Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan istifa ettirilen Melih Gökçek’in, Almanya’da aldığı belirtilen apartmanla ilgili konu, SÖZCÜ TV programcılarından Murat Ağırel tarafından gündeme getirildi. Ağırel’in yazısı ve televizyon programında yaptığı açıklamayı ihbar kabul eden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Melih Gökçek hakkında soruşturma başlattı. Murat Ağırel’in de tanık olarak bilgisine başvuruldu.
Gökçek’in belediye başkanlığı dönemiyle ilgili olarak belediye müfettişleri tarafından yapılan araştırmalar sonucu, Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na 96 ayrı konuda suç duyurusunda bulunuldu. Bu suç duyurularının çok büyük bir bölümü hakkında “Kovuşturmaya Yer Olmadığı”kararı verilirken, bazı dosyalar hakkında da “Zaman aşımından” suç duyurusu düştü. Bazı dosyalarla ilgili ise Gökçek’in avukatları tarafından yapılan itirazlar olduğu için dosyalarla ilgili savcılık henüz karar aşamasına gelmedi. Melih Gökçek de, hakkında yapılan suç duyurularıyla ilgili olarak açılmış ve kaybedilmiş davasının olmadığını öne sürmüştü.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a dönük sosyal medya paylaşımlarını aralıksız sürdüren Melih Gökçek, belediye ile ilgili bazı iddiaları da gündeme getiriyor. Adı Cumhurbaşkanı adayları arasında geçen Mansur Yavaş’ı yıpratmak amacıyla sosyal medya paylaşımları yaptığı öne sürülen Gökçek hakkında Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yeni bir hamleye hazırlandığı belirtildi.
2012 yılından itibaren Melih Gökçek, eşi, iki oğlu, belediye bürokratları ve iş adamları ile belediye varlıklarından haksız menfaat edindiği, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama ve örgüt kurma ve yönetmeiddiasıyla Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na 20 gün önce suç duyurusunda bulunuldu.
Ankara Cumhiriyet Savcılığı’nın bir yetkilisi, Gökçek hakkında bu yönde suç duyurusunda bulunulduğunu doğruladı. İddialar arasında Ankara Büyükşehir Belediyesi ya da şirketleri aracılığıyla yapılan 60’a yakın ihale ile ilgili müfettiş bulguları şikayet başvurusunda yer alıyor. Gökçek döneminde Osmanlıspor’un kuruluşu, gelir kaynakları da belirtiliyor. Belediye ve bağlı şirketlerinin zararının milyarlarca Euro olduğu suç duyurusunda öne sürülüyor.
Melih Gökçek ile ilgili suç duyurusunun işleme alınması halinde, soruşturma Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütülecek.Bu arada, Ankara Büyükşehir Belediyesi müfettişlerinin bulgular çerçevesinde savcılığa yeni bir suç duyurusunda bulunulacak. Yapılan başvurunun içeriği konusunda da bu hafta içinde basın bilgilendirilmesi için Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu hazırlıkları yürütüyor.
Gökçek’in Almanya’da 18 daireli apartman aldığının ortaya çıkarılması karşısında Gökçek’in kapsamlı bir açıklaması da olmadı.
Muharebenin adı “Başkomutanlık” değil “Başkomutan”
30Ağustos Zafer Bayramımız yurt genelinde coşkuyla kutlandı. Kurtuluş Savaşımızda İzmir’e ilk giren süvari birliklerinin komutanı Fahrettin Altay Paşa, 30 Ağustos 1967 ve 1968 yılında Dumlupınar’daki törenlere katılmış, sözleri can kulağıyla dinlenmişti. Komutan, o gün önemli bir yanlışlığı düzeltti.
Ama o yanlışlık günümüzde tam anlamıyla giderilmiş değil. O yanlışlık, meydan muharebesine “Başkomutanlık” denilmesiydi.Cepheden cepheye koşmuş, İzmir’e ilk giren Süvari Birlikleri Komutanı Fahrettin Altay da törene katılmış, o günleri yaşayan bir komutan olarak konuşmasını heyecanla yapmıştı. Büyük öndere olan sevgi ve saygısını da o törenlerde de dile getiriyordu..
Fahrettin Altay Paşa, her yıl törenlere katılırdı. Afyon Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Telek, onun koluna girer, beyaz şemsiyesini açar, Paşa’yı güneşten korurdu. Bekir Bey’in adını anımsayamadığı zaman boyundan dolayı “Uzun Savcı” derdi. O savcı törenlere oğlu Mehmet Telek’i de mutlaka götürürdü. Doktor olan ve daha sonra MHP’den milletvekili seçilen Mehmet Telek, 1967’de katıldığı töreni hiç unutmadı.
Bir üsteğmen, “Başkomutanlık Meydan Muharebesi”ni anlatmak için harita önüne geçti. Cepheleri anlatmak için elinde bir çubuk vardı. Fahrettin Paşa, bastonuna dayanarak kalktı ve Savcı Bekir Telek’in koluna girip haritanın önüne geldi.
Üsteğmenden çubuğu aldı, “Olmaz böyle şey, bu muharebenin adı ‘Başkomutanlık’ değil, ‘Başkomutan Meydan Muharebesidir.’Meydan muharebesinin içinde bizzat başkomutan vardır. Eğer, ‘Başkomutanlık’ denilirse bunun içine o savaşta olan hepimiz gireriz. Başkomutan ve Başkomutanlık farklı şeylerdir. Yüce Meclis, ‘Başkomutan Meydan Muharebesi’ diyor. Doğru olan budur” dedi.
Haritada yazılı “Başkomutanlık” sözcüğündeki “lık” eki kağıtla kapatıldı ve “Başkomutan Meydan Muharebesi” kaldı. Paşa, böyle bir yanlışı o gün düzeltti ama o yanlış 104 yıldır tam anlamıyla düzeltilmiş değil. Tarihçilere, Fahrettin Paşa’nın anlattığını aktarmış olduk. Fahrettin Paşa’yı dinleyen, Mehmet Telek’ten bu olayı dinlemek isteyenler olursa, izniyle telefon numarasını da yazıyorum: 0532 2731843. Belki tarihi bir gerçeği Fahrettin Altay’dan dinleyip anlattığı için teşekkür edersiniz.