Neredeyse her sektörde dengeleri değiştiren yapay zekâ, edebiyat dünyasını da es geçmedi. Yapay zekâya yazdırılmış kitapların sayısının giderek artması, sektörde yeni bir kriz yaratmış durumda. Özellikle Amazon, adeta AI üretimi kitapların istilasına uğramış durumda.
Bu noktada Amazon'un özellikle öne çıkmasının iki büyük sebebi var. Birincisi Amazon Kindle'ın e-kitap okuyanlar için başlıca platform hâline gelmiş olması; ikincisi ise Amazon'un yazarlara kitaplarını kendi başlarına yayınlamaları için açık bir platform sunması. Bugün isteyen herkes bir kitap yazıp, Amazon üzerinden okuyuculara sunabiliyor.
Bunun için herhangi bir yayıncıyla anlaşması gerekmiyor. Yeni yazarlar için eşsiz bir fırsat sunan bu sistem, bugün AI üretimi kitaplar için de açık bir kapı hâline gelmiş durumda. Adeta seri üretim şeklinde yapay zekâya yazdırılan niteliksiz binlerce kitap Amazon'un e-kitap bölümünü adeta ele geçirirken, bu durum gerçek yazarların okuyuculara ulaşmasını giderek zorlaştırıyor.
Bu hafta yayınlanan bir çalışma, edebiyat dünyasında yaşanan bu krizi, somut rakamlarla ortaya koyuyor. E-Kitapların Yaklaşık Beşte Birinde Yoğun AI Kullanımı Tespit Edildi Araştırmacılar, Ocak 2023 ile Mart 2026 arasında Amazon'da satışa sunulan 14.419 kendi kendine yayımlanmış e-kitabı inceledi. İncelenen kitaplar, metinlerindeki tahmini AI kullanımına göre sınıflandırdı.
Metninin en az yüzde 25'inde yapay zekâ üretimi tespit edilen kitaplar, araştırmadaki e-kitapların yaklaşık yüzde 20'sini oluşturdu. Yani neredeyse beş kitaptan birinde yapay zekânın kayda değer ölçüde kullanıldığı tespit edildi. Kitap Sayısı Gelirden Çok Daha Hızlı Artıyor Araştırmada ABD'deki en büyük yayınevlerinden birinin tuttuğu, yaklaşık 500 bin Amazon kitabını kapsayan dâhili satış veri setinden de yararlanıldı.
Platformda satılan e-kitapların yaklaşık yüzde 95'ini kapsayan bu veri seti sayesinde, e-kitapların günlük satış performansları son derece isabetli şekilde takip edilebildi. Ortaya çıkan tablo oldukça dikkat çekici. Araştırma döneminde bir çeyrekte satılan kitapların sayısı 19,2 kat artarken, çeyreklik toplam gelir yalnızca 8,9 kat yükseldi.
Yani piyasaya giren kitapların sayısı gelir pastasından çok daha hızlı büyüdü. Bunun sonucu olarak kitap başına düşen ortalama gelir birçok kategoride geriledi. Bu durum insan yazarları ciddi şekilde etkilerken yapay zekâya kitap yazdırmayı adeta seri üretime dönüştürenleri o kadar etkilemiyor.
Çünkü AI tarafından oluşturulan kitapların büyük bölümü çok az satsa dahi bu durum girişimlerini başarısız yapmıyor. Yüzlerce hatta binlerce kitap piyasaya sürüldüğünde, bunların küçük bir bölümünün başarılı olması dahi üretici için yeterli olabiliyor. Bu sistemde nitelik değil nicelik para kazandırıyor.
Bir Kitapın AI Üretimi Olduğunu İspatlamak, Tespit Etmek Kadar Kolay Değil Üstelik yayıncılık sektöründeki AI tartışması yalnızca Amazon'da kendi kendine yayımlanan kitaplarla sınırlı değil. Yapay zekânın ne ölçüde kullanıbileceği de önemli bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Yayıncılar ve edebiyat ajansları bir yandan yapay zekânın sunduğu yeni imkanlardan yararlanmak isterken, diğer yandan eserlerin gerçekten insan tarafından yazıldığından nasıl emin olacaklarını tartışıyor.
Buradaki en büyük sorunlardan biri ise yapay zekâ kullanımının kesin olarak tespit edilmesinin zor olması. AI tespit araçları yanlış pozitif sonuçlar verebildiği için bir kitabın bu araçlar tarafından "AI üretimi" olarak işaretlenmesi, tek başına kesin kanıt olarak kabul edilemiyor. Bu yüzden şu anda edebiyat dünyasında, çığ gibi büyüyen bu tehlikeye karşı nasıl aksiyon alınabileceği tartışılıyor.