sondakika.com
Son Dakika

Süreç kuşkusu

Kuşku, içtenlik, dürüstlük, gerçeğe uygunluk, gerçekleşme olasılığı konusunda işkillenmek, şüphelenmektir.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Kuşku, içtenlik, dürüstlük, gerçeğe uygunluk, gerçekleşme olasılığı konusunda işkillenmek, şüphelenmektir. Kuşku, kişiyi irdelemeye, incelemeye, araştırmaya, gerçeği bulmaya, düşünmeye yönlendirir. Kuşku, önsel gerçekliliği kuşkulu kabullerden hareketle yanlış sonuçlara varılmasından, akıl yürütmelerden sakınılmasını sağlar.

Terörsüz Türkiye süreci başlangıcından itibaren kuşku doludur. Doğruluğu kuşkulu öncülerden hareket edilenle gizlenen sonuca, asıl amaca gitme girişimidir. Süreç niçin, nasıl başlamış, yürütülmüş, nihai olarak ne amaçlanmıştır?

Süreci okumak, art niyetleri görmek gerekir. Süreç Türkiye’de terörün sona erdiği propagandasının yapıldığı, MSB’nin etkisiz hale getirilen terörist sayısını açıkladığı bir dönemde, resmen daha önce partinin kapatılmasını savunan en azından Hazine yardımının kesilmesini öneren Bahçeli ’nin TBMM’de DEM sıralarını ziyaret ederek tokalaşmasıyla başlamıştır. Kamuoyuna açıklanmamış, saklı başka bir başlangıç noktası var mı?

Bilmiyoruz. Bahçeli, süreç başlamadan önden Erdoğan ’ın başkanlığını destekledi. Bahçeli’nin, Erdoğan’ın başkan kalmasının ülke yararına olduğu yönünde açıklamaları olmuştur.

Süreci başlatma Bahçeli’nin asıl amacının uygulamaya geçişidir. DEM oylarının, Cumhur İttifakı’na eklenmesi için Öcalan ’ın da bir şekilde sürece dahil edilmesi, devreye girmesi gerekiyordu. Bahçeli, alışagelidği şekilde 180 derece dönüşle Öcalan’ın TBMM’ye davet edilerek DEM grubunda konuşma yapmasını önerdi.

Öcalan’ın TBMM’de konuşma yapması tepki yaratacağından Öcalan’ın DEM İmralı heyetleriyle ilişki kurularak sürece dahil edilmesi, bu yolla görüş ve önerilerinin alınması, desteğinin sağlanması tercih edildi. Sürecin ilerleyebilmesi için yasal bir çerçeveye, yasal bir zemine oturtulması gerekiyordu. DEM’in baskısı ile çerçeve süreç yasası da denilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” teklifi hazırlandı.

Yasa teklifinin adı bile -özür dilerim, argo bir sözcük kullanacağım- “alengirli”; kuşku uyandıran şekilde gösterişli. Teklifin TBMM’de görüşülmesine başlanmadan Adalet Bakanı Akın Gürlek ve MSB’den desteklenme çağrısı yapılması dahi kuşku uyandırıcıdır. DEM’den “Yetmez ama ilk adım atıldı, kapı aralandı” yorumları yapılırken 467 “Evet” oyu üzerine TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş fazla gecikmeden süreçte yeni anayasa aşamasına geçiş önerisi yapıldı.

Sürecin başlatılması, yürütülmesi, destekçileri her açıdan kuşkulu iken Özgür Özel ’in yasa teklifine “Hayır” gerekçelerini açıkladıktan sonra “Evet” demesi de çelişkidir. “Evet” in gerekçesi olarak da “Hayır deseydik barışa karşı çıkmakla suçlanacaktık” yorumu da tatmin edici olmamıştır. İlkeler, amaçlar savurulur.

Ne tepki gelir diye konum alınmaz. Art, asıl niyet görülmeli, alalamaya kapılmamalı. Yaşam, gözlemler, deneyimler görüş alışverişlerimi Mülkiye’de (SBF) sınıf arkadaşlarıma anlatmıştım.

Yaşamda, üniversitede sınav kâğıtlarında tabii ayrım olamaz da kamu ve özel kurumlara giriş sınavlarında görev aldım, yönetici olarak da atamalar yapıldı. Sınav ve atamalarda etnik ayrım kesinlikle olmamıştır. Barış sözcüğü de anlamı dışında yakıştırılıyor.

Toplumsal bir çatışma, savaş yoktur. Muhatap olunan; emperyal güçler tarafından oluşturulan, desteklenen, finanse edilen, silahlandırılan bir örgüttür. Bu konuda en azından, silahların kaynağı MİT ve MSB’nin bilgisi vardır.

Silah bırakma çözüm değil, gösteriştir. Dış güç, gerekli gördüğünde silahı yeniden sağlar. Süreç sona ermemiştir, süreci okuyarak konum yapılmamalıdır.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü