İstanbul’un Tuzla, Sultanbeyli, Arnavutköy, Eyüpsultan, Sarıyer, Beykoz, Pendik, Çekmeköy, Sancaktepe ve Çatalca ilçelerini kapsayan proje için hazırlanan ÇED raporu Bakanlığa sunuldu. Proje için 17 Eylül’de İnceleme Değerlendirme Komisyonu toplanacak.
ÇED dosyası ise projenin doğa üzerindeki etkisinin boyutunu ortaya koydu. Buna göre demiryolu güzergahında 45 bine kadar ağacın kesilmesi öngörülüyor. Kesilecek ağaçların başında 15 bin 360 ile 28 bin 799 adet ile meşe geliyor. Sahilçamı, karaçam, kızılçam ve kayının yanı sıra diğer ağaç türleri ve karışık meşcereler de kesimden etkilenecek.
Proje güzergahında beşi doğal olmak üzere yedi farklı habitat tespit edildi. ÇED raporunda karışık yaprak döken ormanların Kuzey Marmara ormanlarının tipik temsilcileri olduğu belirtiliyor. Bu alanlarda meşe, ıhlamur, kestane, fındık ve gürgen gibi türler bulunuyor. Üstelik proje yalnızca hat koridoruyla sınırlı değil. ÇED dosyasında Kuzey Ormanları kesiminde tünel havalandırma şaftları ve şantiye lojistik sahaları da planlanıyor.
ÇED’de proje alanında farklı doğal habitatların yanı sıra tarım alanlarının da bulunduğu belirtiliyor. Güzergahın yaklaşık 40.18 kilometresi tarım alanlarından geçiyor. Yerleşim alanlarından geçen bölüm ise 17.62 kilometre. Projenin önemli bölümü tünellerden oluşacak. Ana hat ve kaçış tünellerinin toplam uzunluğu yaklaşık 64.56 kilometre. Ancak tüneller yüzeydeki tüm müdahaleleri ortadan kaldırmıyor. Köprüler, şaftlar, yaklaşım dolguları ve şantiye alanlarıyla yüzeyde de geniş bir çalışma yürütülecek.
Projenin güzergahı İstanbul’un içme suyu havzalarına da giriyor. Ömerli, Alibey, Sazlıdere ve Büyükçekmece havzalarındaki koruma alanları, proje güzergahıyla kesişiyor. ÇED’e göre Devlet Su İşleri, baraj rezervuar alanlarında projeye ait yapı ve faaliyetlerin yapılmasını uygun bulmadı.