İzmir Aliağa’da 29 Kasım 2024’te boşanma davasının karar duruşması öncesinde boşanma aşamasındaki eşi U.B. ile kızı B.B’yi bıçaklayan A.B’nin yargılandığı davanın duruşması geçen hafta görüldü. Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilirken dava 7 Ekim 2026’ya ertelendi.
Cumhuriyet’e konuşan ve babası tarafından bıçakla yaralanan B.B., saldırının, annesi U.B’nin A.B. ile yaklaşık beş yıl süren boşanma davasının karar duruşmasının görüleceği gün yaşandığını anlattı. Boşanmanın Ocak 2026’da kesinleştiğini aktaran B.B., süreç boyunca annesine yönelik çeşitli suçlamalar ve iftiralar yöneltildiğini öne sürdü. Babasının kendisi ve kardeşleri hakkında da DNA testi talep ettiğini söyleyen B.B., testlerin sonucunda herhangi bir sorun çıkmadığını ifade etti. ‘JANDARMA OLMASAYDI KURTULAMAZDIK’ Saldırının yaşandığı gün annesi ve kardeşleriyle birlikte annesinin teyzesinin evinde olduklarını anlatan B.B., babası A.B’nin sabah saatlerinde evin arka kapısından içeri girdiğini söyledi.
B.B., “İlk benimle karşılaştı. Beni bacağımdan bıçakladı. Daha sonra anneme saldırdı” dedi.
B.B., olay yerine yakın bir jandarma karakolu bulunduğunu ve sabah görevine giden bir jandarma personelinin yoldaki kalabalığı fark ederek durduğunu söyledi. Jandarma personelinin henüz üniformasını giymemiş halde eve girerek A.B’yi etkisiz hale getirdiğini aktaran B.B., “O memur o an oradan geçmeseydi, gerçek polisi ya da ambulansı bekliyor olsaydık biz şu an hayatta olmazdık” dedi. BUNA NASIL İZİN VERİLDİ?
B.B., saldırının üzerinden yaklaşık iki yıl geçmesine karşın bacağındaki sinir hasarının devam ettiğini belirterek Adli Tıp raporuna ilişkin itirazlarını anlattı. Bacağında diz kapağının altından itibaren his kaybı bulunduğunu söyleyen B.B., “Ama Adli Tıp Kurumu bu hasarın kalıcı olmadığını söyledi. Sakat kalmam mı gerekiyordu onun ağır ceza alabilmesi için?” dedi.
Duruşmada sanık tarafının, U.B’nin kendisini aldattığını öne sürerek bazı telefon numaralarına ilişkin son 10 yıllık kayıtların incelenmesini talep ettiği belirtildi. Mahkeme, söz konusu kayıtların incelenmesi ve tarafların görüş bildirmesi için 15 günlük süre verdi. B.B., sanığın annesine yönelik bu iddiaları sürdürmesine tepki göstererek “Bu bir aile mahkemesi değil, ağır ceza mahkemesi.
Buna rağmen izin verdiler” dedi. ‘MÜNFERIT DEĞIL’ Davanın takipçisi olan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, “Platform olarak yayımladığımız verilerde şunu çok net görüyoruz: Kadınlar en çok kendi hayatlarıyla ilgili karar aldıklarında evlerinde ayrılmak istedikleri ya da ayrıldıkları erkekler tarafından öldürülüyor. Bu yüzden ne takip ettiğimiz bu davadaki olay münferit ne de öldürülen ya da öldürülmeye çalışan kadın davaları münferit. Bütün bunlar son 25 yıldır bizi yöneten siyasi iktidarın kadın politikaları.
İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıkılması ve ilan ettikleri aile yılı politikasıdır” diye konuştu.