YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen ilk kapsamlı basın toplantısında örgütlenme çalışmalarından ekonomiye, İzmir’in kronikleşen sorunlarından merkezi hükümete ve “butlan yönetimi” olarak nitelendirdiği eski parti yönetimine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu. İzmir’de 30 ilçenin tamamının YENİ Parti çatısı altında toplandığını, 20 belediyenin partiye katıldığını ve 15 günde yaklaşık 60 bin üye kaydedildiğini söyleyen Güç, “Biz artık muhalefet partisi değiliz. Biz Türkiye’nin birinci partisiyiz ve iktidara hazırlanıyoruz” dedi.
“İZMİR’DE TARİHİ BİR ÖRGÜTLENME BAŞARISI ORTAYA KOYDUK” YENİ Parti’nin kuruluşunun üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen İzmir’de büyük bir toplumsal hareketlilik yaşandığını belirten Güç, “30 ilçemizin tamamı, ilçe başkanları ve ilçe yönetimleriyle birlikte firesiz şekilde YENİ Parti çatısı altında bir araya geldi. 20 belediyemiz YENİ Parti ailesine katıldı. İzmir’de 15 günlük kısa süre içerisinde yaklaşık 60 bin vatandaşımız partimize üye oldu.
Bunun 30 binden fazlası online sistem üzerinden üyeliğini kendisi gerçekleştirdi. Bu, milletimizin YENİ Parti’ye olan güveninin göstergesidir” diye konuştu. İlçe başkanlıklarının açılışlarına gösterilen ilgiyi de değerlendiren Güç, Karşıyaka’da yaklaşık bin, Çiğli’de ise bin 500 kişinin açılışlara katıldığını söyledi.
Güç, “Siyasetin böylesine itibarsızlaştırıldığı bir dönemde insanların bir siyasi partinin ilçe binası açılışına yüzlerce, bazen binlerce kişiyle gelmesi sıradan bir olay değildir. Millet bize ‘Artık hazırlanın, artık yönetin’ diyor. Biz de tam olarak bunun hazırlığını yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
“İL BAŞKANLIĞINI İZMİR’İN SİYASİ AR-GE MERKEZİ YAPACAĞIZ” Yaklaşık 800 metrekarelik yeni il başkanlığı binasına bu hafta taşınacaklarını açıklayan Güç, binayı yalnızca parti yöneticilerinin kullandığı bir merkez olarak görmediklerini söyledi. Güç, “Orayı İzmir’in siyasi AR-GE merkezine dönüştüreceğiz. Kapıları yalnızca parti yöneticilerine açık bir bina istemiyoruz; kapıları İzmir’e açık bir bina istiyoruz.
Üniversiteler, akademisyenler, meslek odaları, sendikalar, esnaf temsilcileri, sanayiciler, çiftçiler, kadınlar, gençler, emekliler, engelli yurttaşlarımız ve sivil toplum kuruluşları gelecek” dedi. Komisyon sistemi yerine “Politika Kurulları” oluşturacaklarını kaydeden Güç, ekonomiden tarıma, çevreden ulaşıma, eğitimden sağlığa kadar farklı alanlarda çalışan kurulların doğrudan sahaya çıkacağını belirtti. Güç, “Sorunu yaşayanla, üretenle, bilim insanıyla ve meslek örgütleriyle konuşacaklar.
Veri toplayacak, çözüm geliştirecek ve bunları siyasi politikaya dönüştürecekler. Çünkü biz artık muhalefet partisi değiliz. Biz Türkiye’nin birinci partisiyiz ve iktidara hazırlanıyoruz” diye konuştu.
