sondakika.com
Son Dakika

Tenerife mi, Lanzarote mi: Tatil için hangi ada daha uygun

Her iki ada yıl boyu güneş, plajlar ve volkanik manzaralar sunar; ama Tenerife ile Lanzarote’nin ruhu farklı. Doğa, kültür, yemek ve otel önerileriyle size en uygun Kanarya Adası’nı bulmanıza yardımcı oluyoruz.

Fotoğraf: Euronews

Kanarya Adaları’na kaçamak mı planlıyorsunuz? Takımadanın en büyük isimlerinden ikisi olan Tenerife ve Lanzarote arasında seçim yapmak her zaman kolay değil.Her ikisi de bol güneş, güzel plajlar ve çarpıcı manzaralar sunuyor; ancak her birindeki deneyim şaşırtıcı derecede farklı olabiliyor. Tenerife, volkanik manzarayı canlı tatil beldeleri, yemyeşil kırsal alanlar ve yapılacak çok şeyle birleştirirken, Lanzarote sade manzaraları, kendine özgü mimarisi ve sakin atmosferiyle tanınıyor.Kanarya Adaları’nın dört mevsimlik bir destinasyon olmasının hayranı olarak Tenerife ve Lanzarote’ye ikişer kez gittim; macera, gece hayatı, kültür ya da gerçekten kafa dinleyecek bir yer arıyor olun, ikisi de ciddi cazibeler sunuyor.İki ada bu açılardan nasıl karşılaştırılıyor, işte buna bakalım.TenerifeKanarya Adaları denince akla muhtemelen ilk olarak Tenerife gelir.

Bunun nedenlerinden biri, adalar arasında en büyük ve en gelişmiş olması; ayrıca aileler ve çiftler için gözde bir durak sayılmasıdır.Burada kesin olan bir şey varsa, o da eğlence. Her yaştan adrenalin tutkunları için Costa Adeje’deki Siam Park mutlaka uğranması gereken bir adres. Tripadvisor gibi platformlarda sık sık dünyanın en iyi su parkı seçilen bu eğlence merkezi sayısız kaydırak ve havuz sunuyor.Loro Parque hayvanseverlerin gözdesi; Tripadvisor Travellers' Choice Awards tarafından dünyanın en iyi hayvanat bahçelerinden biri olarak gösterildi.Kültür de burada önemli bir yer tutuyor; özellikle şubat ve mart aylarında, dünyanın Rio de Janeiro’dan sonraki en büyük karnavallarından biri sayılan Santa Cruz Karnavalı şehri şenlendiriyor.Yıl boyunca, Tenerife Espacio de las Artes içindeki Óscar Domínguez Enstitüsü’nü gezmek de fazlasıyla değer; adalı sanatçının imzasını taşıyan geniş bir tablo, çizim ve sürrealist nesne koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor.Her zevke hitap eden çok sayıda plaj var: Playa Jardín gibi noktalarda volkanik kum, Playa de las Teresitas’ta altın renkli kum, Los Gigantes’te ise etkileyici kıyı manzaraları sizi bekliyor.Tenerife’nin büyük bir kısmının hayli hareketli olduğunu kabul etmek gerek; ancak huzur ve sakinlik arayanlar için de köşeler mevcut.Bu tanım size uyuyorsa, rotanızı adanın daha az gelişmiş kuzeyine çevirin; Arnavut kaldırımlı sokakları ve Piscinas Naturales El Caletón’un doğal lav havuzlarıyla öne çıkan Garachico’yu ve zengin tarihi ile rengarenk binaları sayesinde UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan San Cristóbal de La Laguna’yı mutlaka görün.Tenerife aynı zamanda yürüyüş tutkunları için adeta bir rüya.

