterir.

Partisini bir yargı darbesiyle ele geçiren, yandaşları genel merkeze polis eşliğinde camları kırarak giren, gelir gelmez personeli işten atan, iktidarın politikalarına yamanan ve bu yüzden büyük tepki doğuran bir siyasetçi ile normal bir şekilde tokalaşmanın seçmen kitlesinde yaratacağı öfke düşünülemiyorsa bu ciddi bir sorundur ama düşünüp de önemsenmiyorsa o daha büyük bir sorundur. Mesele el sıkışmaktan öte bir anlam taşıyor ve o nedenle sormak gerekiyor: Özgür Özel’in işlevi, siyasetteki anormal durumları normalleşme yoluyla kabul edilebilir kılmak mıdır? Aslında bunun yanıtını çerçeve yasa konusundaki HAVET tavrıyla da verdi.

Oysa öyle durumlar vardır ki NET olmanız gerekir: Atatürk’ün dediği gibi: “Ehven-i şer, şerlerin en kötüsüdür.”

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü