Meslektaşları, yaşamını gazeteciliğe, emek mücadelesine ve Cumhuriyet değerlerine adayan Soner’i anlattı: - Mine Esen: Yaşamını emek ve insan hakları mücadelesine adayan, gerçeğin ve adaletin peşinde güçlü kalemiyle hepimize örnek olan sevgili Şükran ablamızı kaybettik. Umudun, direnişin, mücadelenin sembolüydü. Onu çok özleyeceğiz. - Emre Kongar: Büyük, çok büyük bir kayıp: Şükran ablamız!
Büyük bir yürek. Büyük bir bilinç. Emeğin savunmasına…
Sendikacılığa… Atatürk Cumhuriyeti’ne adanmış bir hayat. - Özlem Yüzak: Koridorlar, katlar sessiz. Sanki duvarları taşları bile ağlıyor.
Nasıl ağlamasınlar gazetemizin belleği yitti, gitti. - Sertaç Eş: Cumhuriyet’in her zor anında deneyimiyle, birleştiriciliğiyle devreye girdi. Cumhuriyet’in yaşamasına ömür boyu omuz verdi. Cumhuriyet aydınlanmasını savundu, gerektiğinde sendikal örgütlenmeye önderlik etti. - Orhan Bursalı: Şükran ablamız Cumhuriyet gazetesinin ve aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin, işçi sınıfının mücadele tarihinin, işçi siyaset ve hükümet ilişkilerinin derin belleğiydi. - Mustafa Balbay: Tam anlamıyla ayakta öldü.
Son nefesine kadar meslek aşkını bırakmadı. Bizlere direnmeyi kararlılığı, azmi öğretti ve yaşattı. - Özdemir İnce: Cumhuriyet gazetesinin temel direklerinden biriydi. Değerli bir Cumhuriyet aydınıydı. - Mehmet Ali Güller: Gazetemizin belleğiydi, sesli arşiviydi.
Türkiye örnek gazeteciyi değil, Aydınlanmanın yaşayan temsilcilerinden birini kaybetti. - Zülâl Kalkandelen: Atatürk’ün adını koyduğu gazeteyi emanet olarak gördü ve yaşatmak için var gücüyle destek verdi. - Barış Terkoğlu: Gazeteye atılan bombadan akıtılan kanına, anılarından kavgalarına kadar her şeyi hatırlar ve gençlere anlatırdı. Gazetemizin işçi sınıfına bakan yüzüydü. - Zeynep Oral: Onu 1968’de Beyazıt Meydanı’nda öğrenci olayları sırasında tanımıştım. O Cumhuriyet’te ben Milliyet’te muhabirdik.
Mücadele ettiği karşı çıktığı kişiler bile, onu belki sevmezdi ama yine de saygı duyardı. Artık dinlenebilirsin sevgili Şükran. - Nilgün Cerrahoğlu: Gazete “Şükran”sız eksik olacak ve eksik kalacak. Vefatını duyduğumda ilk düşüncem bu oldu.
O, Cumhuriyet’in ayrılmaz parçasıydı. Cumhuriyet’i bekleyen bir nefer gibiydi. - Jale Özgentürk: Anılarla dolu odasında yazdı, okudu, tartıştı. Genç muhabirlerin haberlerini dinledi, yol gösterdi. - Örsan Öymen: Cumhuriyet gazetesiyle özdeşleşmiş, bir ömür boyu ekonomik ve sosyal adalet, emekçi hakları, demokrasi, cumhuriyet, laiklik, bağımsız Türkiye için mücadele vermiş bir insandı.
Ailesine, dostlarına, yakınlarına, Cumhuriyet ailesine sabır, başsağlığı diliyorum. - Sevgi Özel: 80’lerde kurulan dostluğu alıp gitme kararı vermiş... Küllerle değil, güllerle gidecek.