Uzun yıllardır süren insan kaynaklı küresel ısınmanın üzerine eklenen güçlü iklimsel El Nino etkisiyle gezegen sıcaklığın daha da artıyor. Bu kapsamda geçtiğimiz Cuma günü okyanuslarının yüzey sıcaklığı 21,1 dereceye ulaşarak ölçümlerin başladığı dönemden bu yana kaydedilen en yüksek seviyeyi gördü. Önceki rekor ise 2024’ün başlarında birkaç kez ölçülen 21,09 derece seviyesiydi.
Copernicus İklim Değişikliği Servisi’nin verilerine göre yeni değer, günlük deniz yüzeyi sıcaklığı kayıtlarının başladığı 1979’dan bu yana görülen en yüksek seviye oldu. Temmuz 2026 ise deniz yüzeyi sıcaklıkları açısından en az 1854’ten bu yana dünyanın en sıcak ayı olarak kayıtlara geçti. Okyanuslar küresel ısınmanın yükünü taşıyor Ölçümler, 60 derece güney ile 60 derece kuzey enlemleri arasındaki bölgede uydular, şamandıralar ve gemilerden toplanan veriler kullanılarak yapılıyor.
Bilim insanlarına göre rekorun arkasındaki temel neden insan kaynaklı iklim değişikliği. Zira okyanuslar, sera gazı kaynaklı küresel ısınmanın oluşturduğu fazla ısının yüzde 90’dan fazlasını emmiş durumda. Bununla birlikte El Nino iklim olayının küresel sıcaklıkları geçici olarak artırdığı da belirtiliyor.
Ancak yeni sıcaklık rekorlarının temelinde insan kaynaklı iklim değişikliğinin bulunduğunun altı çiziliyor. Bu yılki El Nino da etkiliyor Okyanuslardaki rekor sıcaklıklar, Pasifik Okyanusu’nda güçlenen El Nino ile aynı döneme denk geliyor. Doğu ekvatoral Pasifik’te suların normalden daha fazla ısınmasıyla ortaya çıkan El Nino, okyanus akıntılarını değiştirerek özellikle Pasifik çevresindeki hava ve deniz koşullarını etkiliyor.
2026’daki El Nino’nun son 150 yılın en güçlü örneği olma yolunda ilerlediği belirtiliyor. İngiltere Meteoroloji Dairesi’nin tahminlerine göre olayın zirvesinde sıcaklıkların ortalamanın 3 dereceden fazla üzerine çıkması bekleniyor. Kurumun uzun vadeli tahminlerden sorumlu yöneticisi Adam Scaife, bu seviyenin modern iklim kayıtlarında daha önce görülmediğini ifade etti.
Bazı uzmanlar ise mevcut eğilimin sürmesi halinde El Nino’nun emsalsiz bir olay haline gelebileceğini söylüyor. El Nino’nun henüz zirve dönemine gelmediğini de belirtelim. Okyanuslar ısındıkça iklim olayları şiddetleniyor Okyanuslardaki aşırı sıcaklıklar sadece deniz yaşamını etkilemiyor.
Sıcak sular, fırtınalara daha fazla enerji ve nem sağlayarak bazı bölgelerde daha şiddetli yağış ve sel riskini artırıyor. Özellikle Pasifik’teki kasırga faaliyetleri bu dönemlerde daha da şiddetleniyor. Temmuz sonunda Kategori 5 seviyesindeki Genevieve Kasırgası görülmüştü.
Geçen hafta ise Lala Tropikal Fırtınası Hawaii’nin Büyük Adası’nda ağır hasara yol açmıştı. Madalyonun öteki tarafında ise El Nino, bazı bölgelerde de kuraklık etkisini güçlendiriyor. Örneğin, El Nino olayının yaşandığı yıllarda güneybatı musonları Güney Asya'da yağış miktarını azaltabilir ve 2026'da şu ana kadar normalin oldukça altında seyrediyor.
Bilim insanları, okyanus sıcaklıklarındaki değişimin kara sıcaklıklarına etkisinin genellikle yaklaşık üç ay gecikmeyle ortaya çıktığını belirtiyor. Bu nedenle El Nino’nun güçlenmesiyle birlikte 2026’nın son aylarında küresel sıcaklık rekorlarının kırılması bekleniyor. Tahminlere göre olağanüstü yüksek sıcaklıklar 2027 boyunca da sürecek.
2027’nin tarihteki en sıcak yıl olma ihtimalinin oldukça yüksek olduğu belirtiliyor. Sıcaklıklar, fırtınalar ve kuraklıklarını bir yana koyarsak okyanusların ısınması deniz seviyelerini yükseltiyor. Ek olarak resifleri zarar görüyor ve deniz canlıları üzerindeki baskı da artıyor.
Fosil yakıtların yakılması gibi insan faaliyetleri sonucunda küresel ortalama sıcaklıklar 19. yüzyılın sonlarından bu yana yaklaşık 1,4°C arttı.