sondakika.com
Son Dakika

Cevdet Yılmaz: Mekke Anlaşması, bölgesel barış ve istikrarı koruma kararlılığını ortaya koyan bir adım

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması'na ilişkin "Bu anlaşma, üç kardeş ülkenin ortak güvenlik anlayışını, dayanışma iradesini, bölgesel barış ve istikrarı sahiplenerek koruma kararlılığını ortaya koyan son derece ö…

Fotoğraf: TRT Haber

Yılmaz, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Pakistan'ın Ankara Büyükelçiliği'nde düzenlenen Pakistan Bağımsızlık Günü kutlamasına katıldı.

Burada konuşan Yılmaz, Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluğun köklerinin, Pakistan'ın kuruluşundan çok daha öncesine uzandığını hatırlattı.

Türk İstiklal Harbi sırasında Anadolu'nun bağımsızlık mücadelesine verilen samimi destek ve gösterilen fedakarlığın, Türk milletinin hafızasında daima müstesna bir yere sahip olacağını vurgulayan Yılmaz, bu münasebetlerin, ortak tarih, müşterek değerler ve zor zamanlarda birbirinin yanında olma iradesinden beslenen müstesna bir mahiyet taşıdığını ifade etti.

Yılmaz, Pakistan'ın 1947 yılında bağımsızlığını kazanmasının ardından Türkiye'nin, yeni Pakistan devletini tanıyan ilk ülkeler arasında yer aldığını anımsatarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin o tarihten bu yana karşılıklı saygı, güven ve dayanışma temelinde istikrarlı biçimde geliştiğini kaydetti.

Türkiye ve Pakistan'ın aradan geçen süre içerisinde bölgesel ve küresel ölçekte yaşanan pek çok sınamada birbirlerinin yanında, omuz omuza durduğunu hatırlatan Yılmaz, şöyle konuştu:

"Doğal afetler karşısında sergilenen dayanışmadan terörle mücadeleye, insani krizlerden uluslararası meselelerdeki istişarelere kadar uzanan bu ortak tutum, ilişkilerimizin sahip olduğu derinliğin en açık göstergesidir. Bugün Türkiye-Pakistan ilişkileri, tarihi kardeşliğimizin sağladığı güçlü zeminin üzerinde, kapsamlı ve çok boyutlu bir stratejik ortaklık anlayışıyla ilerlemektedir. Savunma sanayii, güvenlik, ticaret, yatırım, enerji, ulaştırma, eğitim, teknoloji ve bağlantısallık başta olmak üzere çok geniş bir alanda iş birliğimizi geliştirmekteyiz. Hedefimiz, mevcut potansiyelimizi daha etkin şekilde kullanmak ve ekonomik ilişkilerimizi halklarımızın refahına doğrudan katkı sağlayacak seviyelere taşımaktır. Siyasi ilişkilerimizin mükemmel konumunu, derinliğini, hiç kimse tartışamaz ancak kendimize şu soruyu da sormamız lazım. Bu kadar iyi siyasi ilişkiler, daha fazla ekonomik ilişki üretmeli. Bunu da inşallah hep birlikte başaracağız."

"Türkiye, Pakistan'ın güvenlik alanındaki meşru hassasiyetlerini desteklemekte"

Bu çerçevede, Türkiye ve Pakistan arasında kurumsallaşan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği mekanizmasının yanı sıra, son dönemde ortaya konulan siyasi iradenin ilişkilere yeni bir dinamizm kazandırdığına işaret eden Yılmaz, imzalanan anlaşmalar ve hayata geçirilen ortak projelerin, bu iradenin somut sonuçlara dönüştüğünü gösterdiğini söyledi.

"Türkiye-Pakistan ilişkilerinin bölgesel boyutunun da giderek daha fazla önem kazandığı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Ortak Savunma Anlaşması, Mekke Savunma Anlaşması bu bakımdan yalnızca üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin geliştirilmesine yönelik bir düzenleme değildir. Bu anlaşma, üç kardeş ülkenin ortak güvenlik anlayışını, dayanışma iradesini, bölgesel barış ve istikrarı sahiplenerek koruma kararlılığını ortaya koyan son derece önemli, tarihi bir adımdır.

Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan iş birliğinin, savunma ve güvenlik alanlarının yanı sıra ekonomi, enerji, ulaştırma, teknoloji ve diğer alanlarda da geliştirilmesinin, ülkelerimizin birbirini tamamlayan imkan ve kabiliyetlerini daha etkin biçimde değerlendirmesine olanak sağlayacağına inanıyoruz. Pakistan'ın güvenliği, istikrarı ve ekonomik kalkınması, yalnızca Pakistan bakımından değil, Güney Asya’nın ve daha geniş anlamda bölgemizin geleceği açısından da önem taşımaktadır. Türkiye, Pakistan’ın terörizmle mücadelesini ve güvenlik alanındaki meşru hassasiyetlerini desteklemekte, bölgesel meselelerin diyalog, diplomasi, uluslararası hukuk ve karşılıklı anlayış temelinde ele alınmasının önemine inanmaktadır."

"Pakistan'ın refahını kendi refahımızdan ayrı görmüyoruz"

Bu anlayışla, uluslararası platformlarda Türkiye ve Pakistan arasında giderek güçlenen eşgüdüme de büyük önem atfettiklerinin altını çizen Yılmaz, Filistin meselesinden İslam dünyasının karşı karşıya bulunduğu sınamalara, terörizmle mücadeleden insani krizlere kadar pek çok konuda iki ülkenin sergilediği yakın dayanışmanın, ortak değerlerin dış politikalara yansımasının önemli bir örneği olduğunu ifade etti.

Yılmaz, ikili ilişkilerin en kalıcı güvencesinin, devletler arasındaki işbirliğinin ötesinde, halkların arasındaki samimi bağlar olduğuna işaret ederek, Türkiye'de eğitim gören Pakistanlı öğrenciler, Pakistan'da faaliyet gösteren Türk kurumları, iş insanları arasında gelişen ortaklıklar ve toplumlar arasındaki temasların, bu kardeşliğin gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan güçlü kanallar olduğunu söyledi.

Gelecek dönemde de Türkiye ve Pakistan'ın sahip oldukları tarihi mirası çağın ihtiyaçlarıyla buluşturarak, ilişkilerini daha ileri noktalara taşıyacağına inandığını dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:

"İki ülkenin sahip olduğu siyasi irade, ekonomik potansiyel ve stratejik imkanlar, bu hedefe ulaşmamız için güçlü bir temel sunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti olarak, kardeş Pakistan'ın istikrarını, kalkınmasını ve refahını kendi istikrar ve refahımızdan ayrı görmüyoruz. Pakistan'la ilişkilerimizi her alanda daha da güçlendirme yönündeki kararlılığımızı sürdüreceğiz. Pakistan İslam Cumhuriyeti'nin Bağımsızlık Günü'nü bir kez daha en içten dileklerimle kutluyor, kardeş Pakistan halkına huzur, refah ve esenlikler diliyorum. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın Pakistan İslam Cumhuriyeti. Kardeşliğimiz ebedi ve daim olsun."

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için TRT Haber sayfasına gidin.

www.trthaber.com · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

4 kaynak

Gündem haberleri

Tümü