sondakika.com
Son Dakika

Şifanın kıyısında: Mavi alanların iyileştirici gücü

Şifa, binlerce yıl boyunca yalnızca insan bedenine değil suya, toprağa ve doğayla kurulan ilişkiye de atfedildi. Bugün ekosistem sağlığı, mavi alanlar ve sürdürülebilir yaşam üzerine yürütülen çalışmalar, bu kadim bakışın yeniden önem kazandığını gösteriyor.

Fotoğraf: Cumhuriyet

İnsanlık tarih boyunca şifayı yalnızca hastalıkları iyileştirmenin değil, yaşamla yeniden denge kurmanın da bir yolu olarak gördü. Bu nedenle antik dünyanın birçok uygarlığında su kaynakları, kıyılar ve kutsal alanlar yalnızca ibadet edilen yerler değil; aynı zamanda iyileşme mekânlarıydı. Mitolojide şifa ile ilişkilendirilen yarı tanrıça anlamına gelen Hemithea da bu belleğin önemli figürlerinden.

Onun öyküsüyle çocukluğumda gerçekleştirdiğimiz aile yolculuklarından birinde tanışmıştım. Bu kez ise yolum, Marmaris’in Orhaniye Köyü’nde yer alan Martı Hemithea'ya düştü. Kimi yolculuklar yalnızca yeni bir coğrafya değil, daha önce zihninizde yer eden öykülerin izini sürme fırsatı da sunuyor.

Marmaris’in çam ormanlarıyla çevrili koyları ve berrak denizi arasında ilerlerken akla ister istemez şu soru geliyor: Binlerce yıl önce insanlar neden şifayı tam da böyle kıyılarda arıyordu? DOĞADA İYİLEŞMEK Antik Yunancada yarı Tanrıça anlamına gelen Hemithea, bu coğrafyada şifa kültüyle ilişkilendirilen önemli figürlerden. Bölgede yer alan Kastabos Antik Kenti, ona adanmış tapınağıyla antik çağda şifa arayanların uğrak noktalarındandı.

Söylentilere göre insanlar burada yalnızca bedensel hastalıklarına çare aramıyor, gördükleri rüyaları yorumlayarak ruhsal iyileşme umuduyla da bu kutsal alanı ziyaret ediyordu. Şifanın doğayla, suyla ve insanın iç dünyasıyla birlikte düşünüldüğü bu yaklaşım, bugün de önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Doğadan uzaklaşarak gerçekten iyi olabilir miyiz? Bugün bilim de benzer bir noktaya işaret ediyor.

Son yıllarda giderek daha fazla önem kazanan Tek Sağlık (One Health) yaklaşımı insan sağlığının, hayvan/bitki sağlığının ve ekosistem sağlığının birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini ortaya koyuyor. Mavi alan terapisi diye de isimlendirilen deniz, göl ve nehir gibi mavi alanların insanın ruh hâli üzerindeki etkisini inceleyen araştırmalar, suyla temasın stresi azaltabildiğini, zihinsel iyi oluşu desteklediğini ve doğayla bağ kurma hissini güçlendirebildiğini gösteriyor. Deniz suyunun içerdiği minerallerin cilt üzerindeki olumlu etkileri de araştırılıyor.

Ancak asıl iyileştirici olan belki de tek bir bileşenden çok temiz bir deniz, sağlıklı bir ekosistem, temiz hava ve doğayla kurulan bütüncül ilişkinin kendisi. DENİZİN ÖĞRETTKLERİ Bu kıyının mavi bayraklı olması, yalnızca turizm açısından önemli bir unvan değil. Su kalitesinden çevre yönetimine, atık kontrolünden çevre eğitimine uzanan çevresel standartlar, burada denizle kurulan ilişkinin yalnızca bugünü değil, geleceği de gözettiğini gösteriyor.

Marina yaşamı da bu ilişkinin doğal bir parçası. Rüzgârı okumak, mevsimlere göre hareket etmek ve denizin ritmine uyum sağlamak, insanın doğayla kurduğu en eski ortaklıklardan biri. Belki de bugün sürdürülebilirlik dediğimiz birçok ilke, bu yaşam kültürünün içinde yüzyıllardır varlığını sürdürüyor.

Mutfakta da benzer bir yaklaşım benimsendiğini görmek mümkün. Executive Şef Sinan Karaahmet, “Kendimizi ürün bazlı bir mutfak olarak konumluyoruz” diyor. Mönü, mevsiminde yetişen yerel ürünler, Ege’nin bitki çeşitliliği ve deniz ürünleri etrafında biçimleniyor.

Yerel üreticilerden ve çevrede sürdürülebilir yöntemlerle üretim yapan tedarikçilerden temin edilen ürünler, mevsimsellik anlayışıyla buluşuyor. Hemithea’nın binlerce yıl önce anlattığı öykü bugün hâlâ güncelliğini koruyor. Şifa yalnızca insan bedenine ait bir mesele değil suyun, toprağın, havanın ve yaşamın bütününe uzanan bir denge hali.

Belki de doğayı korumak, en başından beri kendimizi korumanın başka bir adıydı. MAVİ ALANLAR İNSANI NASIL ETKİLER? Birkaç yıl önce okuduğum deniz biyoloğu Wallace J.

Nichols, “Blue Mind” (Mavi Akıl) kitabında deniz, göl ve nehir gibi mavi alanlarla kurulan ilişkinin insanın zihinsel ve fiziksel iyi oluşu üzerindeki etkilerini ele alıyordu. Kitap, son yıllarda çevre psikolojisi ve halk sağlığı alanında giderek daha fazla araştırılan “mavi akıl” kavramının geniş kitleler tarafından tanınmasına da katkı sağladı. Araştırmalar, mavi alanlarda zaman geçirmenin stresin azalması, zihinsel iyi oluşun desteklenmesi ve doğayla bağın güçlenmesi ile ilişkili olabileceğini gösteriyor.

Uzmanlar ise bu etkinin yalnızca suyun kendisinden değil; temiz hava, doğal sesler, fiziksel hareket ve sağlıklı ekosistemlerle kurulan bütüncül ilişkiden kaynaklandığını vurguluyor.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü