sondakika.com
Son Dakika

Bu bir ‘Hepiniz oradaydınız’ hikâyesi

Şaşırtan suskunlukların nedeni herkesin bir kaşık aldığı günahlardır.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Şaşırtan suskunlukların nedeni herkesin bir kaşık aldığı günahlardır. Adına cemaat mi dersiniz yoksa örgüt mü? O size kalmış.

Ama haber halen ortada duruyor: Süleymancıların polisten kaçan liderleri İdris Naim Şahin ’e tahsisli araçla kaçarken yakalandı. Tarım bakanı değil, kültür bakanı değil. İdris Naim Şahin eski içişleri bakanı.

Ülkenin güvenliğini temsil eden en kritik hükümet üyesiydi. Bir zamanlar polis teşkilatı da sahil güvenlik de göç idaresi de ona bağlıydı. Sınırlarımızı sorsan o koruyordu.

Gelgelelim şimdi çakarlı aracıyla taşınan örgüt liderleri, Belarus’tan fuhuş için getirilen kadınlar kendisine soruluyor. Şüphe değil, kendisi de devletin ona verdiği aracı başkalarının emrine verdiğini kabul ediyor. İşin daha da ilginci, muhalefet de dönüp iktidara “Siz bu adama nasıl içişlerini teslim ettiniz” diyemiyor.

Zira ortada tam da “al birini vur ötekine” durumu var. ERDOĞAN’IN YOL ARKADAŞI Anlatayım. İdris Naim Şahin, ülkenin operasyonlarla, kumpaslarla, tezgâhlarla Fethullahçı darbeye hazırlandığı 2011- 2013 döneminin içişleri bakanıydı.

Buraya kadar yükselmesini elbette Erdoğan ’a borçluydu. Zira 1994’te Erdoğan ilk kez İBB başkanı olduğunda, İçişleri Bakanlığı’nda bürokrat olan Şahin’i belediyede genel sekreter yardımcısı yapmıştı. Muhalefetin hedefindeki TÜRGEV’i bile 1996’da birlikte kurdular.

Meşhur akbil yolsuzluğu davasında birlikte sanık oldular. Erdoğan, Şahin’i o günden başlayarak hep yakınında tuttu. AKP’nin kurucusu, üç dönem milletvekili, 10 yıl boyunca partinin genel sekreteri yaptı.

O dönem muhalefete karşı AKP ile Fethullahçılar ittifak halindeydi. İdris Naim Şahin ise ittifakın en kalın sopası olarak iş yapıyordu. Herkes kendisini görünce sevindiğini söyleyen vatandaşa “Nereden bileyim sevindiğini, hadi bir takla at, oyna da göreyim” sözleriyle onu hatırlıyor.

Gerçekten davul çaldırıp vatandaşa göbek de attırdı. Olayın nerede olduğunu ise çok az kişi hatırlıyor. Erzurum’da, beş TEDAŞ işçisi iş cinayetine kurban gittikten sonra, sözümona bölgeye inceleme yapmaya gittiğinde, millet yastayken bunu yaptı.

2011’de Kızılay’da terör örgütünün bombasıyla sokakta ölen vatandaşları “adet” diye sayması, Van’da çadırdaki depremzedelerle “Sarayda yaşıyorsunuz” diye konuşması zaten insana nasıl baktığını gösteriyordu. Bibergazını o bulmadı. Ama bibergazının konuşan herkese sıkılmasını en akıl almaz şekilde o savundu.

Bibergazıyla fenalaşarak ölen öğretmen Metin Lokumcu gibi örneklere muhalefet tepki gösterdiğinde “ bibergazının bitkisel, doğal ve zararsız olduğu” nu söyleyerek insanlarla alay etti. HERKESİ TERÖRİST İLAN ETMİŞTİ Şahin o yıllarda herkese terör yaftasını öyle kolay yapıştırıyordu ki... 2012’de Cumhuriyet Bayramı yürüyüşünü yasakladığında sokağa çıkanların “illegal örgüt mensubu” olduğunu söylemişti.

Muhalefet konuşanın içeri atılmasına itiraz edip ülkede özgürlük olmadığını söylediğinde “Dışarıda özgürlük yoksa tutuklanınca niye şikâyet ediyorsunuz” diye dalga geçti. Dünyada en çok terör davası Türkiye’de açılırken o terörü nasıl anladığını şöyle anlatmıştı: “Belki resim yaparak tuvale yansıtıyor, şiir yazarak şiirine yansıtıyor.” Profesör Büşra Ersanlı KCK’den tutuklandığında, o sırada Ergenekon kumpasından hapiste olan Doğu Perinçek ’in eski baldızı olmasını, Ersanlı hakkındaki terör delili olarak açıklamıştı. Öyle bir içişleri bakanıydı ki...

