Türkiye işçi hareketinin son yıllardaki en dikkat çekici hak mücadelelerinden biri, ilk somut kazanımın elde edilmesiyle yeni bir evreye girdi.
Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki madenlerde çalışan işçilerin uzun süredir ödenmeyen ücret, kıdem ve ihbar tazminatları ile diğer işçilik alacaklarının ilk taksitinin hesaplara yatırılması üzerine Bağımsız Maden-İş Sendikası, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki 17 günlük direnişi sona erdirdi.
Karar, direniş alanında yapılan değerlendirme toplantısının ardından işçilerin oybirliğiyle alındı. Açıklamanın ardından madenciler, günlerdir birlikte taşıdıkları pankartların önünde bu kez "Zafer direnen emekçinin oldu" sloganı attı.
Sendika, eylemin sona ermesini mücadelenin bittiği değil, ilk hedefinin gerçekleştiği bir aşama olarak değerlendirdi. İlk ödemenin yapılmasıyla işverenin yükümlülüğünü fiilen kabul ettiğini belirten sendika, kalan alacakların eksiksiz ödenmesi ve ödeme takviminin uygulanmasının takipçisi olacağını açıkladı.
İlk kazanım, ağır baskılara rağmen geldi
Bağımsız Maden-İş avukatı Mürsel Ünder, ilk taksitlerin hesaplara yatırılmasının ardından direnişi sonlandırma kararı aldıklarını duyurdu. Ünder, sonucun elde edilmesinde tutuklu Sendika Genel Başkanı Gökay Çakır ile örgütlenme uzmanı Başaran Aksu'nun önemli payı bulunduğunu söyledi.
Ünder, ilgili üç bakanlığın süreç boyunca işçilerin taleplerine açık destek vermediğini belirterek, ilk ödemenin idari bir girişimin değil, işçilerin kararlılıkla sürdürdüğü mücadelenin sonucu olduğunu ifade etti.
Bakanlık önünde başlayan mücadele ülke gündemine taşındı
Direniş, Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Doruk Madencilik ve Eti Maden sahalarında çalışan işçilerin maaşları, kıdem ve ihbar tazminatları ile diğer işçilik alacaklarının uzun süredir ödenmemesi üzerine başladı.
Haklarını alamayan işçiler, sorunun yalnızca işverenle sınırlı olmadığını belirterek Ankara'ya yürüdü ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde sürekli eylem başlattı. Talepleri, kamu makamlarının da sorumluluk üstlenmesi ve holdingin yükümlülüklerini yerine getirmesinin sağlanmasıydı.
Günler ilerledikçe direniş, bir ücret uyuşmazlığının ötesine geçerek Türkiye'de sendikal haklar ve protesto özgürlüğü tartışmalarının da simgelerinden biri haline geldi. Farklı kentlerden sendikalar, meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütleri Ankara'ya gelerek madencilerle dayanışma gösterdi.
Eylemin en kritik dönüm noktası, Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ile sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu'nun gözaltına alındıktan sonra tutuklanması oldu.
Sendika, tutuklamaların direnişi dağıtmayı amaçladığını savundu. Ancak işçiler bakanlık önündeki nöbetlerini sürdürdü. Günler boyunca polis müdahaleleriyle karşılaşmalarına rağmen eylemi sonlandırmadılar ve taleplerini geri çekmediler.
İlk taksit ödemesinin gerçekleşmesiyle birlikte direniş sona ererken, sendika kalan alacakların tamamının ödenmesi ve tutuklu sendikacıların serbest bırakılması için hukuki ve sendikal girişimlerin devam edeceğini bildirdi.
- 17 gün boyunca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde kesintisiz eylem yapıldı.
- İşçilerin ödenmeyen alacaklarının ilk taksiti hesaplarına yatırıldı.
- Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ile örgütlenme uzmanı Başaran Aksu tutuklandı.
- Direniş boyunca çok sayıda polis müdahalesi ve gözaltı yaşandı.
- Mücadele, ülkenin farklı bölgelerindeki sendika ve emek örgütlerinin dayanışmasıyla ulusal gündeme taşındı.
- Sendika, kalan alacakların ödenmesi ve tutuklu sendikacıların serbest bırakılması için mücadelenin süreceğini açıkladı.
17 günlük Ankara direnişi, yalnızca bir ücret alacağı mücadelesi değil; sendikal baskılar, polis müdahaleleri ve tutuklamalara rağmen örgütlü emeğin haklarını fiili mücadeleyle kazanabileceğinin deneyimlendiği son dönemin en dikkat çekici işçi eylemlerinden biri olarak emek tarihindeki yerini aldı.