sondakika.com
Son Dakika

Yerli savunmada yükselen güç: ‘Uçan kanat!’ NATO 3.0’ın merkezinde Türkiye mi var? Özellikleri dikkat çekti

NATO’nun Türkiye’ye ilişkin son paylaşımı, ittifakın dikkatini çeken yeni bir gelişmeyi gündeme taşıdı. Paylaşımda, Türk savunma sanayisinin gözdesi ANKA-3 öne çıkarıldı. Ancak asıl dikkat çeken, bu platformun NATO’nun geleceğine ilişkin mesajda nasıl konumlandırıldığı oldu. ‘Uçan kanat’ olarak n…

Fotoğraf: Hürriyet

Paylaşımda, ANKA-3’e ait fotoğraflar da yer aldı.NATO Ankara Zirvesi’ndeki mutabakat doğrultusunda Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın yeni yeteneklerle devreye girdiği ve ortak güvenlik konusunda daha büyük sorumluluk üstlendiği belirtilen paylaşımda, şunlar kaydedildi: “Müttefik savunma sanayi üretimi genişliyor. NATO 3.0’ın özü de budur. Bu, her zamankinden daha güçlü bir İttifak anlamına gelir.”✈️Delivering...NATO 3.0 in practice: 🇹🇷 Türkiye's ANKA III, next-generation stealth Unmanned Combat Aerial Vehicle (UCAV) developed by @TUSAS_TR .As agreed at the NATO Ankara Summit, European Allies and Canada are stepping up with new capabilities and taking greater… pic.twitter.com/McU6LVSJlG— NATO Allied Joint Force Command Brunssum - JFCBS (@NATOJFCBS) September 9, 2026‘NATO 3.0’ NE ANLAMA GELİYOR?NATO’nun son dönemde öne çıkardığı ‘NATO 3.0’ yaklaşımı, ittifakın Avrupa’daki üyeleri ile Kanada’nın savunma alanındaki yükünü artırmasına dayanan yeni bir döneme işaret ediyor.

Bu çerçevede ülkelerin savunma bütçelerini yükseltmesi, askerî kapasite ve üretim kabiliyetlerini geliştirmesi ve ortak güvenliğe daha fazla katkı sunması hedefleniyor.NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de temmuz ayında Ankara’da düzenlenen zirvenin ardından ittifakın geleceğine ilişkin yeni modeli, “daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa” anlayışıyla özetlemişti. Rutte, zirve sonrasında yaptığı değerlendirmelerde Avrupa ülkeleri ve Kanada’nın savunma yatırımlarını artırmaya başladığını, yeni askerî kabiliyetlerin oluşturulduğunu ve ortak savunmada daha fazla sorumluluk üstlenildiğini belirtmişti.Ankara’daki zirvede insansız sistemler de NATO’nun gelecek dönem öncelikleri arasında yer aldı. Bu kapsamda duyurulan ‘NATO Drone Edge’ girişimiyle, gelecek beş yıllık süreçte insansız teknolojilere yaklaşık 40 milyar dolarlık yatırım yapılması planlandı.

Gözden Kaçmasın Avrupa’nın 3 dev savunma projesi ortaya çıktı: Tarihi hamle! 1000-3000 kilometre menzil... Yeni askerî ittifakın perde arkası Haberi Görüntüle ‘UÇAN KANAT’ TASARIMI VE DÜŞÜK RADAR GÖRÜNÜRLÜĞÜYLE ÖNE ÇIKIYORTürk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen jet motorlu insansız savaş uçağı ANKA-3, ‘uçan kanat’ tasarımı ve düşük radar görünürlüğüyle öne çıkıyor.

İlk kez 18 Mart 2023’te hangardan çıkarılan ANKA-3, aynı yılın nisan ayında motor çalıştırarak taksi testlerine başladı. Platform, geliştirme sürecinin ardından 2023 yılı sonunda ilk uçuşunu gerçekleştirdi.ANKA-3’ün keşif, gözetleme ve istihbarat görevlerinin yanı sıra hassas taarruz ve elektronik harp gibi farklı görevlerde kullanılabiliyor. Ayrıca ANKA-3’ün uydu ve görüş hattı üzerinden veri bağlantısı sağlayabilmesi, platformun ağ merkezli harekât konseptine dahil edilmesine imkân tanıyor. ‘NATO’NUN ASIL VURUCU GÜCÜ TÜRKİYE’Güvenlik ve strateji uzmanı Coşkun Başbuğ, Türkiye’nin savunma sanayisinde son yıllarda elde ettiği teknolojik kabiliyetlerin NATO içerisindeki ağırlığını artırdığını söyledi.

