Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'ya yönelik ifadeleri nedeniyle yargılandığı davada karar açıklandı.Mahkeme, İmamoğlu'na 2 yıl 1 ay hapis cezası verirken, siyasi yasak niteliği taşıyan Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53'üncü maddesinin uygulanmasına da karar verdi.TCK'nın 53'üncü maddesi kapsamında verilen hüküm, İmamoğlu'nun bazı siyasi haklardan yoksun bırakılmasını öngörüyor. Hapis cezası ve hak yoksunluğunun uygulanması için kararın kanun yollarının tamamlanmasının ardından kesinleşmesi gerekiyor.Kararın istinafta bozulmaması ve kesinleşmesi halinde İmamoğlu hakkındaki siyasi yasak da uygulanacak. İBB Başkanlığı için ise belediye meclisi üyeleri arasında yeniden seçim yapılması gündeme gelecek.İmamoğlu aynı davada daha önce iki kez beraat etmiş, ancak beraat kararları istinaf tarafından "usulsüzlük" gerekçesiyle bozulmuştu.İmamoğlu: Benim adıma karar verecek hiçbir mahkeme yokturMahkeme kararının ardından salonda tepki gösteren İmamoğlu, Türkiye'de kendi adına karar verecek bir mahkeme bulunmadığını savundu.İmamoğlu, "Hepinizi öpüyorum.
Benim adıma Türkiye'de karar verecek hiçbir mahkeme yoktur," dedi.Yargıya yönelik eleştirilerini sürdüren İmamoğlu, "Hiçbir mahkemede de atanan hiçbir hakim benim adıma karar verecek diye gelmedi. Ve yere düşen Türk yargısına sağlam bir tekme vurulmuştur. Moralinizi yüksek tutun..." ifadelerini kullandı.Kılıçdaroğlu'nun Euronews'e sözlerine yanıt verdiİmamoğlu, duruşmadaki savunması sırasında Kemal Kılıçdaroğlu'nun hafta başında Euronews'e verdiği röportajda kendisi için kullandığı, "Siyasi tutuklu değil, siyasi görüşü dolayısıyla içeri alınmış bir insan değil," sözlerine de yanıt verdi.İmamoğlu, "Ben, tümüyle siyasi davaların muhatabıyım.
Ben siyasi tutukluyum, tutsağım. Ben, bu ülkenin 87 milyon yurttaşımız için verdiğim Cumhuriyet, demokrasi ve adalet mücadelesinin siyasi esiriyim," dedi.Açıklamasını sürdüren İmamoğlu, "Ancak Yaradan'a şükürler olsun ki milletin gözünde sokağa çıkamayan, caddelerde, meydanlarda dolaşamayan, toplumun vicdanına hapsolmuş siyasi bir beden değilim. Allah kimseyi 80 yaşında bu duruma düşürmesin," ifadelerini kullandı.Kılıçdaroğlu, Euronews'e verdiği röportajda İmamoğlu'nun tutuklanmasını doğru bulmadığını belirtmiş ancak İmamoğlu'nu "siyasi tutuklu" olarak nitelendirmediğini söylemişti.'Hakaret kastım yoktu'İmamoğlu, savunmasında davanın eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı ile 2022'de yaşanan tartışmanın ardından açıldığını anlattı.Yazıcı'nın kendisine karşı "nezaketsizlik" yaptığını savunan İmamoğlu, daha sonra kendisinden şikayetçi olunmasına tepki göstererek "Yavuz hırsız ev sahibini bastırır" ifadesini kullandı.İmamoğlu, Yazıcı'ya yönelik kullandığı "nezaketsiz" sözünün hakaret amacı taşımadığını söyledi.Olayın hemen ardından yaptığı başka bir konuşmanın da dava dosyasına dahil edildiğini belirten İmamoğlu, iddianamede sözlerinin bağlamından koparıldığını öne sürdü.İmamoğlu, "İddianamede cümlelerin kesilerek, sanki müştekinin şahsından ve onun adi bir hırsızlık veya yolsuzluk yaptığından bahsediyormuşum gibi aktarılmış," dedi.Savcının mütalaasına tepki gösterdiSavcılığın hapis cezası talep ettiği mütalaanın ardından mahkeme İmamoğlu'na karar öncesindeki son sözlerini sordu.İmamoğlu, iddianame ve savcılık mütalaasını eleştirerek, "Sayın hakim; ne böyle bir mütalaa olur ne de böyle bir iddianame olur.
Ne yazık ki şu anda bu mahkemenin bile burada kurulu olması, yüce Türk yargısı adına utanç vericidir ve skandaldır," dedi.Savcının mütalaasını "mesnetsiz, anlamsız ve kasıtlı" olarak nitelendiren İmamoğlu, mahkeme heyetine şu sözlerle seslendi:"Umarım siz doğru bir karar vermeye yönelik bir adım atarsınız. Ve Türk yargısına, yere düşmüş Türk yargısına bir tekme de siz vurmazsınız."İmamoğlu'nun ardından söz alan avukatları da müvekkillerinin beraatini talep etti.Mahkeme heyeti ise İmamoğlu'nun 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılmasına ve hakkında TCK'nın 53'üncü maddesinin uygulanmasına karar verdi.Dava 2022'deki Tuzla programına dayanıyorDavanın çıkış noktası, 25 Ekim 2022'de düzenlenen "Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi 3. Etap Açılış Programı"nda yaşanan gerginlik oldu.Program sırasında dönemin Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı ile İmamoğlu arasında tartışma yaşandı.İmamoğlu burada yaptığı konuşmada, "Arkadaşlar, o arkadaşı buraya germeye gelmiş, bırakın.
Sakin, nezaketsiz, bakın arkadaşlar müsaade edin. Bir sakin olun. Vatandaşlarımız buraya döner misiniz?
Lütfen, lütfen... Bakın provokasyon devam ediyor. İlgilenmeyin, kötü söz sahibine aittir," ifadelerini kullandı.Bu ifadelerin ardından Yazıcı'nın şikayeti üzerine İmamoğlu hakkında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama", "suç işlemeye tahrik", "hakaret" ve "iftira" suçlamalarıyla dava açıldı.İmamoğlu bu davada iki kez beraat etti.
Ancak beraat kararlarının istinaf tarafından "usulsüzlük" gerekçesiyle bozulmasının ardından dosya yeniden görüldü.Silivri'den duruşmaya götürülürken geri dönmüştüİmamoğlu, yeniden görülen dava kapsamında 5 Haziran sabahı Silivri'den duruşmaya götürülmek üzere yola çıkarılmış, ancak içinde bulunduğu aracın arızalandığı gerekçesiyle geri götürülmüştü.Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılan İmamoğlu, bu süreçte lavabo ihtiyacının dahi karşılanmadığını ve "psikolojik işkenceye" maruz kaldığını ileri sürmüştü.İmamoğlu, yolculuk sırasında yaşananlara ilişkin, "Arıza yaptıysa neden geri dönüyoruz? Arızalı bir araçla geri dönmek nasıl bir çözüm olabilir?" diye sormuştu.İmamoğlu ayrıca, "Yapılan yanlışsa ne Türk askerini ne de şoförü alet etmeyin dedim. Bugün yaşanan tarihî bir zulümdür, işkencedir," ifadelerini kullanmıştı.