Avustralya’dan ABD’ye bakım için gönderilen F-35 savaş uçağı parçalarının sevkiyat sırasında rotasından çıkarak Hong Kong’a ulaştığı ortaya çıktı. Olay, hassas askeri teknolojinin Çin’in erişimine geçmiş olabileceği yönünde endişelere yol açtı.Pentagon olayla ilgili soruşturma yürütürken Avustralya hükümeti, gizli ve ihracat kontrolüne tabi savunma teknolojilerinin korunmasını “son derece ciddiye aldığını” açıkladı.Avustralya Savunma Kuvvetleri'nden (ADF) bir sözcü, pazartesi günü yaptığı açıklamada, "Avustralya hükümeti, gizli ve ihracat kontrolüne tabi teknolojilerin korunmasını son derece ciddiye almaktadır," dedi.Sözcü, ülkenin savunma ihracatını düzenleyen mevzuat çerçevesinde "sağlam bir ihracat kontrol rejimine" sahip olduğunu da belirtti.Açıklama, Politico'nun 18 Eylül'de yayımladığı ve konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberin ardından geldi. Habere göre Avustralya'dan ABD'ye bakım için gönderilen bazı F-35 parçaları Pasifik'i geçerken bilinmeyen bir nedenle rotasından çıkarıldı ve Hong Kong'a ulaştı.Parçaların F-35'in üreticisi Lockheed Martin adına taşındığı bildirildi.Pentagon olayı doğruladıPentagon bünyesindeki F-35 Müşterek Program Ofisi (JPO), sevkiyatta sorun yaşandığını doğruladı.JPO, "kullanılamaz durumdaki F-35 Lightning II parçalarının sevkiyatında yaşanan bir sorundan haberdar olduğunu" belirterek ABD makamları ve sektör ortaklarıyla birlikte parçaların geri alınması, olayın araştırılması ve benzer bir durumun tekrar yaşanmaması için yeni önlemler geliştirilmesi üzerinde çalışıldığını açıkladı.Politico'ya konuşan kaynaklara göre olay ABD Kongresi'nde de ulusal güvenlik endişelerine yol açtı.
Dışişleri Bakanlığı ve Pentagon yetkililerinin haziran ayında Kongre'nin ulusal güvenlikle ilgili komitelerinde çalışan personele ilk bilgilendirmeleri yaptığı, ilerleyen haftalarda yeni brifinglerin planlandığı bildirildi.Ancak sevkiyatın neden Hong Kong'a yönlendirildiği, kayıp parçaların şu anda nerede olduğu ve Çinli yetkililerin bunlara erişip erişmediği henüz bilinmiyor.Çin'in söz konusu parçaları ele geçirdiğini, incelediğini veya teknolojilerinden yararlandığını gösteren kamuya açık herhangi bir kanıt yok.Sevkiyatta F-35'in kokpit kanopisi de vardıOlayı özellikle hassas hale getiren unsur ise sevkiyattaki parçalardan biri.Politico'nun konu hakkında bilgi sahibi iki kaynağa dayandırdığı bilgiye göre, kayıp sevkiyatta, F-35'in kokpitini örten ve uçağın düşük görünürlük özelliklerinde rol oynayan bir kanopi de vardı.Kanopi ilk bakışta yalnızca pilotu çevreden koruyan şeffaf bir kokpit kapağı gibi görünse de F-35'te bundan daha önemli bir işleve sahip.F-35A'nın kanopisi gerilmiş akrilikten üretiliyor ve yüzeyinde radar dalgalarının kokpitin içine girerek pilot, koltuk ve elektronik sistemler gibi unsurlardan güçlü biçimde yansımasını engellemeye yardımcı olan özel bir kaplama mevcut.Bu özellik, F-35'in radarda daha zor tespit edilmesini sağlayan genel “stealth” tasarımının parçalarından biri.Dolayısıyla kullanılmış veya hasarlı bir kanopi bile yabancı bir ülkenin eline geçmesi halinde teknik açıdan değer taşıyabilir.Eski ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi çalışanı ve askeri havacılık analisti JJ Gertler, Politico'ya yaptığı değerlendirmede