Lig başlangıcı ve Trabzonspor maçına lider gelinmesi, Galatasaray’ın sezon başından beri yaptığı hataların üzerini örtüyordu, halı altına süpürülüyordu.
Liderlik vardı, puanlar vardı, ama istenen oyun yoktu. Bugün ise makyaj silindi, gerçekler ortaya çıktı.
Galatasaray, Okan Buruk döneminin en kötü futbolunu oynadı. Üstelik sıradan bir mağlubiyet değil, hafızalara kazınacak bir hezimet yaşadı. Sahaya çıkan hiçbir oyuncu vasatı aşamadı. Kadro kalitesi ve piyasa değeri bakımından rakibinin çok üzerinde olan Galatasaray, sahada adeta yokları oynadı.
Asıl düşündürücü olan ise bunun bir gecelik kötü performans olmaması. Galatasaray'ın sezon başından beri görünen sorunları Trabzonspor karşısında artık saklanamayacak hale geldi.
Yeni transferlerin hiçbiri hazır değil. Takıma katkıları yok denecek kadar az.
Savunmada Davinson Sanchez'in yaptığı hatalar artık sıradanlaşmış durumda. Uğurcan Çakır ise sezon başından bu yana beklenen performansın uzağında. Yunus’un yenilen ilk gol öncesi bakmadan attığı pas evlere şenlik…
Ve Galatasaray bir gol yediğinde yaşadığı mental çöküş yine kendisini gösterdi. Tek golün ardından takımın bütün dengesi bozuldu. Oyuncuların özgüveni gitti, oyun planı dağıldı ve Galatasaray mücadeleden koptu.
Bu kadar kaliteli ve deneyimli bir takımın, bir gol yedikten sonra bu kadar kolay çözülmesi kabul edilebilir değil.
Osimhen yoksa Galatasaray da yok mu? Asıl alarm veren konu ise burada başlıyor. Galatasaray, Osimhen'siz çıktığı iki kritik maçta önce Sporting'e, ardından Trabzonspor'a kaybetti.
Osimhen'in varlığı Galatasaray için elbette büyük bir avantaj. Ancak şampiyonluk hedefleyen bir takımın bütün hücum planını tek bir oyuncunun varlığına bağlaması kabul edilemez.
Osimhen varsa çözüm var, Osimhen yoksa plan yok. İşte bugün ortaya çıkan en büyük gerçek bu. Okan Buruk'un, Osimhen'in olmadığı senaryoya alternatif bir oyun planı üretmesi gerekiyor. Çünkü sezon boyunca her maç Osimhen'in sahada olması mümkün değil.
Galatasaray'ın problemi yalnızca Osimhen'in yokluğu değil. Osimhen yokken ne yapacağını bilmemesi.
Mayısta ne eksikse bugün de aynı… Galatasaray'ın geçen sezon sonunda görünen eksikleri vardı. Eylül ayının sonuna geliyoruz. Aynı eksikler hala yerinde duruyor.
Yani Galatasaray geçen sezonun sonunda hangi problemleri yaşıyorsa, yeni sezonda da o problemleri çözmeden devam ediyor. Üstelik bu sorunlar ocak ayına kadar sürecek.
Transfer döneminde yapılması gereken hamlelerin zamanında yapılmaması, alternatiflerin oluşturulmaması ve bazı bölgelere yeterli takviyenin gelmemesi bugün sahada faturaya dönüştü. Bunun sorumluluğu da doğal olarak teknik heyetin ve yönetimin omuzlarında.
Bu hezimet kime yazar? Bu maçın faturası sadece futbolculara kesilemez. Bu hezimetin asıl faturası Dursun Özbek ve Okan Buruk'a çıkar. Galatasaray'ın uzun süredir konuşulan problemleri artık gizlenemez durumda. Liderlik, Galatasaray'ın sorunlarını bir süreliğine gizledi. Puan tablosu, kötü oyunun üzerini örttü. Ama Trabzonspor maçı o örtüyü kaldırdı. Galatasaray'ın artık çok ciddi bir soruyla yüzleşmesi gerekiyor: Osimhen olmadığında bu takım ne oynayacak?