Süleymancılar cemaatinin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgunun 2016 yılındaki ölümüyle ilgili soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Kayıtlara yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması olarak geçen ölümün ardından savcılık dosyası yıllar sonra yeniden açıldı. Soruşturma kapsamında Denizolgunun mezarı açılarak feth-i kabir işlemi gerçekleştirildi.Dosyada dikkat çeken en önemli ayrıntılardan biri ise Denizolguna yaklaşık 36 saat boyunca ulaşılamaması oldu.
Çevresiyle sürekli iletişim halinde olduğu belirtilen Denizolgunun bir buçuk gün boyunca telefonlara cevap vermemesi ve cansız bedeninin daha sonra bulunması savcılık dosyasına girdi.Soruşturmanın odak noktalarından biri haline gelen bu 36 saatlik süreçte neler yaşandı?Dosyadaki ayrıntıları CNN TÜRK İstanbul Haber Koordinatörü Nihat Uludağ aktardı.Şoför Murat Bayrak ifadesinde ne söyledi?Arif Ahmet Denizolgunun uzun yıllardır şoförlüğünü yapan Murat Bayrak, ifadesinde 2000 yılından bu yana Denizolgunun yanında çalıştığını belirtti. Bayrak, 6 Eylül 2016 günü saat 10.00da Denizolgunu Üsküdar Kısıklıdaki evinden aldığını ve Altunizadedeki iş yerine götürdüğünü, daha sonra saat 13.00 sıralarında yeniden Kısıklıdaki villasına bıraktığını anlattı.Denizolgunun kendisine 7 Eylül günü çiftliğe gitmesini ve atların bakımında kullanılan bir aracın tamiratını yaptırmasını söylediğini belirten Bayrak, yaşananları şöyle aktardı:7 Eylülde sabah saat 06.50de çiftliğe gittiğimde Arif Beyin arabası çiftliğin önündeydi. Saat 10.30a kadar bekledim ve kendisini aradım ancak telefonu açmadı.
Yarım saat sonra bir daha aradım, yine açmadı.Bayrak, bunun üzerine çiftlikte atların bakımını yapan Türkmen uyruklu Rıfat Kadiroğluna gitmesi gerektiğini ve Denizolguna ulaşamadığını söylediğini belirtti. Bayrak, Kadiroğluna, Eğer uyanırsa geldiğimi ve beklediğimi söylersin dediğini aktardı.Saat 15.00 sıralarında yeniden Kadiroğlunu aradığını söyleyen Bayrak, Kadiroğlunun Denizolgunun ikametinden çıkmadığını söylediğini belirtti. Bunun üzerine Git bir bak dediğini ve kendi işlerine devam ettiğini ifade etti.Saat 18.00 sıralarında yeniden aradığını belirten Bayrak, bahçıvanın kendisine Çekiniyorum girmeye dediğini anlattı.Bayrak, saat 19.00 sıralarında yeniden bahçıvanı aradığını, kontrol etmediğini öğrenince Ahmet Soygeli arayarak, Gel beraber bakalım Arif Beye dediğini söyledi.Saat 20.00 sıralarında bahçıvanın ağlayarak telefonu açtığını anlatan Bayrak, kendisine Ben ikamete girdim, Arif Bey vefat etmiş dediğini aktardı.Bayrak ifadesinin devamında şunları söyledi:Biz de çiftliğe varmıştık.
