Geçen hafta fon yönetimi iştiraki ödemelerde aksama yaşandığını bildiren Türk aracı kurumu Tera Yatırım’ın kurucusu, dava süreci sonuçlanana kadar tutuklu kalacak.Emre Tezmen’in, dört kişiyle birlikte tutuklanması; 131 Türk yatırım fonundaki yatırımcıların, ellerindeki varlıkların satılması için altı aya kadar beklemek zorunda kaldığı ve ne kadar para geri alabileceklerinin henüz bilinmediği bir döneme denk geliyor.Krizin fitili, Tera Portföy ve Pusula Portföy’ün yönettiği fonların da aralarında bulunduğu bazı fonların, tasarruflarını çekmek isteyen yatırımcılara ödeme yapmakta zorlanmasıyla ateşlendi. Bu fonlar, hızla elden çıkarılması güç olan ve büyük oranlarda pozisyon aldıkları hisselere yatırım yapmıştı; bu hisselerin bir anda yüksek miktarda satılması fiyatları aşağı çekerek yatırımcılara ödenecek tutarı azaltma riski taşıyordu.Tera Yatırım’ın portföy yönetimi birimi, 16 Eylül’de yaptığı açıklamada, iki fonundan yatırımcı çıkışları nedeniyle bazı ödemeleri gerçekleştiremediğini duyurdu. Pusula Portföy de gecikmeler olduğunu bildirdi.İlk kez 19 Eylül’de gözaltına alınan Tezmen, çarşamba günü sabahın erken saatlerinde, Tera yönetim kurulu üyeleri Kerem Alkin ve Emre Alkin, Tera Portföy genel müdürü Alper Öztürk ve Pusula Finans Holding yönetim kurulu başkanı Serdar Turhan ile birlikte resmen tutuklandı; haberi Türk yayın kuruluşu NTV geçti.Geçen yıl Dışişleri Bakanlığı’ndan emekli olan Kerem Alkin, 2021-2024 yılları arasında Türkiye’nin OECD nezdindeki büyükelçisi olarak görev yapmıştı; kardeşi Emre ise tanınmış bir ekonomist ve televizyon yorumcusu.Türk makamlarının, çeşitli finans kuruluşlarındaki yöneticilerle bağlantılı varlıkları da dondurduğu ve bu kişilerin, eşlerinin ve yakın akrabalarının bazı işlemlerine kısıtlama getirdiği, devlet ajansı Anadolu’nun haberinde yer aldı.Savcılar, varlıkların yurt dışına kaçırılıp kaçırılmadığını tespit etmek için 2024’ten bu yana yapılan para ve kripto para transferlerine ilişkin kayıtları da talep etti.Aracı kurum Bulls Yatırım, yönetim kurulu başkanı Kemal Akkaya’nın ifade verdikten sonra çarşamba günü serbest bırakıldığını açıkladı.
Açıklamaya göre Akkaya, savcılara, şirketinin “Ponzi” ya da “zincirleme sistem” olarak tanımlanan fon yapılarıyla hiçbir ilgisi olmadığını söyledi.Geçen cuma, skandalın patlak vermesinin hemen ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medyada yaptığı paylaşımda “Vatandaşlarımızın alın terini, emeğini ve birikimlerini sömürenler hukuk önünde hesap verecek!” dedi. Gürlek, “Ponzi benzeri” yöntemlere ilişkin iddiaların da takip edildiğini belirtti.O ana kadar dört şüpheli tutuklanmış, 51 kişiye ise yurt dışı çıkış yasağı getirilmişti.Fonlar nasıl çöktü?Fonlar, paralarının büyük bölümünü, nadiren işlem gören hisselere yatırdı. Piyasada görece az sayıda hisse bulunması, nispeten küçük alımların bile fiyatları yukarı çekmesine yol açtı.Değerlemelerdeki bu artış, açıklanan getirileri şişirerek yeni tasarruf sahiplerini cezbetti; bu kişilerin parası da aynı veya ilişkili hisselere yönlendirildi.
Bazı fon yöneticileri ayrıca, ellerindeki hisseleri teminat göstererek borçlanıp daha fazla alım yaptı.Ne var ki yatırımcılar paralarını geri çekmek istediğinde, bu pozisyonları satmak fiyatların düşmesi riskini beraberinde getirdi. Çekim talepleri arttıkça, bu durum anında krize dönüştü: Fonların yatırımcılara ödeme yapabilmek için nakde ihtiyacı vardı; ancak varlıkları hızla satmak, hisse fiyatlarını daha da aşağı bastırma tehlikesi taşıyordu.Uyarı işaretleri, geçen haftaki ödeme gecikmelerinden önce ortaya çıkmıştı.Endeks sağlayıcısı MSCI, haziran ayında, küçük ölçekli Türk şirketlerinin hisseleriyle bağlantılı fon pozisyonlarında “muhtemel eşgüdümlü işlemler” yaşandığı uyarısında bulundu. Bunun fiyatları bozabileceğini belirten MSCI, isim vermeden konuştu; Tera ya da başka bir şirketi doğrudan suçlamadı.Tera’nın kendi hisselerinin fiyatı, şirketin borsaya kote olmasından sadece dört yıl sonra, zirvede yüzde 50 binin üzerinde artmıştı.Türkiye’de düzenleyici kurumlar, ağustos ayında yatırım fonlarına ilişkin kuralları sıkılaştırdı.
MSCI, kasım ayındaki gözden geçirmesinde yeterli ilerleme görmemesi halinde, Türk menkul kıymetlerinin endekslerdeki muamelesine ilişkin yeni adımlar atmayı değerlendirebileceğini açıkladı.Zarar nasıl sınırlandırılıyor?Sermaye Piyasası Kurulu, yedi şirket tarafından yönetilen 131 fonun tasfiyesine karar verdi. Kurul, çarşamba günü yaptığı açıklamada, bu fonlarda 455 bin 758 farklı yatırımcının pay sahibi olduğunu bildirdi. Tasfiye sürecini İşbank ve kamuya ait Ziraat Bankası yönetecek.Varlıkların kısa sürede ve yüksek miktarda satılması, fiyatları aşağı çekebilir.
Bu nedenle düzenleyici kurum, 21 Eylül’de satış süresini üç aydan altı aya çıkardı. Kurul açıklamasında, “Bu düzenleme, tasfiyeye konu fonların, portföy yapıları ve piyasa koşulları dikkate alınarak mümkün olan en elverişli şartlarda elden çıkarılmasını sağlamak amacıyla yapılmıştır” denildi.Yatırımcıların, varlıklar satıldıkça, portföylerindeki payları oranında gelir elde etmesi öngörülüyor; ancak nihai olarak ne kadarını geri alabilecekleri hâlâ belirsiz.Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, söz konusu fonların toplam büyüklüğünü 18,3 milyar dolar (15,9 milyar avro) olarak açıkladı ve krizin Türkiye’nin genel finansal piyasalarına yayılmasını beklemediğini söyledi.“Sorunlu alanı karantinaya aldık” diyen Şimşek, etkilenen fonların sektörün yalnızca yüzde 10’unu oluşturduğunu hatırlattı.Borsa İstanbul Tüm Paylar Endeksi, geçen haftanın başından bu yana yüzde 12 geriledi; endeksteki yaklaşık 50 hissenin kaybı ise yüzde 40’ı aştı.