"Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik 3. dalga operasyonda, 54 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada 3. dalga operasyon düzenlendi. Bu kapsamda, 54 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, ayrıca 11 şirket ile 3 derneğe kayyum atanmasına karar verildiği öğrenildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü, "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasında Kuriş'in de aralarında bulunduğu 38 şüpheli tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmiş, Kuriş'in de aralarında bulunduğu 32 şüpheli tutuklanırken, 6 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilmişti. Şüphelilere "suç örgütü kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlamaları yöneltiliyor.
13 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen operasyonun ardından soruşturmanın derinleştirilmesi ve elde edilen yeni delil ve tespitlerin değerlendirilmesi neticesinde 21 Ağustos 2026 tarihinde ikinci dalga operasyon gerçekleştirildi. İstanbul, Konya, Mersin ve Muğla’da yürütülen çalışmalar kapsamında 12 şüpheli yakalandı.
İkinci dalga operasyon kapsamında hakkında işlem yapılan şüpheliler arasında 'Tek Düzen' uygulaması, Hisar Sağlık Yatırım A.Ş. (Hisar Hospital) ve Aurora Bilişim ile bağlantılı kişilerin bulunduğu tespit edildi. Şüphelilerin söz konusu şirket ve yapılar üzerinden suç örgütüyle mali, ticari ve organizasyonel bağlantılarının bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılmasına yönelik incelemeler devam ediyor.
KURİŞ: SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM
Kuriş, emniyet ve savcılık ifadelerinde suç örgütü kurma ve yönetme, kara para aklama ve dolandırıcılık iddialarını kabul etmedi. Kendisini Süleyman Hilmi Tunahan'ın "varisi ve temsilcisi" olarak tanımlayan Kuriş, yapılanma içerisinde herhangi bir yönetici rolünün bulunmadığını savundu.
Kuriş ayrıca adına kayıtlı şahsi bir GSM hattı bulunmadığını, iletişimde çoğunlukla ofis hattını ve zaman zaman aile fertlerinin telefonlarını kullandığını söyledi. Soruşturma dosyasında ise bu iletişim biçiminin ayrıca değerlendirildiği belirtildi.
Kuriş, ekonomik durumuyla ilgili sorular üzerine mimar olduğunu ve aylık ortalama gelirinin yaklaşık 380 bin lira olduğunu ifade etti. Bu gelirin şirketten aldığı maaş ile kira gelirlerinden oluştuğunu söyledi.
Kuriş'in beyanına göre kendi adına kayıtlı mal varlığı arasında babasından miras yoluyla intikal eden gayrimenkuller, Sakarya Erenler'de bir ofis binasındaki hisse, Çamlıca'da üç katlı bir ev ve Kısıklı'da aile fertleriyle hisseli yaklaşık 450 metrekarelik bir arsa bulunuyor.
Kuriş ayrıca adına kayıtlı 2008 model Mercedes marka bir otomobili olduğunu ve İş Bankası'ndaki şahsi hesabında yaklaşık 650 bin lira bulunduğunu söyledi. Hesaptaki miktarın otomatik ödemeler nedeniyle değişmiş olabileceğini de belirtti.
Kuriş, kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ile 2005 yılında kurdukları Altun Mimarlık İnşaat şirketinde yüzde 51 hissesinin bulunduğunu söyledi.
Ayrıca geçmiş dönemde ELF Yapı İnşaat şirketinde yüzde 49, Arden Gıda Sanayi Ticaret şirketinde ise yüzde 5 oranında ortaklığı bulunduğunu beyan etti. Kuriş, ticari şirketlerin hesaplarının kendi şahsi hesaplarından ayrı olduğunu ve ticari işlemlerin şirket muhasebesi üzerinden yürütüldüğünü ifade etti.
27,5 MİLYON LİRALIK ALTIN İÇİN "DÜĞÜN TAKISI" SAVUNMASI
Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri de Kuriş'in evinde yapılan aramada bulunan altın ve ziynet eşyaları oldu.
Soruşturma kapsamında Kuriş'in ikametindeki çelik kasada 27 milyon 548 bin 376 lira değerinde altın ve ziynet eşyası ile 3 milyon dolar değerinde bir çek bulunduğu bildirildi. Kuriş, altın ve ziynet eşyalarının önemli bölümünü düğün takıları, aile birikimleri ve çocuklarına hediye edilen takıların oluşturduğunu savundu.