“BU PARTİYİ MİLLET KURDU” YENİ Parti’nin kuruluşunu Türkiye’de biriken değişim talebinin siyasi harekete dönüşmesi olarak değerlendiren Güç, Genel Başkan Özgür Özel’in bu değişimin öncülüğünü yaptığını söyledi. Partinin üye sayısının kısa sürede 600 bine yaklaştığını ve yaklaşık 500 milyon liralık bağış toplandığını belirten Güç, “Bu yürüyüşü vatandaşın iradesi, milletin değişim isteği büyüttü. Vatandaş cebinden parasını çıkarıp bu partiye bağış yapıyorsa, üye oluyorsa, ilçe binasının açılışına binlerce kişi geliyorsa Türkiye’de çok büyük bir siyasi değişim başlamış demektir.
Millet bize ‘Hazırlanın, ülkeyi yöneteceksiniz’ diyor. Biz de hazırlanıyoruz” ifadelerini kullandı. Seçim çalışmalarının kendileri açısından başladığını söyleyen Güç, “Mahalle mahalle, sokak sokak çalışacağız.
Esnaf esnaf gezeceğiz, köy köy dolaşacağız. Vatandaşımızın kapısını çalacağız. Artık iktidarın gündeminin peşinden koşmayacağız.
Kendi gündemimizi milletimizle birlikte oluşturacağız” dedi. “TÜRKİYE BİR YÖNETİM KRİZİ YAŞIYOR” Türkiye’de yaşanan sorunun yalnızca ekonomik kriz olmadığını, aynı zamanda bir yönetim krizi yaşandığını savunan Güç, iktidarın ülkenin karar mekanizmalarını kontrol etmesine karşın ortaya çıkan sorunların sorumluluğunu üstlenmediğini söyledi. AKP iktidarını sert sözlerle eleştiren Güç, “Ekonomiyi siz yönetiyorsunuz, Merkez Bankası politikalarını siz belirliyorsunuz, bütçeyi siz hazırlıyorsunuz, vergileri siz topluyorsunuz.
Ülkenin bütün karar mekanizmaları sizin elinizde. Ama işler kötüye gidince suçlu arıyorsunuz. Bu ekonomik düzenin, adalete yok olmuş güvenin, emeklinin sefaletinin, işçinin borç içinde yaşamasının, sanayicinin yüksek faiz ve maliyet altında ezilmesinin, gençlerin gelecek umudunu kaybetmesinin sorumlusu sizsiniz” diye konuştu.
Bu sorunları çözebilecek kadroların YENİ Parti’de olduğunu savunan Güç, erken seçim çağrısı yaparak, “Tek çözüm erken seçimin bir an önce yapılmasıdır. Bu millet sizden bıktı” dedi. “ASGARİ ÜCRETLİ KİRASINI MI ÖDEYECEK, ÇOCUĞUNU MU OKUTACAK?” Ekonominin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını vurgulayan Güç, sanayici, ihracatçı ve esnafın finansmana erişimde ve maliyetlerini karşılamakta zorlandığını söyledi.
2026 yılı net asgari ücretinin 28 bin 75 lira olduğunu hatırlatan Güç, “Bugün insanlar kira mı ödeyecek, çocuğunu mu okutacak, elektriğini mi yatıracak, pazara mı gidecek, et mi alacak? Bunun hesabını birisi vermek zorunda. Yetki sizdeyse sorumluluk da sizdedir.
Her yetkiyi kendinizde toplayıp her başarısızlığın sorumlusunu başka yerde arayamazsınız” ifadelerini kullandı. “KÖRFEZ SİYASETİN KAVGA ALANI DEĞİLDİR” İzmir Körfezi’ndeki kirlilik sorununa da değinen Güç, merkezi hükümet ile yerel yönetim arasındaki yetki tartışmalarının İzmirliyi ilgilendirmediğini belirtti. Güç, “İzmirli temiz bir Körfez istiyor.
Büyükşehir Belediyesi üzerine düşeni yapacak, Bakanlık üzerine düşeni yapacak. Körfez siyasetin kavga alanı değil, İzmir’in ortak meselesidir” dedi. Merkezi hükümete çağrıda bulunan Güç, “Büyükşehir Belediyesi’nin yetki alanında olmayan Körfez temizliğini Bakanlık, İzmit Körfezi’ni nasıl temizlediyse öyle temizlesin.
