sondakika.com
Son Dakika

Şeybani'nin Ankara ziyareti: Güvenlik, ekonomi ve bölgesel işbirliği

Şeybani'nin Ankara ziyareti, Suriye-Türkiye ilişkilerinde güvenlik gündeminin önemini koruduğunu, bununla birlikte ilişkilerin ekonomik işbirliği ve bölgesel bağlantısallığı da kapsayan daha geniş bir çerçevede ele alındığını ortaya koymaktadır.

Fotoğraf: Anadolu Ajansı

Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Misafir Araştırmacısı Fadıl Hancı, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani'nin Türkiye ziyaretini ve bu ziyaretin ikili ilişkilere yansımalarını AA Analiz için kaleme aldı.

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, 6 Ağustos 2026'da Türkiye'ye ziyarette bulundu. Şeybani'nin Suriye'nin gündeminde SDG'nin entegrasyon süreci, sınır güvenliği ve bölgesel bağlantısallık meseleleri öne çıkarken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı (MİT) İbrahim Kalın ile gerçekleştirdiği görüşmeler zamanlaması bakımından dikkat çekicidir. Ziyarette güvenlikten ekonomiye uzanan geniş bir gündem ele alınırken, iki ülke ilişkilerinin farklı alanlarda derinleştirilmesine yönelik ortak çabaların devam ettiği belirtilmiştir. Böylece, mevcut işbirliği ivmesinin korunması, farklı risklere karşı önlem alınması ve Suriye'nin istikrarının Levant bölgesinin güvenliği açısından taşıdığı kritik önem bir kez daha vurgulanmıştır. Ayrıca ziyaret, güvenlik işbirliği ile ekonomik entegrasyon ve bölgesel koordinasyonun birbirini tamamlayan alanlar olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Şeybani, Ankara ziyaretinden bir gün önce Şam'da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara başkanlığında YPG/SDG elebaşlarından Mazlum Abdi ile gerçekleştirilen toplantıya katıldı. SDG'nin feshinin gündemde olduğu dikkate alındığında, Şeybani'nin Ankara ziyaretinin kritik önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Ortak basın açıklamasında Şeybani ve Fidan'ın vurguladığı en önemli meselelerden biri de ortak güvenlik işbirliği ve terörle mücadele konusu oldu. Ayrıca, Kalın ve Şeybani görüşmesinde "Terörsüz Türkiye süreci" bağlamında "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin hususların Suriye'ye yansımalarının ele alındığı belirtildi. Bu durum, önümüzdeki dönemde Suriye'de entegrasyon sürecine bağlı gelişmelerin kritik önem taşıdığını göstermektedir.

Ancak Suriye'nin güvenlik gündemi sadece SDG meselesinden ibaret değildir. Son dönemdeki kritik tartışmalardan biri de Suriye'de ordu yapılandırma süreci kapsamında farklı komutanlara yönelik yeni atama kararları olmuştur. Basına yansıyan bazı bilgilerin önemli ölçüde doğrulanmamış olmasına karşın eski Suriye Milli Ordusu içinde faaliyet göstermiş grupların entegrasyon sürecinin devam ettiği ve bu bağlamda ordunun yeniden yapılandırılması, profesyonelleşmesi ve kurumsallaşmasına yönelik adımların sürdüğü kamuoyunca bilinmektedir. Ortak basın açıklamasında tüm silahlı yapıların meşru devlet kurumları altında bütünleşmesi gerekliliğinin vurgulanması da bu çerçevede değerlendirilebilir.

Suriye'nin kendi toprak bütünlüğünü ve egemenliğini koruma yönündeki iç politikası, ülkenin dış politikasına da yansımaktadır. Şeybani, Irak ve Lübnan'da ülke yönetimlerinin silahlı yapıların lağvedilmesine yönelik çabalarına bir kez daha destek açıklamıştır. Bu destek, Suriye'nin yalnızca güvenlik tehditleri çerçevesinde değil, aynı zamanda devlet egemenliği konusunda tutarlı bir yaklaşım sergileme çabası olarak değerlendirilmelidir. Bununla paralel olarak, Lübnan dosyası ve İsrail'in devam eden istikrarsızlaştırıcı politikaları gündemde önemini korurken, Suriye'nin diplomatik araçları önceleyen Lübnan politikası Levant'ın istikrarı açısından belirleyici bir unsur olmaya devam etmektedir.

