Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Saksonya-Anhalt’ta dün yapılan eyalet seçimlerinde aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) karşısında aldıkları ağır yenilgiyi değerlendirmek üzere pazartesi günü partisi Hristiyan Demokratlar'ın (CDU) yönetimiyle bir araya geliyor.Yayın kuruluşlarının projeksiyonlarına göre, göç karşıtı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, pazar günü Saksonya-Anhalt'ta oyların yüzde 44'ünü alarak bugüne kadarki en büyük zaferini elde etti. Merkez sağdaki CDU ise yaklaşık yüzde 18'de kaldı.Yenilginin ardından oldukça üzgün olduğu gözlenen CDU'lu Eyalet Başbakanı Sven Schulze, yürütülen seçim kampanyasının ulusal hükümet politikaları nedeniyle zaman zaman zorlandığını belirterek, "Sürekli karşı rüzgarlarla mücadele etmek zorunda kaldık ve bu hiç kolay olmadı," dedi.Sandıktan çıkan sonuç, Donald Trump yanlısı, Moskova'ya yakın duran ve Almanya iç istihbaratı tarafından resmi olarak "aşırı sağcı" olarak sınıflandırılan AfD'yi, ilk kez bir eyalet hükümetini yönetmeye son derece yaklaştırdı.Bununla birlikte, partinin mutlak çoğunluğu kıl payı kaçırdığı görülüyor. Bu durum, Magdeburg'daki eyalet meclisinde yeni bir hükümet kurulmadan önce uzun sürecek pazarlıkların habercisi niteliğinde.Yine de elde edilen sonuç, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde aşırı sağcı partileri iktidardan uzak tutmayı başaran Almanya'da deprem etkisi yarattı.Schleswig-Holstein eyaletinin CDU'lu Başbakanı Daniel Guenther, "İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminden bu yana ilk kez, eyalet teşkilatı aşırı sağcı olarak sınıflandırılan bir party mutlak çoğunluğu elde etmeye bu kadar yaklaştı.
Bu, ülkemiz adına şok edici bir an," değerlendirmesinde bulundu.AfD’nin adayından Merz’e göndermeSonuçları pazar gecesi Berlin'deki parti genel merkezinden takip eden ancak kamuoyuna açıklama yapmaktan kaçınan Merz için bu sonuç, halk desteğinin halihazırda keskin bir şekilde düştüğü bir dönemde yeni bir darbe oldu.AfD'nin eyaletteki zaferini ilan eden 35 yaşındaki liste başı adayı Ulrich Siegmund, 70 yaşındaki Merz ile dalga geçerek kendisini AfD için "çok iyi bir seçim çalışanı" olarak niteledi.Siegmund, partisinin "tarih yazdığını" ve seçmenlerin "Berlin'e net bir mesaj gönderdiğini" söyledi. Siegmund ayrıca Merz'in başbakanlıkta geçirdiği her günün "fazladan bir gün" olduğunu iddia etti.AfD'nin eş genel başkanları Alice Weidel ve Tino Chrupalla ise eyalet teşkilatına hükümeti devralma çağrısında bulunarak, bu zaferin 2029'daki genel seçimler için bir model teşkil ettiğini vurguladı.Alman kamu yayıncılarının projeksiyonlarına göre AfD, eyalet parlamentosundaki 42 sandalyelik mutlak çoğunluğu sadece 3 sandalyeyle kaçırdı.Karşı cephede ise AfD'ye muhalif olan CDU, merkez soldaki SPD, Yeşiller ve sol kısımdaki Die Linke yer alıyor ancak bu blukun da net bir çoğunluğu bulunmuyor.Aşırı sol çizgide yer alan ancak göç konusunda aşırı sağa kayan küçük BSW partisinin, yüzde beşlik barajı aşması durumunda kilit bir rol oynaması ihtimaller arasında. Ayrıca AfD'nin, kendi saflarına geçmek isteyebilecek diğer partilerin milletvekillerini ikna etmeye çalışabileceği değerlendiriliyor.Siegmund, partisinin "bizimle birlikte köklü bir siyasi değişim gerçekleştirmek isteyen tüm güçlere el uzatmaya hazır olduğunu" ifade etti.'Kırılma noktası'Bu sırada merkez sol Sosyal Demokratlar ile koalisyon halinde Almanya'yı yöneten CDU saflarından huzursuzluk sesleri yükselmeye başladı.CDU'nun çalışanlar kanadı başkanı Dennis Radtke, pazar günkü oylamayı bir "kırılma noktası" olarak nitelendirdi ve "Acı bir akşam ve analiz yapılması gerekiyor gibi klasik klişeler artık yeterli olmayacak," dedi.Merkez sağ meclis grubu lideri Thorsten Frei ise sükunet çağrısında bulunarak, şansölyenin dört yıllık bir dönem için seçildiğini hatırlattı.
Frei bu nedenle Saksonya-Anhalt'taki sonuçlardan "yanlış çıkarımlar yapılmaması" konusunda uyarıda bulundu.Bochum Ruhr Üniversitesi'nden siyaset bilimci Oliver Lembcke ise seçim sonucunun "CDU için ağır bir yenilginin de ötesinde" olduğu görüşünde.Lembcke, "Parti sisteminde tektonik bir kaymaya tanıklık ediyoruz. En azından Doğu Almanya'nın bazı kısımlarında, bir protesto ve muhalefet partisi iktidara gelme konusunda gerçekçi bir beklentisi olan bir partiye dönüşüyor," dedi.2013 yılında euro karşıtı bir protesto hareketi olarak kurulan AfD, kısa sürede İslam karşıtı ve göçmen karşıtı bir çizgiye kayarak eski CDU Şansölyesi Angela Merkel'in açık kapı politikasını hedef almıştı.Merz, CDU'yu yeniden muhafazakar köklerine döndürme sözü vermiş, düzensiz göçle mücadeleyi sertleştirirken durgunlaşan ekonomiyi canlandırmayı hedeflemişti.Lembcke, Merz'in geçen yıl "AfD'yi geriletme sözü vererek göreve geldiğini, ancak Union'ın (CDU/CSU) daha muhafazakar bir çizgiye kaymasına rağmen partinin daha da güçlendiğini" hatırlattı.Siyaset bilimciye göre bu durum, Merz'i acil bir soruyla karşı karşıya bırakıyor: CDU bu gidişatı tersine çevirmek için hangi stratejiyi izlemeli?