Türkiye'de 2026-2027 eğitim- öğretim yılının ders zili 7 Eylül sabahı çaldı. T.C Milli Eğitim Bakanlığı ve TÜİK verilerine göre ilk ve ortaokula giden öğrenci sayısı yaklaşık 10 milyon 886 bin civarında. İlk kez okula adım atan birinci sınıf öğrencilerinin sayısıysa yaklaşık olarak 1,15 milyon. Anasınıfı ve lise öğrencileri de tabloya dahil edildiğinde örgün öğretimde eğitim gören öğrenci toplamı 17 milyon 956 bin civarında oluyor.
Öğrencilerde okul sevinci yaşanırken velileri ise kaygı alıyor. Kıyafet, kantin, servis ve kırtasiye gibi okul gideri kalemleri velileri bir hayli zorluyor. Ayrıca iki ya da üç çocuk okutmaya çalışan veliler için durum daha da vahim. Çocuklarının modern eğitimden geri kalmaması için mücadele eden veliler ve Eğitim-İş Sendikası Cumhuriyet'e konuştu.
'KENDİ TEMEL İHTİYAÇLARINIZDAN VAZGEÇİYORSUNUZ'
Balıkesir'de yaşayan veli Gülsün Süyün'ün iki çocuğu var. Küçük oğlu ilkokul 1. sınıfa başladı. Büyük oğlu ise bu sene liseye geçti ve İzmir'de proje okulunu kazandı. Süyün'e göre iki çocuk okutan bir velinin aylık okul giderleri 30-35 bin TL arasında oluyor. Süyün okul sürecindeki masrafları şöyle anlattı:
"Tek çocuğu okula giden bir aileyi bile bu masraflar maalesef çok zorluyor. Şehir içinde 2.5 km bir ilkokul servis ücreti 4-5 bin TL arasında değişiyor. Bunun yanında okul kıyafetleri ve kırtasiye masrafları var. Bir çocuk için alt üst forma fiyatları 1000-1500 TL arasında değişiyor ve mutlaka yedekli olması gerektiği için en az iki takım almak zorundasınız. Okulumuzun verdiği hiçbir kitaptan ders işlenmiyor ve mutlaka ek kaynak alınıyor; kalem, silgi, boya vs. siz düşünün. Bu masrafları benim gibi iki çocuklu bir aile için ikiyle çarpın"
Aileleri okul sürecinde en çok servis fiyatları zorluyor. Küçük şehirlerde daha uygun olan servis ücretleri, şehrin nüfusu ve gelişmişliği artıkça zamlanıyor. Oğlu İzmir'de proje okulu kazanan Gülsün Süyün, bütün giderlerin zor olduğunu ancak aralarında en çok servis fiyatlarında zorlandığını anlattı. Oğlunun yurtta kalacağını ancak okul ve yurt arasındaki mesafenin fazla olması sebebiyle servise yazdırmak zorunda olduklarını belirten Süyün, servis için 10 bin tl ücret istendiğini belirtti. Ayrıca okulda temel ihtiyaçlarını karşılayabilsin diye en az 200 tl harçlık verilmesi gerektiğini de ekledi.
Cumhuriyet'in sorularını yanıtlayan Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay, Türkiye'de eğitimin zorunlu olduğunu ancak devletin parasız, erişilebilir ve nitelikli eğitimi sağlamadığını söyledi. Her mahallede öğrencilerin yürüyerek ulaşabileceği öğrenim kademesine uygun bir devlet okulu bulunmadığını belirten Özbay, okullar arasındaki nitelik farkının da aileleri daha uzak okullara yönelttiğini vurguladı. Eğitim-İş'in araştırmasını da paylaşan Özbay, "Sendikamızın araştırmasına göre yalnızca kırtasiye ve giyim gideri 22 bin liradan başlıyor. Servis kullanan bir öğrencinin okula başlangıç maliyetiyse 81 bin lirayı aşıyor. Devlet okulları eksik bırakıldıkça özel okul piyasası büyüyor, parası olmayan çocuklar ise cemaat ve tarikatlara yönlendiriliyor" dedi.
Çocukların sağlıklı beslenmek değil, sadece karnını doyurabilmek için bile harcaması gereken paranın günlük 200 liranın üstünde olduğunu belirten Kadem Özbay, okullarda tostun 95, ayranın 20 lira olduğunu ifade etti. Bu mönünün içerisine su, meyve ve diğer ihtiyaçların da eklenmesi halinde aylık masrafın yaklaşık 2 bin 990 liraya çıktığını vurguladı.
Ayrıca uzun mesafe servis kullanan iki öğrencinin aylık ulaşım ve beslenme giderinin asgari ücretle karşılanmasının mümkün olmadığını da ekledi.