Takvim ortaya koyun, bütçe ortaya koyun, sorumlulukları ortaya koyun. İzmirliler de AKP hükümetine ödediği verginin karşılığını alsın” diye konuştu. “ÇÖP SORUNUNDA SİYASİ DEMAGOJİYİ BIRAKIN” İzmir’in çöp sorununda geçici çözümlerle yönetilemeyeceğini belirten Güç, yeni katı atık tesislerine ilişkin izin süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini söyledi.
Güç, “Milyonlarca insanın yaşadığı bir kentte katı atık politikası günlük kararlarla yürütülemez. Yerel yönetimin hazırladığı projeleri merkezi hükümet hızla çözüme kavuşturmalı ve mevzuattan doğan görevlerini yerine getirmelidir. Bir dosyayı yıllarca bekletip ardından ‘Belediye neden çözmedi?’ diye soramazsınız” dedi.
AKP İzmir yönetimine de seslenen Güç, “Gazetecileri tehdit etmeyi bırakın ve İzmir’in sorunlarıyla ilgilenin. Herkes işini yapsın, siyasi demagojiyi bırakın” ifadelerini kullandı. “İZMİR İKİNCİ ÇEVRE YOLUNU DAHA FAZLA BEKLEYEMEZ” İzmir’in trafik sorununa dikkat çeken Güç, kentteki araç sayısının haziran ayı itibarıyla 2 milyon 167 bini aştığını belirterek İkinci Çevre Yolu’nun bir an önce yapılmasını istedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na seslenen Güç, “Bu yol ne zaman yapılacak? İzmir daha kaç yıl bekleyecek? Ne zaman kesin yatırım takvimini açıklayacaksınız, kamulaştırmayı tamamlayacaksınız, şantiyeyi kuracaksınız?
İzmir Türkiye ekonomisine katkı verirken iyi, yatırım isterken ‘ekonomi kötü’ diyemezsiniz. Sizden lütuf istemiyoruz. Verdiğimiz verginin karşılığını hizmet olarak vermek zorundasınız.
İzmir vaat değil, yatırım istiyor” dedi. “İZBAN’I BİLEREK BORÇ YÜKÜ ALTINDA BIRAKIYORLAR” İZBAN’daki sorunlara da değinen Güç, sistemin TCDD ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklığında işletildiğini hatırlatarak merkezi hükümeti eleştirdi. Güç, “Sinyalizasyon TCDD’de, hat TCDD’de.
İZBAN batıyor. Bunun sıkıntısını İzmir halkı çekiyor. İzmirlilerin aldığı hizmeti sizin siyaset anlayışınıza mahkûm etmeyeceğiz” diye konuştu.
İZBAN’ın 2025 yılında yalnızca TCDD’ye yaklaşık 4 milyar liralık borcu bulunduğunu söyleyen Güç, “Enerji ve hat kullanım bedeli adı altında İZBAN’a borç yükü bindiriliyor. Kamu hizmeti yapan bir kuruma böylesine kamu borcu yüklerseniz batırırsınız. Dünyanın her yerinde demiryollarını devlet sübvanse eder.
Hat kullanım bedeli ve katener bedelini silmek zorundasınız. Kendi yarattığınız ekonomik krizin faturasını İzmirlilere kesemezsiniz” ifadelerini kullandı. “DEVLET AKP’NİN DEĞİL, 86 MİLYONUNDUR” 30 Ağustos Zafer Bayramı kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen törene ilişkin de konuşan Güç, AKP İzmir İl Başkanı’nın protokolde bulunduğu yere tepki gösterdi.
