Dünyayı etkisi altına alan sıcak hava dalgasının etkisiyle Pasifik Okyanusu'nda aynı anda üç kasırganın farklı yönlerden ilerlemeye başladı.
Uzmanlar tarafından "nadir" olarak nitelendirilen olay, artık 'doğa olayı' olmaktan çıkmış durumda. Zira küresel ısınmanın etkisiyle yaşanan durum 11 yıl sonra ilk kez görülüyor.
Michigan Üniversitesi'nden iklim bilimci Julia Cole, üç kasırganın eş zamanlı görülmesinin kesinlikle nadir olduğunu belirtti.
Cole, "El Nino'nun neden olduğu ısınma bu fırtınalar için uygun zemini hazırlıyor. Fırtınalar büyük ölçüde sıcak sulardan besleniyor. Tropikal Pasifik normalden sıcak olduğunda güçlü fırtınalarda artış görüyoruz" dedi.
Karina, Lowell ve Marie isimli fırtınalar, tarihi seviyelere yaklaşan El Nino'nun etkisiyle güçlendi. Uzmanlar ise gelecek yazın çok daha kötü olacağını vurguladı.
Baja California açıklarında ilerleyen Tropikal Fırtına Marie, çarşamba gecesi güçlenerek kasırgaya dönüştü.
Böylece Marie, ABD'nin batısına doğru ilerleyen Kategori 4 seviyesindeki Karina ve Lowell'ın ardından üçüncü kasırga oldu.
ABD Ulusal Kasırga Merkezi (NHC), Lowell'ın Hawaii'nin Hilo kentinin yaklaşık 710 kilometre güneyinde bulunduğunu bildirdi.
Kategori 4 seviyesindeki kasırganın önümüzdeki birkaç gün boyunca büyük bir kasırga olarak kalması bekleniyor.
NHC, Lowell'ın oluşturduğu dalgaların Hawaii Adaları'nın bazı kesimlerinde hayati tehlike yaratabilecek kıyı dalgalarına ve dip akıntılarına yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Kasırganın uzun vadeli rotası ve şiddetine ilişkin tahminlerin normalden daha belirsiz olduğu belirtildi.
Hawaii, geçen ay Büyük Ada'nın güneyinden geçen Lala Kasırgası'nın yol açtığı yıkıcı rüzgarlar ve şiddetli ani sellerin etkilerini atlatmaya çalışıyor.
Uzmanlara göre bu sıra dışı tablonun arkasında okyanus ve atmosfer koşullarının bir araya gelmesi bulunuyor.
Sıcak okyanus suları kasırgalara enerji sağlarken, El Nino'nun atmosfer üzerindeki etkisi dikey rüzgar kesmesini azaltıyor.
Miami Üniversitesi'nden atmosfer bilimci Benjamin Kirtman, iklim sisteminin son 20 yılda önemli ölçüde ısındığına dikkat çekti.
Kirtman, okyanus yüzeyinin uzun dönem ortalamasından ne kadar sıcak olduğunu gösteren sıcaklık farkının şimdiden rekor seviyelere yaklaştığını belirtti.
Pasifik'te benzer bir durum son olarak 2015 yılında, güçlü bir El Nino'nun yaşandığı dönemde görülmüştü.
O dönemde Kilo, Ignacio ve Jimena kasırgaları ile 14E Tropikal Depresyonu aynı anda Pasifik üzerinde ilerlemişti.
Bu yılki El Nino'nun kayıtlardaki en güçlü El Nino olma ihtimali yüzde 69 olarak hesaplanıyor.
Nitekim sıcak hava dalgasının yarattığı 'tarihteki en sıcak yazın' gelecek yıl yaşanacak yaz mevsimine göre serin kalacağı değerlendiriliyor.
Birleşmiş Milletler raporuna göre dünya su sıcakları biyoçeşitliliğin ölüm sürecinin başlaması anlamına gelen 1.5 derece eşeğini aşarak 2.5 dereceye yaklaştı.
Bu etkiyle yaşanan hava olaylarıının en güçlü seviyesine ekim-aralık döneminde ulaşması beklenmesine rağmen etkileri şimdiden dünyanın farklı bölgelerinde hissediliyor.
El Nino'nun etkileri yalnızca Pasifik'teki kasırgalarla sınırlı değil. Dünyanın en büyük hamsi avcısı olan Peru'da ısınan denizler üretimi ciddi biçimde düşürürken, Sudan'da kritik yağışların gecikmesi Nil Nehri'ndeki su seviyelerinin hızla düşmesiyle ilişkilendiriliyor.
Uzmanlar, iklim değişikliğinin El Nino'nun etkilerini daha da ağırlaştırabileceği konusunda uyarıyor.
Daha sıcak bir atmosferin daha fazla nem tutması aşırı yağışları şiddetlendirirken, kuraklık görülen bölgelerde toprakların daha fazla kurumasına neden olabiliyor.