NATO’nun ANKA-3’e ilişkin paylaşımını değerlendiren Başbuğ, ittifakın Türkiye’ye verdiği önemin arkasında yalnızca askerî kapasitenin değil, değişen savaş konseptlerine uyum sağlayan teknolojik altyapının da bulunduğunu belirtti.NATO’nun sahip olduğu en büyük askerî gücün ekonomik ve sayısal açıdan ABD olduğunu ancak ittifakın sahadaki vurucu kapasitesi bakımından Türkiye’nin özel bir konuma sahip bulunduğunu savunan Başbuğ, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin NATO açısından vazgeçilmez olduğunu ifade etti.Başbuğ, “NATO elindeki en büyük askerî güç ekonomik anlamda, sayısal anlamda ABD olsa da NATO’nun asıl vurucu gücü Türkiye. Bundan hiç kimsenin şüphesi yok. NATO’nun asıl dinamosu ve beyni Türk ordusu.

Bunu çektiğiniz an NATO diye bir şey kalmaz ortada. ABD’nin parası yetmez, silah mevcudu yetmez. O nedenle Türkiye’ye çok önem veriyorlar, bu paylaşım da bunu gösteriyor” dedi.Dünyanın yeni bir yapılanma döneminden geçtiğini belirten Başbuğ, Avrupa’da ortaya çıkan yeni oluşumların da Türkiye’nin stratejik önemini ortaya koyduğunu söyledi.

Türkiye’nin ve Türk ordusunun Avrupa açısından da kritik bir unsur olduğunu belirten Başbuğ, NATO’nun Ankara ile ilişkilerini bu çerçevede değerlendirdi:“Dünya yeni bir oluşumdan geçiyor. Burada Türkiye’nin rolü önemli. Avrupa Siyasi Topluluğu kendi içinde bir yapılanmaya gidiyor, ‘Türk ordusu mutlaka olmalı’ diyor ve Türkiye’nin kapısını çalıyor.

Dolayısıyla NATO da daha doğrusu ABD, elindeki böyle bir gücü kaybetmek istemiyor. Bu nedenle hem hakkı teslim ediyor hem de bir strateji izliyor.” ‘ANKA-3, İNSANSIZ TEKNOLOJİDE EN İYİLERDEN BİRİ’NATO’nun paylaşımında ANKA-3’ün özellikle öne çıkarılmasının da tesadüf olmadığını dile getiren Coşkun Başbuğ, modern savaş anlayışında insansız sistemlerin giderek daha belirleyici hale geldiğine dikkat çekti. Savaş alanının artık yalnızca insanlı platformlar üzerinden şekillenmediğini belirten Başbuğ, Türkiye’nin kara, hava ve deniz alanlarında insansız teknolojiler konusunda önemli bir mesafe katettiğini söyledi:“İnsansız teknoloji artık yeni konsept.

Kara, hava ve deniz. Bunların içerisinde teknolojiyi en çok geliştiren Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Dolayısıyla burada NATO’nun teknik olarak hem donanım hem de vurucu güç anlamında en önemli unsurlarından biri Türk savunma sanayisi.

ANKA-3 de bunların içerisindeki en mükemmel projelerden biri. Bugüne kadar pek öne çıkmadı, o konuda bir haksızlık da oldu denebilir ama proje olarak insansız teknolojide en iyilerden biri.” ‘BİLDİĞİNİZ BİR UÇAN KANAT ADETA’ANKA-3’ün tasarımının platformun en dikkat çekici özelliklerinden biri olduğunu belirten Coşkun Başbuğ, özellikle kuyruksuz yapının radar görünürlüğünün azaltılması bakımından önemli bir avantaj sağladığını söyledi.“Bir kere dikey-yatay stabilize kuyruk olmadığı için radar görünürlüğü en az. Havada kalış, sürati, mühimmat taşıma gibi özelliklerine bakıldığında bu teknolojilerden en iyilerden biri.

ANKA sınıfının bana göre çok fazla rakibi de yok. Bayraktarlar da dahil kuyruk yapısı vardır, bu biraz da olsa görünürlüğü artırıyor ama ANKA’da bu yok. Bildiğiniz bir uçan kanat adeta.

Radarda görünme ihtimali yok denecek kadar az.”Başbuğ’a göre NATO’nun ANKA-3’ü öne çıkarması, yalnızca bir hava aracının tanıtımından ibaret değil. Bu tercih, Türkiye’nin insansız sistemler başta olmak üzere savunma teknolojilerinde ulaştığı seviyenin ve Türk savunma sanayisinin NATO açısından taşıdığı stratejik önemin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. ANKA-3’ÜN ÖNE ÇIKAN ÖZELLİKLERİJet motorlu ‘uçan kanat’ tasarımıDüşük radar görünürlüğünü hedefleyen gövde mimarisiDahili silah istasyonlarıYüksek faydalı yük taşıma kapasitesiUydu ve görüş hattı üzerinden veri bağlantısıElektro-optik ve kızılötesi sensör sistemleriOtonom görev planlama ve yapay zekâ destekli kontrolKeşif, gözetleme, elektronik harp ve hassas taarruz kabiliyetiAğ merkezli harekât konseptine uygun veri paylaşımıİnsanlı savaş uçaklarıyla koordineli görev yapabilme potansiyeli

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Hürriyet sayfasına gidin.

www.hurriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü