7Ağustos 2026’da gündeme düşen haberle Türkiye şunu öğrendi: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ortak bir savunma anlaşması imzaladı! Bu “ortaklığın” ilk komite toplantısı da dün İstanbul’da gerçekleştirildi. Genel bir çerçeve olarak bakıldığında Türkiye’nin dünya ile bağlantıları ne kadar güçlü olursa o kadar iyidir!
Haritaya bakıldığında Türkiye’nin kuzeyden güneye, doğudan batıya bütün yönlerde işbirliği yapabileceği bir merkez ülke olma avantajı görülecektir. Yakın-uzak geçmişimizde bu yönde pek çok anlaşma yapılmış, kimisi ölü doğmuş kimisi yolda şekillenmiştir. Her anlaşmanın doğal olarak bir hedefi, kapsamı olmuştur! *** Bu bağlamda Mekke Anlaşması’nın bir özelliği var: Metin henüz açıklanmadı!
Yine haritaya bakarak yorumlamak gerekirse üç ülke sınırdaş değil. Ancak her birinin sınırımızdaki ülkelerde yaşanan krizlerle ilgili “düşünceleri” var! Ortada metin olmadığı için ana kaynak yapılan parçalı açıklamalar.
Buna göre şunlar vurgulanabilir: - Anlaşma savunma işbirliği temelli. - Bu üç ülkeden biri saldırıya uğrarsa öteki iki ülke yardıma koşacak. Saldırı kendisine de yapılmış gibi hareket edecek! - İşbirliğinin özü NATO Anlaşması’nın beşinci maddesine benziyor. - Ülkeler arasında savunma sanayisinde işbirliği geliştirilecek. - Anlaşma genişleyebilir, bölge ülkelerine açık. Burada doğal olarak akla gelen ilk soru şu: Anlaşma kime karşı?
İktidar medyası doğrudan bir şey söylemiyor ama şu tür haberleri öne çıkarıyor: İsrail anlaşmadan rahatsız! Ancak ABD mutlu! Trump iyi bir iş çıkarıldığını söyledi.
Bunu güçlendiren durum; her üç ülke yönetiminin de arası Trump’la çok iyi! Bundan rahatsızlığını dile getiren başat ülke İran! İran’ın da bir yıl içinde iki kez ABD tarafından saldırıya uğramasının ardından Tahran yönetimi şu kararı aldı: ABD, bana saldırdığı sürece bölgede ABD’ye ait üs ya da benzer yapının bulunduğu ülkeler de hedeftir!
Suudi Arabistan’ın Yemen’le sorunlarının olduğu, bu ülkeye karşı Pakistan’ın asker desteğinde bulunduğu da bir başka gerçek! Bunlar elbette ha deyince Türkiye’yi bağlayacak konular değil ama ortada netleşmesi gerekenler var. Her şey bir yana adında “Mekke” bulunan bir anlaşmanın tüm İslam dünyasını kucaklaması gerekir!
Birleştirici olması gerekir! Anlaşmanın genişlemesi halinde Mısır ve Katar’dan söz ediliyor ama başka ülke dillendirilmiyor. Türkiye’de iktidar çevrelerinde şu tür cümleler kullanılıyor: - Pakistan’ın nükleer gücü artık bizim de gücümüz olarak görülebilir! - Türkiye savunma sanayisinde başta dron olmak üzere kimi üretimlerini bu ülkelere satabilir.
İkinci şık için üçlü anlaşmaya gerek yok. Birinci şık hayli netameli! *** Erdoğan bugün Şanghay zirvesi için gittiği Bişkek’te Putin ’le görüşecek. Başta vurguladığımız gibi, Türkiye’nin konumu çoklu ilişkilere açık.
AKP bunu kendi gücüne yorup “Bizim liderimiz tüm dünya ile görüşüyor. Bunu başkası yapamaz” diyor. Bütün icatlar AKP ile başladığı için topluma böyle anlatıyorlar ama gerçek öyle değil.
Türkiye’nin stratejik gücünü çok daha ülke yararına kullanan yönetimler oldu. F-35, S-400 çelişkisi ipucu vermeye yeter! Mekke Anlaşması’nın tam metni açıklanmalı ve Meclis’e gelmelidir.
Kulislerde henüz ortada tüm tarafların evet dediği bir metin olmadığı, dünkü İstanbul toplantısının bu zeminde olduğu söyleniyor! Yoksa burada da çerçeve anlaşma yapıldı da içi sonra mı doldurulacak?