Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın imzaladığı savunma paktının detayları açıklandı.Milli Savunma Bakanlığı'ndan (MSB) Perşembe günü yapılan açıklamada, geçtiğimiz hafta imzalanan savunma anlaşması kapsamında üst düzey bakanların bir araya geleceği, ortak tatbikatlar düzenleneceği ve savunma sanayii alanında iş birliğinin derinleştirileceği bildirildi.MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık'ta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada, üç ülke arasındaki mevcut dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin savunma, güvenlik alanında daha kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını belirtti.Anlaşmanın temel hedefinin bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlamak, üç ülke arasındaki askeri işbirliğini geliştirmek ve muhtemel krizlere karşı ortak hareket kabiliyetini güçlendirmek olduğunu söyleyen Aktürk, "Söz konusu anlaşma savunma amaçlı olup herhangi bir ülkeyi ortak düşman ya da hasım olarak tanımlamamaktadır," dedi.Aktürk ayrıca, anlaşma kapsamında savunma bakanları, dışişleri bakanları ile genelkurmay başkanları, silahlı kuvvetler komutanlarının katılımıyla stratejik siyasi ve askeri mekanizmaların oluşturulması ve üç ülke arasındaki koordinasyonun en üst düzeyde yürütülmesinin öngörüldüğünü belirtti."Bu kapsamda komuta yeri ve arazi tatbikatlarından başlayarak, ilerleyen aşamalarda kara, deniz, hava, hava savunma ve insansız sistemlerin katılımıyla müşterek tatbikatların icra edilmesi hedeflenmektedir," diyen Aktürk, tatbikatlarla muhtemel krizler öncesinde ihtiyaç ve eksikliklerin tespit edilmesi, elde edilen tecrübelerin doktrin, eğitim ve planlama süreçlerine aktarılması ile müşterek harekat kabiliyetinin sürekli geliştirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.Aktürk, savunma sanayii alanındaki işbirliğinin anlaşmanın önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, "Bu kapsamda yalnızca ürün ve sistem tedariki değil, ortak geliştirme ve üretim, teknoloji işbirliği ile sürdürülebilir bakım ve lojistik desteğin sağlanması hedeflenmektedir," ifadelerini kullandı.İnsansız ve otonom sistemlerin, elektronik harp ve yapay zeka destekli kabiliyetlerin öncelikli işbirliği alanları arasında yer aldığını belirten Aktürk, "Mekke Ortak Savunma Anlaşması, NATO'ya alternatif veya rakip bir yapı olmayıp bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlayarak uluslararası güvenlik mimarisini tamamlayıcı bir mekanizma olarak değerlendirilmektedir. Mekanizmanın olgunlaşmasıyla birlikte, gerekli mutabakatın sağlanması halinde diğer ülkelerin katılımı da değerlendirilebilecektir," dedi."Nihai hedefimiz, barış döneminde etkin şekilde işleyen, muhtemel krizlere hazırlıklı ve ihtiyaç halinde somut askeri destek sağlayabilen kurumsal bir mekanizma oluşturmaktır. Bu işbirliğinin, ülkelerimizin güvenliğinin yanı sıra bölgesel barış, istikrar ve caydırıcılığa da önemli katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz," diye ekledi.İran’ın Körfez'deki petrol ihracatçılarını hedef alan füze saldırıları ile tırmanan bölgesel krizden endişe duyan ABD müttefiki 3 ülke, 7 Ağustos’ta Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladı.Ülkeler, anlaşmanın NATO’nın 5.
Maddesindeki kolektif savunma ilkesine benzer şekilde, üyelerden birine yapılan silahlı saldırının tümüne yapılmış sayılacağını taahhüt ettiğini belirtti.Mısır, Mekke Anlaşması'na katılacak mı?Ankara; nükleer güç Pakistan ve dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan ile imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın genişlemeye açık olduğunu vurgularken, Mısır'ın ittifaka dahil olması ihtimali de gündeme geldi.Anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptığı açıklamada Mısır’ı "doğal ortak" olarak nitelendiren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kahire ziyaretinde de paktı bölgesel iş birliği açısından bir dönüm noktası olarak tanımladı.Bakan Fidan, "Mekke ittifakı, doğası gereği bölgemiz için tarihi bir anı simgelemektedir," ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da ittifakın kapsayıcılığına dikkat çekerek, "Anlaşma, bölgemizin huzurunu amaçlayan tüm kardeş ülkelerin katılımına açıktır. Vizyonumuz üç ülkeyle sınırlı kalmayıp bölge geneline yayılmaktır" açıklamasında bulunmuştu.Ankara'nın Mısır'ı ittifaka dahil etme çabalarına karşın, Suudi Arabistan'ın Kahire'nin katılımına onay vermediği öne sürülüyor.Middle East Eye'a konuşan bölgesel kaynaklar, Suudi Arabistan'ın, Mısır yönetiminden özellikle Yemen krizinde beklediği askeri desteği alamadığı gerekçesiyle süreci Mısır olmadan ilerletmeyi tercih ettiğini iddia etti.Tüm bu iddiaların gölgesinde Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdelatty ise Ankara ile Kahire arasındaki ilişkilerin gücüne ve bölgedeki krizler karşısında sürdürülebilir koordinasyonun önemine vurgu yaptı.