Uludere’de PKK’li sanılarak öldürülenler için “Sağ yakalansalar kaçakçılıktan yargılanacaklardı” demeyi seçti. Alevilerin evleri işaretlenerek kışkırtma yapıldığında durumu “Çocuklar bilgisayar oyunundan etkilenerek yapmışlar” diye açıkladı. FETÖ’NÜN SİYASET ADAMI İdris Naim Şahin herkesi örgütle ya da terörle suçlarken ortaya çıktı ki aslında kendisi FETÖ ile iş tutuyordu.

FETÖ, kumpaslar sırasında Emniyet içinde “C-5 bürosu” denen ve “ulusalcıları” takip eden illegal bir yapı kurmuştu. Beş yıl boyunca yasadışı çalıştığı ortaya çıkan büro 28 Kasım 2012’de onun imzasıyla resmiyete kavuştu. Nitekim...

Erdoğan’la arasına giren kara kedi de FETÖ oldu. Zira Şahin, 17-25 Aralık sürecinde Erdoğan’ın değil FETÖ’nün safını seçti. Tam olarak o gün, 25 Aralık 2013’te istifa etti.

Örgüte açıktan sahip çıktı: “Paralel yapı dedikleri darbe yapmışsa doğru, darbecidirler. Cehalete darbe vurmaya çalışmıştır paralel yapı. Zulme karşı çıkmıştır paralel yapı, doğrudur. (...) Tanıyorum birçok mensubunu, polisini tanıyorum.” O günden sonra da onlar için elinden geleni yapmaya devam etti.

Emniyet Genel Müdürlüğü, FETÖ’nün takibi için 25 Haziran 2014’te bir yazı hazırlayıp ilk adımı attığında, bunu Emniyet’teki paralel kuşlarından öğrenip dört gün önce duyuran Şahin’di. Pek hatırlayan çıkmaz. AKP’den istifa ettikten sonra FETÖ’nün desteğiyle Millet ve Adalet Partisi’ni kurdu.

Öyle silik, öyle etkisiz, milletin hafızasında öyle kötü yer etmişti ki... Tek bir miting yapamadan tek bir teşkilat kuramadan partiyi kapatmak zorunda kaldı. MUHALEFETİN ADAMI OLDU İşte Süleymancı örgütün liderlerini kaçırmak için onlara tahsisli aracını verecek kadar ileri gitmiş İdris Naim Şahin böyle bir isimdi.

Mesela benim arabamda yakalansalardı tutuklanmıştım. Ama şaka yapanın bile tutuklu yargılandığı düzende Şahin’e “Erdoğan’ın eski yol arkadaşlığı” ve “çok şey biliyor” kontenjanı uygulandı. Peki bir içişleri bakanının aracında polisin kaçanları yakalamasının, fuhuş için bile getir götürde kullanılmasının üstüne bizim muhalefet neden gidemedi, “Kim bilir daha neler yapmıştır” diye neden soramadı, derseniz...

Çok basit. 2019’da İdris Naim Şahin az kalsın CHP-İYİ Parti ittifakının Ordu’da ortak adayı oluyordu. Görüşmeler yapıldı, Şahin’e herkesin gözü önünde iki parti de övgüler düzdü.

Hâlâ hafızası olan cumhuriyetçi taban öyle güçlü tepki verdi ki geri adım atmak zorunda kaldılar. Şahin, Saadet Partisi’nin adayı olup seçimi kaybetti. 2023’te ise İYİ Parti Ordu’da 1. sıradan aday gösterdi.

Yine seçilemedi. Kısacası muhalefetin Erdoğan’ın eski yol arkadaşı Şahin’in karıştığı skandalda iktidar gibi sessiz kalmasının nedeni çok değil birkaç yıl önce Şahin’den bir muhalif politikacı çıkarma çabasında bulunup başarısız olmasıydı. İktidara “Bu adam içişleri bakanınızdı” diye hatırlatsa iktidar da “Sonra da sizin yol arkadaşınızdı” diye cevap verecekti.

Toplu sessizlik töreninin sebebi işte buydu. Ortak işlenen günahların yükünü suskunluk taşır.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü