Avustralya’da H5N1 kuş gribi nedeniyle ilk kez toplu deniz kuşu ölümü yaşandı. Adelaide kentinin güneyindeki Cape Jaffa açıklarında 49 ölü ve 35 hasta tepeli sumru tespit edilirken, yetkililer virüsün vahşi yaşamda daha geniş bir alana yayılabileceği uyarısında bulundu. Avustralya Tarım Bakanı Julie Collins, helikopterle yapılan tarama çalışmaları sırasında kayalıkların üzerinde bulunan kuşlardan alınan örneklerde H5N1 virüsünün doğrulandığını açıkladı.
Collins, kuşların 31 Temmuz Cuma günü Adelaide’ın yaklaşık 250 kilometre güneydoğusundaki Cape Jaffa açıklarında tespit edildiğini belirtti. Başkent Canberra’da gazetecilere açıklama yapan Collins, Avustralya’da bundan sonra daha fazla vahşi hayvanın virüsten etkilenebileceğini söyledi. Yaşanan olayın ülkede doğrulanan ilk toplu ölüm vakası olduğunu vurgulayan Collins, H5N1 virüsünün doğal çevrede yayılmasının ardından önemli kayıpların önüne geçilmesinin zorlaştığını ifade etti.
Ülke genelinde doğrulanan H5N1 vakalarının sayısının 74’e ulaştığı bildirildi. Vakaların Batı Avustralya’dan Queensland’a kadar geniş bir alanda görüldüğü, ancak büyük bölümünün Güney Avustralya eyaletinde kaydedildiği aktarıldı. Yetkililer, virüsün Avustralya’daki kümes hayvanı çiftliklerine ulaştığına ilişkin henüz bir kanıt bulunmadığını açıkladı.
H5N1’in haziran ayında ülkede ilk kez görülmesinin ardından birçok çiftlikte biyogüvenlik önlemleri artırıldı ve kanatlı hayvan sürüleri dış temaslara karşı korumaya alındı. Avustralya ve geçen ay ilk H5N1 vakasını açıklayan Yeni Zelanda, virüse karşı uzun süredir hazırlık yapıyor. Bu kapsamda çiftliklerde denetimler sıkılaştırılırken, kıyı kuşlarına testler uygulanıyor, risk altındaki türler aşılanıyor ve olası salgınlara karşı müdahale planları hazırlanıyor.
H5N1 kuş gribi, son yıllarda dünya genelinde yüz milyonlarca kuş ve memelinin ölümüne neden oldu. Virüs, kanatlı hayvan yetiştiricilerinin milyarlarca dolarlık zarara uğramasına yol açarken, ABD’de sığırlarda da tespit edildi. Virüs, enfekte hayvanlarla yakın temas eden insanlara bulaşabiliyor.
Ancak dünya genelindeki insan vakalarının sınırlı olduğu ve toplum sağlığı açısından riskin düşük seviyede bulunduğu belirtiliyor.