Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın sonuçlarının açıklanmasının ardından iyi bir gelecek hayali kuran binlerce öğrenci bugün üniversitelere kayıtlarını yaptırmaya başlayacak. Üniversitelerin geleceğe yönelik stratejik planlarında ise, Türkiye’nin sosyoekonomik pek çok sıkıntısı yer alıyor. Bu sıkıntılarla ilgili geleceğe yönelik uyarılar yapılıyor.
Örneğin; Dokuz Eylül Üniversitesi’nin 2030’a yönelik stratejik planında nitelikli öğrenci ve araştırmacıların yurtdışı üniversitelere yöneldiği, enflasyon ve döviz dalgalanmaları nedeniyle araştırma projeleri için sağlanan mali kaynakların yetersiz kaldığı belirtildi. Düşük gelirli öğrenciler olduğu aktarılan planda “sınırlı kaynaklar ile çok sayıda olan destek talebine yanıt verilmesinde zorluk yaşandığı” kaydedildi. İŞSİZLİK VE GEÇİM KAYGISI Samsun Üniversitesi’nin stratejik planında enflasyon sorunu “Yüksek yaşam maliyetleri (barınma, ulaşım, gıda) öğrencilerin ekonomik sıkıntılar yaşamasına neden olmaktadır.
Öğrencilerin ekonomik zorluklar nedeniyle derslere ve araştırmalara yeterince odaklanamadığı görülmektedir” ifadeleriyle anlatıldı. Ayrıca plandaki “Genç nüfus oranı yüksektir ve işsizlik kaygısı bulunmaktadır” tespiti de dikkat çekti. Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin 2030’a yönelik planında da yükselen barınma maliyetlerinin sorun oluşturduğuna dikkat çekildi.
Planın “tehditler” bölümünde “gençlerin ülke geleceğine güvensizlik duyduğu” ve “özellikle başarılı öğrencilerin mezuniyet sonrası yurt dışına gittiği ve geri dönmeme eğiliminde olduğu” belirtildi. BÖLGESEL SIKINTILAR DA VURGULANDI Planlarda bölgesel tespitler de yer aldı. Adıyaman Üniversitesi’nin stratejik planında, üniversitenin 6 Şubat depremlerinden etkilendiğine vurgu yapılarak “depremde çok fazla binanın yıkıldığı ve bu nedenle daha kalabalık ortamlarda eğitim verilmek zorunda kalındığı” aktarıldı.
Planda nitelikli öğrencilerin batıdaki üniversiteleri tercih ettiği de kaydedildi. Karabük Üniversitesi’nin planında ise “düzensiz göç” sorununa değinildi. Planda “göçmenlerin yoğun olduğu bölgelerde hizmetlerin aksayabileceği ve sosyal uyum sorunları ile karşılaşılaşılacağı” vurgulandı.
Marmara Üniversitesi’nin raporunda da yüksek enflasyonun hem üniversiteyi hem öğrencileri hem de akademik personeli etkilediği kaydedildi. İstanbul’daki yüksek yaşam maliyetlerinin akademik personel ve öğrenciler için geçim sıkıntısı yarattığı belirtilen planda; “genç işsizlik oranının arttığı” ve “istihdam kaygısıyla öğrenci tercihlerinin azaldığı, bu nedenle bazı programların kontenjan sorunu yaşadığı” kaydedildi.