İspanya’nın en yüksek zirvesi olan Pico del Teide yanardağı tüm adaya hükmediyor; bölgeyi baştan başa saran patikalar muhteşem doğa yürüyüşleri sunuyor.Tenerife’de bolca uygun fiyatlı ve sade konaklama seçeneği bulunsa da, şık bir tatil için tasarım otellerin sayısı da az değil.Costa Adeje’deki Royal Garden Villas Luxury Hotel and Spa’nın 28 odasının her birinin kendine ait özel havuzu var; Gran Meliá Palacio de Isora ise 400 metre uzunluğuyla Avrupa’daki oteller arasında en büyük tuzlu su sonsuzluk havuzuna sahip.Benim için Tenerife çeşitlilik açısından açık ara öne çıkıyor. Burada bir hafta geçirip her gün aynı şeyleri yapıyormuş gibi hissetmeden tatil yapmak çok kolay. İki havaalanı ve daha sık günlük uçuşları sayesinde Lanzarote’ye kıyasla biraz daha erişilebilir; ancak ideal bir seyahat için elbette tek ölçüt bu değil.LanzaroteTenerife kültürel anlamda güçlü bir destinasyon olsa da, sıra dışı bir tatil arayanlar için asıl ön plana çıkan ada kuşkusuz Lanzarote.Bunda, büyük ölçüde, merhum sanatçı, mimar ve vizyoner César Manrique’in payı var.

Onun kalıcı etkisi sayesinde, mimari volkanik manzara ile yarışmak yerine onunla uyum içinde olsun diye adadaki tüm evler beyaza boyanmış; ada genelinde iki katın üzerinde çok az bina bulunuyor. Manrique’in eserleri de burada mutlaka görülmesi gereken adresler arasında.Kamuya açık César Manrique Vakfı, sanatçının eski evinde faaliyet gösteriyor; volkanik kaya içine inşa edilmiş bu yapıdaki odalar doğal lav baloncuklarına yerleştirilmiş ve ortama orta yüzyıl modern mobilyalar eşlik ediyor.Manrique’in Jameos del Agua mağaraları, Corona Yanardağı’nın patlamasıyla oluşmuş bir lav tünelinde doğayla sanatın buluşmasına çarpıcı bir örnek. Deniz suyunun sızmasıyla oluşan kapalı bir gölü ve sadece Lanzarote’de görülen endemik bir tür olan albino kör yengeci burada görebilirsiniz.

Burası, volkan tünelinin içinde yerel lezzetleri tadabileceğiniz son derece etkileyici bir restorana da ev sahipliği yapıyor.Elbette Lanzarote, Manrique’in mirasından çok daha fazlasını sunuyor.Ada genel olarak sıra dışı bir görünüme sahip; 300 kadar volkan konisinin ve geniş siyah lav alanlarının oluşturduğu, kimi bölgelerde neredeyse başka bir gezegendeymiş hissi veren ay yüzeyini andıran bir manzara sunuyor.Bu alışılmadık manzara bağlara da yansıyor; özellikle La Geria bölgesinde üzümler volkanik toprakta yetiştiriliyor ve şarap adaya özgü bir yöntemle üretiliyor. Timanfaya Ulusal Parkı ise benzersiz jeotermal gösterileri izlemek için en uygun adres.Lanzarote, kıvrımlı güzergah ağı sayesinde yol bisikletçileri arasında da gözde bir rota; sörfçüler ise kıyı boyunca pek çok sakin nokta bulabiliyor. Ada ayrıca Playa Blanca’nın altın kumlarından Papagayo çevresindeki daha vahşi koylara uzanan güzel plajlarıyla ünlü.Buradaki konaklama seçeneklerinin önemli bir kısmı, Tenerife’ye kıyasla daha butik ve tasarım odaklı bir havaya sahip.Volkanik bağlarla çevrili, rüya gibi bir havuza sahip rustik bir çiftlik evi olan Finca Malvasia moda çekimlerine sık sık ev sahipliği yapıyor; Hotel Palacio Ico ise 17. yüzyıldan kalma bir Teguise sarayında bulunuyor ve Michelin rehberinin önerdiği bir restorana sahip.Benim gözümde daha karakterli olan ada Lanzarote.

Tenerife’de yapılacak daha fazla şey var; ancak Lanzarote çok daha güçlü bir yer duygusu sunuyor ve Avrupa’da görünümü ya da atmosferi ona benzeyen bir yer bulmak gerçekten zor.Hangi adayı seçerseniz seçin, bazı Kanarya mutfağı klasiklerini mutlaka tadın: tuzlu suda haşlanıp kabuğu buruşana dek pişirilen yerel patateslerden yapılan Papas Arrugadas’dan, aromatik mojo sosuyla servis edilen geleneksel tuzlu balık yemeği Sancocho Canario’ya kadar.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Euronews sayfasına gidin.

tr.euronews.com · Haberi kaynağında oku

Dünya haberleri

Tümü