Konuya ilişkin İzmir Valiliği’ne başvuracaklarını açıklayan Güç, “AKP İl Başkanı devlet protokolünden üstün değildir. Devlet sizin değildir, valilik sizin değildir, bakanlık sizin değildir, kamu kurumları sizin değildir. Devlet 86 milyonundur” dedi.
Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreninde sergilenen davranışları da eleştiren Güç, “Orası Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anıtıdır. Atatürk’ün huzurunda, şehitlerimizin hatırası karşısında ve milli bayramlarımızda devlet ciddiyetiyle davranmak zorundasınız. Arkanızı dönüp gidemezsiniz.
Bu saygısızlığı asla kabul etmiyoruz” diye konuştu. “BUTLAN YÖNETİMİNİN SİYASETİ AKP’NİN APARATLIĞINA DÖNÜŞTÜ” Konuşmasının son bölümünde “butlan yönetimi” olarak nitelendirdiği eski parti yönetimini hedef alan Güç, İzmir’de yapılması planlanan toplantıyı sert sözlerle eleştirdi. Güç, “Butlan Genel Müdürü İzmir’e geldiğinde önce Menderes’e uğrasın.
Orada AKP ile kurdukları beraberliğin ortaya çıkardığı sonucu kendi gözleriyle görsün. Menderes Belediyesi’ndeki AKP’li Başkan Vekilini de tebrik etsin. Oradan AKP İl Başkanlığı’na geçsin.
Eminim kendisini sıcak karşılayacaklardır. Çünkü bugün sergiledikleri siyaset, AKP iktidarının aparatlığını yapmaktan öteye gitmiyor” dedi. Toplantının yapılacağı salon üzerinden de göndermede bulunan Güç, “Bin kişilik salonlarına geçsinler.
Salonu doldurmakta sıkıntı yaşarlarsa Uşak’tan, Afyon’dan, Aydın’dan destek isteyebilirler. Menderes’te anlaştıkları Başkan Vekilinden, Menemen Belediye Başkanından ve belediye çalışanlarından da yardım talep edebilirler” ifadelerini kullandı. “BİZ SİZİN GİBİLERDEN ARINDIK” “Butlan İl Başkanı” diye nitelendirdiği isme bundan sonra yanıt vermeyeceğini söyleyen Güç, eski il başkanlığı binasında yaşanan olaylara ilişkin de suçlamalarda bulundu.
Güç, “İl Başkanlığımızı sokak serserileriyle basmanın ve orada kaybolan birçok eşyamızın hesabını versin. İl Başkanlığımızı basarak kadınlarımıza şiddet uygulanmasının hesabını versin. Ondan sonra başka konulara değinsin” dedi.
“Arınma” tartışmasına da yanıt veren Güç, “Sen git Genel Müdürüne söyle: Biz sizin gibilerden arındık. Özümüzle, milletin umudu olan YENİ Parti’yi kurduk. Kirli pazarlıklar bu ülkenin kaderi olmamalıdır” diye konuştu.
“MİLLETİN UMUDUNU İKTİDARA TAŞIYACAĞIZ” YENİ Parti’nin Türkiye’nin yeniden ayağa kalkma iradesini temsil ettiğini savunan Güç, İzmir örgütünün iktidar hedefi doğrultusunda çalışacağını belirtti. Güç, sözlerini şöyle tamamladı: “Çözümü biz sunuyoruz, umudu biz yaratıyoruz. En güçlü kadrolar bizde.
Milletin umudunu büyüten YENİ Parti’dir. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel bu büyük değişim iradesinin öncülüğünü yapmaktadır. Biz de İzmir’de 30 ilçemizle, belediyelerimizle, örgütümüzle, üyelerimizle, kadınlarımızla ve gençlerimizle bu yürüyüşün en güçlü ayağı olacağız.
Biz hazırız. İzmir hazır. Örgütümüz hazır.
Ve en önemlisi millet hazır. Şimdi bizim görevimiz bu büyük umudu iktidara taşımaktır.”