Dosyaya yansıyan bir diğer önemli belge ise Osman Aslanali adına düzenlenen 3 milyon dolarlık senet oldu. Kuriş, bu senedin gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışı için alınmış teminat olduğunu öne sürdü.
Soruşturmanın mali ayağında hazırlanan MASAK raporunda ise Kuriş'in yalnızca kendi beyan ettiği mal varlığı değil, eşi ile birinci ve ikinci derece yakınlarının mal varlığı ve mali hareketleri de incelendi.
Raporda, Kuriş'in annesi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş adına 646, babaannesi Nevin Kuriş adına 539, babası Mahmut Sabri Kuriş adına 207, eşi Seda Kuriş'in babası Mustafa Kösemusul adına ise 426 TAKBİS işlem kaydı bulunduğu belirtildi. Böylece dört isim bakımından toplam 1818 tapu işlemi tespit edildi.
Ancak MASAK raporundaki 1818 sayısının 1818 ayrı gayrimenkul anlamına gelmediği özellikle vurgulandı. TAKBİS kayıtlarında satış ve alımların yanı sıra miras intikali, tevhit, ifraz, cins değişikliği, kat irtifakı ve mülkiyet işlemleri gibi farklı tapu hareketleri de bulunuyor.
MİRAS YOLUYLA İNTİKAL EDEN TAŞINMAZLAR İNCELENİYOR
MASAK incelemesinde, Kuriş'in babası Mahmut Sabri Kuriş ile babaannesi Nevin Kuriş'in taşınmaz geçmişi de mercek altına alındı.
Rapora göre Nevin Kuriş'in vefatının ardından çok sayıda taşınmaz Mahmut Sabri Kuriş ve diğer mirasçılara geçti. Mahmut Sabri Kuriş'in 2024'teki ölümünün ardından ise bazı taşınmazlar bir kez daha miras yoluyla sonraki kuşağa intikal etti.
MASAK, bu taşınmazların hangilerinin miras yoluyla, hangilerinin satış yoluyla el değiştirdiğinin; satışlarda belirtilen bedellerin banka hareketlerine yansıyıp yansımadığının ve taşınmaz değerleriyle beyan edilen mali kaynakların uyumlu olup olmadığının araştırılmasına dikkat çekti.
EŞİNİN HESABINDAKİ 2,4 MİLYON LİRALIK HAREKET DE RAPORDA
MASAK raporunda Kuriş'in eşi Seda Kuriş'in banka hareketleri de incelendi.
Rapora göre 5 Eylül 2023'te Seda Kuriş'in hesabına 2 milyon 406 bin 650 lira gönderildi. Aynı gün bu paranın 2 milyon 406 bin 344 liralık bölümünün bir otomotiv şirketine aktarıldığı tespit edildi.
Raporda, paranın üçüncü bir kişiden gelmesi ve aynı gün büyük bölümünün otomotiv şirketine aktarılması nedeniyle taraflar arasındaki hukuki veya ticari ilişkinin açıklığa kavuşturulması gerektiği değerlendirildi.
Soruşturmanın mali boyutunda MASAK incelemelerinde Kuriş yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar lirayı aşan tutarda yurt dışına para hareketi tespit edildiği bildirildi. Söz konusu para hareketlerinin çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı ve bazı şirketlerin kara para aklama amacıyla kullanılmış olabileceği yönündeki iddialar soruşturma kapsamında inceleniyor.
Öte yandan Kuriş'in ifadesinde beyan ettiği yaklaşık 380 bin liralık aylık gelir ve kendi adına saydığı mal varlığı, MASAK'ın aile fertleri ve bağlantılı kişiler üzerinden yürüttüğü daha geniş kapsamlı mali incelemeden ayrı değerlendiriliyor.
Soruşturma sürerken, MASAK raporundaki tapu hareketleri, banka transferleri, şirket ilişkileri ve yurt dışı para trafiğine ilişkin tespitlerin hukuki niteliği yapılacak incelemeler ve yargı süreci sonucunda netleşecek.