fiziksel bir parçanın ele geçirilmesinin, bir rakibin başka yöntemlerle elde ettiği bilgileri doğrulamasına veya daha ayrıntılı hale getirmesine yardımcı olabileceğini söyledi.Bir kanopinin laboratuvarda incelenmesi kaplamanın bileşimi, kalınlığı, üretim ve birleştirme yöntemleri ile gerçek kullanım koşullarında nasıl aşındığı konusunda bilgi sağlayabilir. Bu bilgiler teorik olarak F-35'in radar izinin daha doğru modellenmesi veya düşük görünürlük teknolojilerinin daha iyi anlaşılması açısından kullanılabilir.Ancak mevcut olayda Çin'in kanopiye eriştiğine dair kanıt bulunmadığından, böyle bir teknolojik aktarımın gerçekleştiği söylenemiyor.Parçalar neden Avustralya'dan gönderiliyordu?F-35 programı yalnızca ABD'deki tesislere dayanmıyor. Dünyanın farklı ülkelerine yayılmış üreticiler, bakım merkezleri, depolar ve lojistik şirketlerinden oluşan büyük bir uluslararası tedarik zinciri kullanılıyor.Avustralya'nın doğusunda, Sidney'in kuzeyindeki Newcastle yakınlarında bulunan Williamtown'daki depo da F-35 yedek parçalarının Asya-Pasifik bölgesindeki merkezlerinden biri.Tesis, Avustralya'nın yanı sıra Japonya, Güney Kore ve Singapur'daki F-35'lere ve bölgede görev yapan ABD ve İngiliz uçak gemilerindeki uçaklara destek sağlamak üzere kullanılıyor.Avustralya Parlamentosu'nda geçen yıl yapılan görüşmelerde de Williamtown'a girip çıkan F-35 parçalarının dünyanın farklı noktalarına gönderildiği ve bazı sevkiyatların Asya'da aktarma yapan ticari uçaklarla gerçekleştirildiği gündeme gelmişti.Depoyu daha önce BAE Systems işletiyordu.
Şirketin Avustralya birimi, F-35 parçalarının küresel sevkiyatından artık sorumlu olmadığını ve sözleşmenin Kasım 2024'te Lockheed Martin'e geçtiğini açıkladı.Lockheed Martin Avustralya şubesi ise güvenlik gerekçesiyle sevkiyat prosedürlerinin ayrıntılarını paylaşamayacağını, ancak bütün gönderilerin “azami özenle” gerçekleştirildiğini bildirdi.Şirket ayrıca uçak parçalarının taşınmasında ABD'nin ilgili savunma ve lojistik düzenlemelerine uyduğunu belirtti.Neden Hong Kong endişe yarattı?Sevkiyatın başka bir uluslararası aktarma merkezine değil de Hong Kong'a ulaşması, olayın güvenlik boyutunu büyüttü.Hong Kong, “tek ülke, iki sistem” modeli kapsamında Çin'in özel idari bölgesi statüsünde. Ancak özellikle Pekin'in 2020'de yürürlüğe koyduğu ulusal güvenlik yasasının ardından merkezi Çin hükümetinin bölge üzerindeki siyasi ve güvenlik denetimi önemli ölçüde arttı.Bu nedenle hassas ABD askeri teknolojisinin Hong Kong'a ulaşması, parçaların Çin makamlarının erişimine girip girmediği sorusunu beraberinde getirdi.Bu endişenin arka planında, Çin'in geçmişte ABD'nin askeri havacılık teknolojisini elde etmeye yönelik casusluk faaliyetleriyle suçlanması da var.Çin daha önce F-35 verilerini çalmakla suçlanmıştıF-35 programına yönelik Çin bağlantılı siber casusluk iddiaları ise yeni değil.İfşacı Edward Snowden'ın sızdırdığı ve 2015'te Alman Der Spiegel tarafından yayımlanan belgeler, Çin bağlantılı bilgisayar korsanlarının F-35 programına ait hassas bilgilere ulaşmaya çalıştığını ortaya koymuştu. Ayrıca ABD'li yetkililer, F-35 dahil çeşitli savunma programlarına yönelik saldırıları uzun süre boyunca Çin bağlantılı daha geniş siber casusluk faaliyetleri kapsamında değerlendirmişti.