Ülkemizde son dönemde ortaya çıkan fon krizi ve finansal piyasa skandalı, bazı yöneticilerin aşırı risk alması ya da yatırımcıların yanlış tercihleriyle açıklanamayacak kadar büyük bir yapıya işaret ediyor. Bu ölçekte bir yapının nasıl büyüyebildiğini anlamak için para hareketlerinin çevresindeki kurumsal düzene de bakmak gerekiyor. Fon kuruluyor, izin alıyor, varlık satın alıyor, fiyat oluşturuyor, saklama ve aracılık hizmeti kullanıyor.
Bütün bu süreç boyunca gözetilmesi bekleniyor. Türkiye’nin 2001 krizinden sonra bağımsız düzenleyici kurumları güçlendirmesinin arkasında bu anlayış vardı. Bankacılık, sermaye piyasaları, para politikası, enerji ve iletişim gibi alanlarda günlük siyasi kararlardan belirli ölçüde uzak, kurala dayalı bir yapı oluşturulmak istendi.