Buna karşın Şeybani'nin Ankara ziyaretinden yaklaşık bir hafta önce Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın Şam'a gerçekleştirdiği ziyaret, ekonomik ilişkilerin kurumsallaşması açısından önemli bir adım oldu. Karahan, Şeybani tarafından kabul edildikten sonra Suriye Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safvet Raslan ile görüştü. Görüşmede, iki ülke merkez bankaları arasında karşılıklı mevduat hesaplarının açılması, teknik ve kurumsal işbirliğinin güçlendirilmesi, Suriye Merkez Bankasına teknik destek sağlanması, ticari ve mali işlemlerin kolaylaştırılması konusunda mutabakata varıldı. Bu temas, Şeybani'nin Ankara ziyaretinin ekonomik gündem açısından önemini artırmaktadır.

Ortak basın açıklamasında, bölgesel bağlantısallığın güçlendirilmesi amacıyla Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan arasında kara yolu ve demir yolu bağlantılarının geliştirilmesine yönelik çabaların sürdürülmesi ve Dört Deniz Girişimi'nin öneminin vurgulanması, iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinin bölgesel bir perspektifle ele alındığını gösterdi. Bu bağlamda Suriye'nin ekonomik iyileşmesinin transit ülke konumunu kazanmasına ve bölgesel ticaret koridorlarına entegre olmasına bağlı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Türkiye-Suriye ilişkilerinin çok yönlülüğü

Şeybani'nin Ankara ziyareti, Suriye-Türkiye ilişkilerinde güvenlik gündeminin önemini koruduğunu, bununla birlikte ilişkilerin ekonomik işbirliği ve bölgesel bağlantısallığı da kapsayan daha geniş bir çerçevede ele alındığını ortaya koymaktadır. Bu açıdan ziyaret, iki ülke arasındaki mevcut işbirliği ivmesinin korunması ve ilişkilerin farklı alanlarda derinleştirilmesi bakımından önemli bir adım olarak değerlendirilebilir. Türkiye-Suriye ilişkilerinde güvenlik ve ekonomik işbirliğinin birbirini tamamlayan iki temel unsur olarak ele alındığını söylemek de yanlış olmayacaktır.

Suriye-Türkiye ilişkilerinde ekonomik boyut her geçen gün daha önemli hale gelse de bu durum ilişkilerin güvenlik boyutunun öneminin azaldığı anlamına gelmemektedir. Suriye'de devam eden bazı güvenlik riskleri, terörle mücadele çabaları ve bölgesel gelişmelerin etkileri, iki ülke arasındaki güvenlik işbirliğinin önemini korumaktadır. Bu bağlamda, Suriye'de devam eden entegrasyon ve askeri merkezileşme süreçleri, ülkenin toprak bütünlüğü ve istikrarının sağlanması açısından kritik öneme sahiptir. Bununla beraber, güvenlik sektör istikrarı bağlamında mevcut risklerin kontrollü bir şekilde yönetilmesi, Suriye'nin son dönemde elde ettiği kazanımların korunması bakımından büyük önem taşımaktadır.

Diğer taraftan, Suriye'nin ekonomik gündemi özellikle bölgesel bağlantısallık açısından bazı güvenlik risklerini de beraberinde getirmektedir. Suriye'nin doğu ve batı sınırlarında mevcut tehditler, ülkenin bölgesel bağlantısallık öneminin artmasıyla birlikte daha riskli bir nitelik kazanabilir. Suriye'de kalıcı istikrarın sağlanması, hem ekonomik entegrasyonun ve bölgesel bağlantısallığın geliştirilmesine hem de güvenlik alanında devlet kapasitesinin güçlendirilmesine ve muhtemel risklerin etkin şekilde yönetilmesine bağlıdır.

[Fadıl Hancı, Ortadoğu Araştırmaları Merkezi'nde (ORSAM) Misafir Araştırmacıdır.]

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Anadolu Ajansı sayfasına gidin.

www.aa.com.tr · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

2 kaynak

Gündem haberleri

Tümü