sondakika.com
Son Dakika

Okurlardan anlamlı katkılar

Bazen ihmal ediyorum okurları, aslında çok güzel katkı ve paylaşım yapıyorlar.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Bazen ihmal ediyorum okurları, aslında çok güzel katkı ve paylaşım yapıyorlar. İşte bir demet: *** Ahlak ahlak ahlak: İzin verirseniz size bilmediğinizi tahmin ettiğim bir dilden bir sözcük öğreteyim. Türkiye’de bu sözcüğü bilen, kullanan ifade ettiği anlamın sınırları içinde davranan epeyce bir nüfus var aslında.

Bu sözcüğü annem Çerkes olduğu için biliyorum. Sözcük “Haynap” ! Karşılığı: “ayıp”.

Ancak ayıp bir şey yapana “Bi daha yapma!” denir, karşılığı da “Kusura bakma!” olur ve hayat kaldığı yerden devam eder. Fakat Çerkesler arasında, haynaplık bir şey yapan -neredeyse afaroz edilir ve insan içine biraz zor çıkar. Sosyalleşmeyi yeni yeni öğrenen, öğretilen küçüğe sadece bir “aile terbiyesi” ihtarı olarak söylenen “Haynap!”, büyüğe gelince “şerefsizlik” anlamı taşır.

Haynap’ıyla yerin dibine geçen kişi yaşadığı toplumun içine alnı açık bir şekilde çıkmakta epeyce zorlanır, orada kolay kolay uzun süre barınamaz. Haynap için emredici bir meclis yasası yoktur, yaptığının haynap olduğunun yüzüne söylenmesi yeterlidir! Bugünkü yazınızdan kısa bir alıntı: “...Bir yasa değişikliği de şart, parti değiştiren istifa etmiş sayılmalı.” Peki, ya adam parti değiştirmeden oylamalarda seçildiği partinin değil sözüm ona karşısında durduğu partinin yönünde oy kullanmaya başlarsa ne yaparız.

MV “Vicdanımın sesine göre oy veriyorum!” derse tepkimiz “Vicdanını rafa kaldır!” mı olacak? Onun için ahlak, ahlak, ahlak dedim. Genç Köylü, Oxford.

İngiltere *** Anayasa referandumu yüzde 50 olamaz Sayın Bursalı , anayasa değişikliği oylanmasında aslında çok büyük bir problem: Meclis’te komisyonların ve uzmanların çalışmaları sonucunda, en az 400 oy gerekiyor, yani 2/3. Az olursa, halka sunuluyor, halkın yarısının oyu ile (yüzde 50) kabul ediliyor!!!! Burada sorun şu; anayasa oylamasında yüzde 50 evet diyen halk, anayasa konusunda, komisyonlardaki uzman ve vekillerden çok daha mı ilgili ve bilgili?

Referandum bazen “cehaletin diktatörlüğü” ne götürür. Meclis’te 2/3 aranıyorsa, halk oylamasında ise ideal olan 3/4 (yüzde 75) evet oyu istenmesidir, ya da en azından Meclis’teki gibi 2/3 olmalıdır; yoksa ülke kaderini belirleyen anayasa, yüzde 50 ile geçer. İbrahim Sayar *** Rize yazınız, “Nüfus: Orasi Karuşuk” Sayın Bursalı, tüm yazılarınızdan ayrı bugünkü yazınızı çok daha severek okudum.

2025 Haziran sonunda ABD’de yaşayan oğlumun planlamasıyla Trabzon-Rize-ArtvinKars gezimizi yaptık. Yaşım genç olsa Karadeniz’e yerleşirdim (Akdenizliyim). Serinliğine, yeşilliğine vurulduk.

İzmir’den 40 dereceden çıkıp Maçka’da, Çamlıhemşin’de kaban giydik. Zilkale’ye gitmişken Elevit yaylasına da çıksaydınız keşke, insanları, muhtarı tam Karadeniz mizahına sahipler. Yaylanın girişinde bir levha var, Nüfus: Orası karuşuk, yazıyor!

Sizi Bursalı zannediyorduk. Pepeçura yiyemedik biz. Ama Fırtına Deresi’ni yol yapma bahanesiyle bazı yerlerde yönünü çevirmişler.

Orayı da tüm güzellikler gibi yok edecekler. Karadeniz deyince paylaşmak istedim. Sevgiler, selamlar.

Ayşe Servet Torun *** “Onu yalnız bırakamayız” Sayın Bursalı, ara ara yazıyorum size. Hem konulara bütün olarak yer verip hakkaniyetle değerlendiriyorsunuz hem de kişilere verdiğiniz değerde aynı eşitlik ilkesi yer alıyor. Ne bir fazla ne bir eksik.

Kısa keseyim. Özgür Özel, mücadele etmiyor, önüyle, arkasıyla, sağıyla, soluyla çırpınarak ölesiye kavga veriyor. Aşağı yukarı ne olduğunu kestirdiğimiz 12 Mart ve 12 Eylül kırması bir baskı makinesiyle karşı karşıyayız.

Sayın Bursalı, ileri siperlere geldik. Özgür Özel, bütün Cumhuriyetçileri, Atatürkçüleri, bu ülkeye sevdalı insanları umutlandırdı. Sendeleyebilir, yanlış anlaşabilecek söylemleri de olabilir.

Ama onu bırakıp kaçamayız, Spartaküs bu sefer kazanmalı. A. K.

E. *** “Boşuna yazmıyorsunuz” “Boşuna yazıp duruyorum diye bir duygu var içimde” diyorsunuz. O duygu bizde şöyle beliriyor; Boşuna okuyup duruyoruz. Boşuna izliyoruz.

Boşuna üzülüyoruz gibi gibi. Emperyalizmin istediği de bu zaten. Boşuna yazmıyorsunuz.

Boşuna okumuyor, izlemiyor, üzülmüyor ve kahrolmuyoruz. Çünkü damarlarımızda soylu kan var da ondan. M.

Y. Güldamlası

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü