Van'da 27 Eylül 2024'te kaybolan ve 15 Ekim 2024'te Van Gölü kıyısında cansız bedenine ulaşılan 21 yaşındaki Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı. Aile avukatları Abdurrahman Karabulut ve Şahin Cangüleç ile baba Nizamettin Kabaiş, kentteki bir otelde düzenledikleri basın toplantısıyla Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na ilettikleri yeni talepleri ve kabul gören başvuruları kamuoyuyla paylaştı. Soruşturma kapsamında 10 Temmuz'dan itibaren savcılığa yaklaşık 30 hususta başvurduklarını belirten avukat Karabulut, çoğu talepleri kabul edilirken bazı taleplerinin reddedildiğini açıkladı.
"ŞÜPHELİNİN OLAY YERİNDE OLDUĞU RAPORLA DOĞRULANDI"
Soruşturma dosyasındaki en kritik gelişmelere değinen Karabulut, ifadesinde olay yerinde olmadığını savunan bir şahsın yalanının bilirkişi raporuyla çürütüldüğünü söyledi. Şahsın, Rojin’in kaybolduğu saatlerde aynı zaman ve mekan diliminde olduğunun enlem-boylam tespitiyle raporda yer aldığını belirten Karabulut, şu bilgileri verdi:
"Soruşturmanın gizliliği açısından şu aşamada ismini veremeyeceğimiz bu şahsın o mekanda olup olmadığına ilişkin talebimiz kabul edildi. Ayrıca Rojin kaybolmadan 15 dakika önce sosyal medyadan onunla görüşen, aynı baz istasyonundan sinyal alan ve hemen ardından Instagram hesabını kapatan şahıs hakkında da suç duyurusunda bulunduk ve gözaltına alınmasını talep ettik. Kamera ve baz kayıtları üzerinde o gece itibarıyla ciddi bir hareketlilik olduğu raporlanmış durumda."
ROJİN'İN TELEFONUNDA PARMAK İZİ ÇALIŞMASI YAPILMAMIŞ
Soruşturma kapsamında bölgedeki araçlar, deniz taşıtları, dijital deliller ve geçmiş suç kayıtları da mercek altına alındı. Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarından tespit edilen 7 bin 353 araç sürücüsünün HTS kayıtlarının çıkarılması, telefonlarına el konulması ve DNA örneklerinin alınması yönündeki talep savcılık tarafından kabul edildi. Ayrıca Rojin’in kaybolduğu Bardakçı Mahallesi ile bulunduğu Mollakasım Çarpanak Adası hattındaki tüm köyler ve bölgedeki deniz araçları da inceleme kapsamına alındı.
Öte yandan soruşturmadaki dijital ve fiziki delil süreçlerine ilişkin ayrıntılar paylaşıldı. Sahilde bulunan kek, kulaklık, anahtarlık ve pet şişede parmak izi incelemesi yapılmasına karşın Rojin'in cep telefonunda parmak izi çalışması yürütülmediği anlaşıldı ve telefon için yeniden inceleme istendi. META şirketine yazılan müzekkereye gelen yanıt üzerine savcılığın daha detaylı ikinci yazıyı gönderdiği belirtilirken, bölgede cinsel veya kriminal suçlara karışmış kişilerin HTS kayıtları ile olay günkü varlıklarının araştırılmasına devam edildiği kaydedildi.
Avukat Şahin Cangüleç ise bugüne kadar 415 kişi üzerinde yapılan DNA incelemelerinde henüz bir eşleşmeye rastlanmadığını ifade etti. Savcılık tarafından tespit edilen 50 kişilik yeni bir listenin daha bulunduğunu aktaran Cangüleç, bu kişilerden de DNA örnekleri alınacağını ifade etti. Bilirkişi raporunda aynı ismi taşıyan 4 farklı kişinin tespit edildiğini belirten Cangüleç, bunlardan 3'ünün olay tarihinde farklı illerde görev yapan kamu personelleri olduğunu, bilgisine ulaşılamayan ve şüpheli görülen 1 kişi üzerindeki araştırmanın ise sürdüğünü kaydetti.