Üçümüz ikamete girdik. Arif Beyin üçlü koltukta, üzerinde binici kıyafetleriyle uzanır vaziyette yattığını, ağzından kan geldiğini ve kanın kuruduğunu gördüm.Ahmet Soygel: Üçlü koltuğa uzanmış haldeydiDenizolgunun Kısıklıdaki konutunun yaveri Ahmet Soygel de ifadesinde 7 Eylül 2016 günü yaşananları anlattı.Soygel, saat 19.00 sıralarında Denizolgunun özel şoförü Murat Bayrakın kendisini aradığını ve birlikte yola çıktıklarını söyledi.Yolculuk sırasında Bayrakın Beykozdaki çiftlikte bulunan Rıfat Kadiroğlunu arayarak Denizolgunun çiftlikten çıkıp çıkmadığını sorduğunu belirten Soygel, çiftliğe geldiklerinde yaşananları şöyle anlattı:Ben bahçedeyken Murat bana Arif Beyin öldüğünü söyledi. Arif Beyin üçlü koltuğa uzanır şekilde olduğunu, ağzından kan geldiğini ve kanın da kuruduğunu gördük.Soygel, daha sonra Denizolgunun yakınları ile özel doktorunun arandığını, ardından polis ve savcının olay yerine geldiğini ifade etti:Seyis Rıfat Kadiroğlunun ifadesi: Saat 17.00de tek başına eve girdiÇiftlikte üç yıldır seyis olarak çalıştığını belirten Rıfat Kadiroğlu, Denizolgunun haftada bir gün çiftliğe gelerek at bindiğini, zaman zaman da çiftlikte kaldığını söyledi.Kadiroğlu, Denizolgunun kendisini eve çağırmadığını ve bu konuda kendisine özel talimat verdiğini belirtti.Kadiroğlu, 6 Eylül 2016 günü saat 15.00 sıralarında Denizolgunun Beykozdaki çiftliğe geldiğini söyledi.Denizolgunun saat 17.00ye kadar çiftlikte atla dolaştığını ve üzerinde binici kıyafetleri bulunduğunu anlatan Kadiroğlu, saat 17.00 sıralarında Denizolgunun tek başına eve girdiğini gördüğünü ifade etti.Kadiroğlu, ertesi sabah yaşananları ise şöyle anlattı:Saat sabah 07.00 sıralarında şoförü Murat geldi ve bana Arif Bey nerede? diye sordu.
Ben de evde olduğunu söyledim. Murat bir süre durdu ve gezindi.Kadiroğlu, Murat Bayrakın saat 13.00 sıralarında arabasına binerek çiftlikten ayrıldığını söyledi.Saat 17.00ye kadar Denizolgunun evden çıkmaması üzerine Murat Bayrakı aradığını belirten Kadiroğlu, Denizolgun ile konuşup konuşmadığını sorduğunu aktardı.Kadiroğlunun ifadesine göre Bayrak kendisine, Eve git, bak, kontrol et dedi. Bunun üzerine kapıya gittiğini ve kapıyı çaldığını belirten Kadiroğlu, içeriden herhangi bir cevap alamadığını söyledi.Saat 19.00 sıralarında Bayrakın kendisini yeniden aradığını anlatan Kadiroğlu, Bayrakın Kapıyı çal, ses gelmezse anahtarla içeri gir dediğini aktardı.Kadiroğlu, daha sonra eve girdiğini ve ikinci kata çıktığını belirterek şunları söyledi:Arif Denizolgunun koltukta yatar şekilde hareketsiz olduğunu gördüm.
Korktum ve dışarı çıktım. Sonrasında nabzına baktık, ölmüştü.Kadiroğlu, daha sonra Hilmi Tuna diye seslendikleri bir yeğeninin çiftliğe geldiğini, polis ekipleri olay yerine ulaştığında Hilmi Tunanın da çiftlikte bulunduğunu ifade etti.Soruşturmanın odağında 36 saatlik süreç varSavcılık soruşturmasında şimdi Denizolgunun son kez görüldüğü saatler, kendisine yapılan telefon aramaları, çiftlikte bulunan kişilerin ifadeleri ve cansız bedeninin bulunmasına kadar geçen süreç ayrıntılı biçimde inceleniyor.Özellikle Denizolguna uzun süre ulaşılamaması ve ölümünün ardından geçen yıllar sonrasında mezarının açılarak feth-i kabir işlemi yapılması, soruşturmanın yeniden gündeme gelmesine neden oldu.Yapılacak adli incelemelerin, Arif Ahmet Denizolgunun ölümüne ilişkin dosyada cevabı aranan sorulara ışık tutması bekleniyor. İLGİLİ HABER Türkiye Kuriş dosyası: Arif Ahmet Denizolgun'un mezarı açılıp feth-i kabir işlemi tamamlandı