sondakika.com
Son Dakika

Karanlık madde arayışında heyecanlandıran gelişme: Gizemli bir sinyal tespit edildi

Karanlık maddeyi bulmak için yürütülen LZ deneyinde beklenmedik bir sinyal tespit edildi. Sinyalin kaynağı henüz bilinmiyor ancak araştırmacılar bulguyu son derece ilgi çekici buluyor.

Fotoğraf: DonanımHaber

Evrenin büyük bölümünü oluşturduğu düşünülen karanlık madde, modern fiziğin en büyük gizemlerinden biri olmaya devam ediyor. Bugüne kadar doğrudan gözlemlenemeyen bu görünmez madde, varlığını yalnızca galaksiler üzerindeki kütleçekim etkileriyle hissettiriyor. Karanlık maddeye dair daha doğrudan gözlemler peşinde olan bilim dünyası, yıllardır bunun için çeşitli çalışmalar yürütüyor.

İşte bu çalışmalardan biri olan LUX-ZEPLIN (LZ) deneyinde, şu ana kadarki en ilginç sinyallerden birine erişildi. Dünyanın en hassas karanlık madde dedektörlerinden biri olan LUX-ZEPLIN (LZ) tarafından yakalanan sıra dışı bir parçacık etkileşimi, karanlık madde arayışında yeni bir heyecan yarattı. Araştırmacılar, bilinen parçacıklarla açıklanması oldukça zor olan münferit bir olay tespit etti.

Bu olayın karanlık maddeden kaynaklandığı henüz kesin olarak söylenemiyor. Ancak bu sinyal, LZ deneyinin bugüne kadar karşılaştığı en dikkat çekici, karanlık maddeye ait olma ihtimali en yüksek sinyal olarak değerlendiriliyor. LZ Ekibi, Yerin 1.5 Kilometre Altında Karanlık Madde Sinyallerini Yakalamaya Çalışıyor LZ deneyi, karanlık madde için önde gelen adaylardan biri olan WIMP'leri (zayıf etkileşimli kütleli parçacıklar) tespit etmek amacıyla geliştirildi.

WIMP'ler, normal maddeyle son derece zayıf etkileşime girmeleri nedeniyle doğrudan gözlemlenmeleri oldukça zor olan varsayımsal parçacıklar. Bilim insanları, bu parçacıkların çok nadir de olsa normal maddeyle çarpışabileceğini ve böyle bir etkileşimin hassas dedektörler tarafından tespit edilebileceğini düşünüyor. LZ de tam olarak bu tür etkileşimleri arıyor.

Güney Dakota'da yerin yaklaşık 1,5 kilometre altında bulunan LZ, tonlarca sıvı ksenon içeren dev bir dedektör kullanıyor. Kimyasal olarak oldukça tepkisiz bir soy gaz olan ksenonun seçilmesinin başlıca nedeni, bir parçacığın bu sıvı içerisinde oluşturduğu çok küçük etkileşimlerin ışık ve elektrik sinyalleri şeklinde tespit edilebilmesi. Dedektörün yerin derinliklerine kurulmasının sebebi ise kozmik ışınlar gibi Dünya yüzeyinde sürekli bulunan parçacıkların oluşturabileceği sahte sinyalleri mümkün olduğunca azaltmak.

Araştırmacılar son çalışmada, Mart 2023 ile Nisan 2024 arasında toplanan 220 günlük veriyi inceledi. Önceki LZ araştırmalarında daha çok düşük enerjili etkileşimlere odaklanılırken (çünkü mevcut karanlık madde modellerinde WIMP'lerden kaynaklanabilecek sinyallerin öncelikle daha düşük enerjilerde ortaya çıkması bekleniyor), bu kez daha yüksek enerjili sinyallerin bulunduğu bir bölge araştırıldı. Bu beklenmedik keşif de bu tarama sırasında gerçekleşti.

Verilerde, yüksek enerjili etkileşimlerin bulunduğu ve normalde arka plan sinyallerinin son derece düşük olması beklenen bir bölgede tek bir parçacık etkileşimi tespit edildi. Şimdi araştırmacılar bu tespiti doğrulayacak benzer sinyaller arıyor. Eğer bu olay gerçekten karanlık maddeden kaynaklanıyorsa, sonuç WIMP'lerin sanılandan daha ağır olabileceğine işaret edecek.

Ancak bilim insanları bunun için henüz yeterli kanıta sahip değil. LZ ekibi, bulgunun istatistiksel anlamlılığını 2,6 sigma olarak hesaplıyor. Bu değer, bilim dünyasında yeni bir keşif ilan etmek için gereken seviyenin oldukça altında.

LZ; kozmik ışınlar ve nötronlar gibi diğer parçacıkların oluşturabileceği sinyalleri engellemek için birden fazla kalkan ve gelişmiş analiz yöntemleri kullanıyor olsa da zaman zaman yanlış sonuçlara sebep olacak "sızıntılar" yaşanabiliyor. LZ sözcüsü Rick Gaitskell, araştırmacıların bu nedenle son derece temkinli olduğunu belirtiyor. Gaitskell'e göre ekip, karanlık madde gördüğünü iddia etmiyor; yalnızca açıklaması henüz net olmayan ve bilim camiasının değerlendirmesine sunulabilecek kadar ilginç bir olayla karşı karşıya olduklarını vurguluyor.

Bu noktada araştırmacıların nihai amacı, söz konusu sinyalin gerçekten yeni bir fizik olayına mı işaret ettiğini, yoksa daha önce fark edilmemiş bir arka plan sürecinden mi kaynaklandığını belirlemek. LZ Daha Fazla Veriyle Sinyalin Kaynağını Araştıracak LZ ekibinin şimdi bu olayı daha derinlemesine araştırmak için elinde kıymetli veriler var. Çünkü ekip mevcut analizde kullanılan 220 günlük veriden çok daha fazlasını toplamış durumda.

Araştırmacılar şimdi bu ek gözlemleri inceleyerek sıra dışı sinyalin tekrar ortaya çıkıp çıkmadığını kontrol edecek. Eğer benzer olayların sayısı artarsa, sinyalin karanlık maddeyle ilişkili olabileceğine yönelik kanıtlar güçlenmiş olacak. Ancak sinyal ortadan kaybolursa veya bilinen ya da yeni keşfedilen bir arka plan süreciyle açıklanabilirse, karanlık madde ihtimali zayıflayacak.

Uzun vadede ise araştırmacılar, bu tür sinyalleri anlamak için LZ'den çok daha büyük dedektörlere ihtiyaç duyulacağını düşünüyor. Bu kapsamda geliştirilen XLZD Rare Event Observatory, LZ'nin yaklaşık 10 katı kadar sıvı ksenon içerecek. Bu büyüklükte bir dedektörün kullanım ömrü boyunca yüzlerce benzer etkileşimi tespit edebilmesi ve böylece bunların gerçekten yeni fiziğin işareti olup olmadığının anlaşılabilmesi hedefleniyor.

Bu projenin 2030'ların ortalarında faaliyete geçmesi planlanıyor.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için DonanımHaber sayfasına gidin.

www.donanimhaber.com · Haberi kaynağında oku

Teknoloji haberleri

Tümü