sondakika.com
Son Dakika

Bu gemi bir kara tabut

Fotoğraf: Sözcü

Ayten Biçer, Girne limanında iki çocuğundan haber beklerken, çare umduğu kim varsa eline sarılıp yardım istiyor.

Kıbrıslı bir sendikacının sözünü kesiyor.

“Senin elin kolun uzun, sen yaparsın” diyor
ağlayarak.

“Benim çocuğum 20 kilo, altı yaşında. Kendisini savunamaz. İki gün oldu denizin altında. Kızımın elini tuttum, valiz üstümüze düştü. Ayağını tuttum ama yok. Benim kızım da yok, oğlum da yok. Kızımın yüzü gözümün önünden gitmiyor.‘Anne’deyişi kulaklarımdan gitmiyor. Bunu kim ödeyecek?”

Altı yaşındaki Mehmet Asaf’tan haber yok.

Hatay’dan Kuzey Kıbrıs’a tatile giden Ayten ve Hayri Biçer ile iki çocuklarının bindiği ‘Filo Jet’adlı katamaran Girne açıklarında alabora oldu.

Saliha Mirayve Mehmet Asaf dahil 18 yolcu ise kayıp.

Ya da 550 metre derinlikteki ‘kara tabutun’ içinde, bir yerdeler.

30 Ağustos’ta Akdeniz’de suya gömülen Filo Jet’in öyküsü 26 yıl önce başlıyor.

İspanya’ya bağlı Balear adalarında çalıştı.

Bir yıl sonra 280 kişiyle seyahat halindeyken makineleri devre dışı kaldı.

2003 yılına kadar birçok kez arıza geçirdi.

Gemide tespit edilen‘gizli ayıplar’nedeniyle yüklü tazminata hükmedildi.

Hizmet dışı kalınca Türk şirketi tarafından satın alındı.

Mersin Taşucu’nda fırtınadan ötürü rıhtıma çarptı ve ağır hasar aldı.

Bir ay sonra su girişleri görülünce işletme durduruldu.

2015’e kadar hacizler, icralar ve satış süreçleri birbirini izledi.

Gemi mühendisi Muzaffer Erdal Kılıç, 2016’da Antalya Serbest Bölgesi’ne çekilen geminin kompozit gövde tamiri için davet edildi.

“İlk gördüğümde geminin altı baş taraftan yarılmış, kabuk gibi soyulmuş ve katmanlara ayrılmış şekilde hasarlıydı. Hasarlı bölgeler açıldıkça sorunun birkaç lokal yamayla sınırlı olmadığını gördüm; daha geniş alanlara yayıldığı kanaatine vardım.”

Kılıç, gemiyi‘vakum infüzyon’adı verilen, kuru elyaf katmanların kalıba serilip vakum yardımıyla havasının çekilmesi ve reçinenin emdirilmesiyle onaracaktı.

Bu, İtalyan klas kuruluşu RINA kurallarına uygundu.

Kılıç, ‘Bir şekilde kapatıp gemiyi yüzdürmek’ anlayışına baştan itiraz ettiğini savunuyor. Tamirin üstünkörü yürütülemeyeceğini, aksi halde gövdenin ciddi arızaya uğrayabileceğini, kırılarak batma riski doğabileceğini sözlü olarak ifade ettiğini kaydediyor.

Kılıç’a göre, şirket maliyetten kaçınıp ucuz olanı seçti.

Tamir işi Kılıç’tan alındı, taşerona verildi.

Ve gemi ‘el yatırması’ denilen, elyafın bir kalıp üzerine elle yerleştirilip reçine emdirme yoluyla, yani en eski yöntemle tamir edildi.

Kılıç’a bakılırsa RINA’nın bu tamiri kabul ettiğini gösteren bir yazı, plan ve rapor bulunmuyor.

Gemi 2017’de Yunan bayrağıyla Kos çevresinde çalışırken makine arızası geçirdi.

Ertesi yıl Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin deniz otobüsü projesine satılmak istendi.

Türk Loydu kayıtlarına göre 29 kusur, eksiklik ve uygunsuzluk saptandı.

Deneme seyrinde, sancak makineden yoğun duman çıktı, motor istenen performansı veremedi. Yetkili servis kapsamlı bakım önerdi.

Açılan davada mahkeme, alıcı tarafa 549.350 Euro ödenmesine hükmetti.

Geçmişinde arızalar, çarpmalar, su almalar, haciz ve icra, gövde tamiri, makine arızası ve satış davası olan 21 yaşındaki gemiyi “Tamamen yenilendi”diye satışa çıkardılar.

“Uçak konforunda, uçak hızında”şeklinde tanıtım yapıldı.

Filo Denizcilik yetkilisine göre 4 milyon Euro’luk yatırımdı bu.

İki yıldır Türkiye-Kıbrıs hattında çalışan Filo Jet, geçen 21 Haziran’da kazanın eşiğinden döndü.

Ancak 30 Ağustos’ta ‘ölü dalga’dan kurtulamadı.

Tanıklar kaptan Mehmet Öz ve mürettebatın yolculardan önce gemiyi terk ettiğini iddia ediyor.

Öz’ün kaptanlık belgesini Orta Amerika ülkesi olan Honduras’tan aldığı ifade ediliyor.

Honduras, Türkiye’nin gemi adamlığı / kaptanlık belgesini resmen tanıdığı 24 ülke arasında yer almıyor.

Eğer Filo Jet, Kuzey Kıbrıs değil de Türk bayraklı olsaydı Öz, bu gemide kaptanlık yapamazdı.

Şimdi, yanıtını bekleyen hayati nitelikte sorular var.

Kuzey Kıbrıs, 2024 yılında bu geminin sefere konmasına izin verirken...

Filo Jet’in 26 yıllık geçmişine bakmadılar mı?

2003’te aldığı hasarı, 2016’daki gövde tamirini, 2018’deki 29 bulguyu görmediler mi?

Filo Jet’te ‘deniz kara kutusu’diye bilinen ‘VDR’nin olmadığı, Kuzey Kıbrıs’ın bu cihazı zorunlu tutmadığı iddia ediliyor.

Acaba Filo Denizcilik şirketinin KKTC’de bir devlet yetkilisiyle bağı ya da ilişkisi mi var?

KKTC Bayındırlık Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, kendi döneminde bu gemi sefere çıktığı halde sorumluluk üstlenmiyor, istifa çağrılarına kulak asmıyor.

Yavru vatan bu bakımdan anavatanı örnek alıyor.

Kartalkaya’dan sonra ne olduysa Girne’de aynı pişkinlik yaşanıyor.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Sözcü sayfasına gidin.

www.sozcu.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü