Babülmendep Boğazı: Husilerin ilerleyişi Kızıldeniz'de bir deniz taşımacılığı krizini tetikleyebilir mi?
Yemen'deki Husilerin, Babülmendep Boğazı'ndaki stratejik öneme sahip bir adanın kontrolünü ele geçirdiği bildiriliyor; bu da Avrupa ile Asya'yı birbirine bağlayan ve küresel ölçekte önem taşıyan deniz taşımacılığı güzergâhı üzerindeki hakimiyetlerini güçlendiriyor.
Yetkililer, hükümet yanlısı güçlerin 11 Eylül Cuma günü Perim Adası'ndan çekildiğini söyledi.
İran destekli Husiler, bir hafta süren hızlı ilerleyişin ardından artık Yemen'in Kızıldeniz kıyılarının tamamını kontrol ediyor.
Bir görgü tanığı, silahlı kişilerin "Babülmendep kıyısı boyunca konuşlandığını ve askeri araçlarla devriye gezdiğini" söyledi.
Perim Adası'nın ele geçirilmesi, askeri kaynaklara göre Husilerin bir gün önce liman kenti Moha'yı ele geçirmesinin ardından gerçekleşti.
Moha sakinleri, Husi savaşçılarının Çarşamba gecesi hükümet yanlısı güçlerle yaşanan şiddetli çatışmaların ardından kente girdiğini, bunun da birçok ailenin evlerini terk etmesine yol açtığını söyledi.
Bir kişi, BBC Arapça'ya yaptığı açıklamada bunun herhangi bir uyarı olmadan gerçekleştiğini söyledi. "Bölge genelinde panik yaşandı" diyen kişi, "İnsanlar, yardım edecek kimse olmadan sokaklarda yatan yaralıların üzücü görüntüleri arasında kaçmak zorunda kaldı" ifadelerini kullandı.
- Ergenlik çağına gelen kızlar, seks işçileriyle ilişkiye sokuluyor
- Diş sıkanların oranı giderek artıyor, peki ne yapmalı?
- Eski Anthropic araştırmacısı Coxon BBC'ye konuştu: 'Yapay zeka çalışanları insanlığın geleceği konusunda gerçekten endişeli'
- İsveç'te sandık çıkış anketlerine göre sol blok, sağa karşı önde
Grubun bir haftadan uzun süre önce Suudi Arabistan destekli hükümet yanlısı güçlere karşı başlattığı son saldırıdan bu yana yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor ve Birleşmiş Milletler (BM) en az 46 bin kişinin yerinden edildiği uyarısında bulundu.
Cibuti Ekonomi Bakanı İlyas Musa Davaleh, çatışmalar nedeniyle yalnızca 24 saat içinde 1.400 kişinin boğazı geçerek ülkesine ulaştığını söyledi.
Gerilimin tırmanması petrol fiyatlarındaki yükselişte de rol oynadı.
Suudi Arabistan deniz taşımacılığına yönelik tehditler
Husiler, uluslararası deniz taşımacılığına herhangi bir tehdit oluşturmadıklarını belirterek, yalnızca Suudi Arabistan'a ait gemileri hedef alacaklarını yineledi. Suudi Arabistan, ABD ile İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasından bu yana petrol ihracatı için bu güzergâha dayanıyor.
Ancak deniz taşımacılığı şirketlerinin bu açıklamalara temkinli yaklaşması muhtemel. Zira grup daha önce Gazze savaşı sırasında yalnızca İsrail bağlantılı gemilere saldıracağını söylemiş, ancak gerçekte görünürde herhangi bir İsrail bağlantısı olmayan birçok gemiyi de hedef almıştı.
Bu arada Husi askeri sözcüsü Yahya Seri, Telegram'da yaptığı paylaşımda grubun "geniş çaplı ve yüksek etkili bir askeri operasyon" duyuracağını söyledi.
Babülmendep neden önemli?
Babülmendep Boğazı'nın Arap Yarımadası tarafında Yemen, Afrika tarafındaysa Cibuti ve Eritre bulunuyor.
Hint Okyanusu ve Aden Körfezi'nden gelen gemiler Süveyş Kanalı'na ulaşmak için bu boğazdan geçmek zorunda.
115 km uzunluğunda ve 36 km genişliğindeki boğaz, 1869'da Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla, uluslararası gemi ticaretinin zorunlu geçiş noktalarından biri haline geldi.
Avrupa ve Asya arasındaki en kısa deniz yolu Süveyş Kanalı'ndan geçiyor.
Kızıldeniz koridoru, küresel deniz trafiğinin en yoğun olduğu noktalardan biri. Dünyadaki tüm deniz ticaretinin dörtte biri bu rotayı kullanıyor.
Küresel petrol ticaretinin %20'si fiilen kapalı durumdaki Hürmüz Boğazı'ndan yapılıyordu. Babülmendep Boğazı da kapatılırsa, deniz yoluyla yapılan küresel petrol ticaretinin %12'lik bir kısmı daha kısıtlanmış olacak.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi'ne göre her gün yaklaşık 5 milyon varil petrol, Ortadoğu ve Asya'dan Batı'ya gönderilirken bu boğazdan geçiyor.
Buna ek olarak küresel LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) ticaretinin %8'i de Babülmendep Boğazı üzerinden yapılıyor.
Bu da boğazın, küresel enerji arzının can damarlarından biri olduğu anlamına geliyor.
Hürmüz Boğazı'nın fiili olarak kapanmasıyla Kızıldeniz'in küresel ticaretteki yeri daha da arttı.
Suudi Arabistan, Yanbu limanından çıkan petrol akışı için Babülmendep Boğazı'nı geçiş noktası olarak kullanmaya başladı. Riyad her gün doğudaki petrol sahalarından buraya boru hattıyla milyonlarca varil petrol gönderiyor.
Ham petrol ve gaza ek olarak, Doğu ile Batı arasındaki ana ticaret hattının üzerindeki Babülmendep Boğazı'ndan her gün onlarca kargo gemisi geçiyor.
Babülmendep Boğazı'nın kapanması beş yıl önce yaşanan bir deniz kazasıyla benzer etki yaratabilir. Mart 2021'de Panama bayraklı Ever Given konteyner gemisi Süveyş Kanalı'nda karaya oturarak trafiği bloke etmişti.
Dünyanın en işlek ticaret yollarından birisinin yaklaşık bir hafta devre dışı kalmasıyla, küresel tedarik zinciri sekteye uğramış, fiyat artışları yaşanmıştı.
Yemen, Husilerin hükümeti devirmesiyle 2014 yılında başlayan iç savaş nedeniyle büyük yıkıma uğradı.
Çatışma, Suudi Arabistan liderliğindeki Arap devletleri koalisyonunun hükümet yönetimini yeniden tesis etme girişimiyle 2015 yılında müdahalede bulunmasının ardından tırmandı.
Çatışmalarda 150 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği ve BM'ye göre 22 milyondan fazla insanın yardıma ihtiyaç duyduğu, dünyanın en ağır insani krizlerinden birinin ortaya çıktığı bildiriliyor.
BM aracılığıyla 2022 yılında bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varıldı, ancak bu ateşkes temmuz ayında İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a karşı bir "deniz ambargosu" ilan etmesi ve Suudi havaalanları, petrol tesisleri ile Kızıldeniz'deki tankerlere füze ve İHA saldırıları başlatmasıyla çözülmeye başladı.
Husiler, ambargonun Husi kontrolündeki bölgelerdeki limanlar ve havaalanlarına yönelik Suudi ablukasına misilleme olduğunu söyledi.
Gazze Savaşı sırasında Husiler, Babülmendep Boğazı'nda 100'den fazla ticari gemiye füze ve İHA'larla saldırdı; iki gemiyi batırdı ve dört denizcinin ölümüne neden oldu.
Kasım 2023'te grup, bir helikopter kullanarak Kızıldeniz'de Japonya tarafından işletilen ve mülkiyeti İngiltere'ye ait bir yük gemisini ele geçirdi.
Husiler yalnızca İsrail bağlantılı gemileri hedef aldıklarını iddia etse de, saldırıların ayrım gözetmeden gerçekleştiği geniş çapta kabul ediliyor ve bunun sonucunda dünyanın en büyük deniz taşımacılığı ve petrol şirketlerinden bazıları bölgeden geçişlerini askıya aldı.
Bu saldırılar zamanla azaldı. ABD Husilerin geri adım attığını öne sürdü; Husiler buna karşılık geri adım atan tarafın ABD olduğunu savundu. Ancak analistler, saldırıların yeniden başlamasından endişe ediyor.
Husilerin stratejik öneme sahip Babülmendep Boğazı'nın kontrolünü ele geçirmesi İran'a ABD ve İsrail ile savaşında avantaj sağlayabilir ve küresel petrol arzını daha da riske atabilir.
Babülmendep Arapça "gözyaşı kapısı" ya da "keder kapısı" anlamına geliyor.
Bu, bölgedeki güçlü akıntılar, öngörülemez rüzgarlar, korsanlık faaliyetleri ve çatışmalar gibi tehlikeleri yansıtan bir isim.
2008 ve 2012 yılları arasında Babülmendep Boğazı ve çevresindeki sularda çok sayıda korsanlık eylemi yaşanmıştı. Bunların çoğu, Somalili grupların fidye istemek için yaptığı kaçırma eylemleriydi. Bu olaylar uluslararası deniz ticareti şirketlerini bölgedeki güvenliğin artırılması için adım atmaya zorlamıştı.
Babülmendep'ten geçişlerin kapanması, Hürmüz Boğazı'ndaki durum nedeniyle zaten baskı altında olan enerji piyasası krizini daha da derinleştirebilir.
Savaş öncesi varil fiyatı 70 Amerikan doları civarında olan Brent petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerle 120 dolara kadar çıktı.
Ancak etkileri sadece petrolle sınırlı değil. Birçok tüketim malından tarımsal ürünlere kadar çok geniş bir ürün yelpazesi savaştan etkilendi.
Bir deniz ticaret yolunun daha savaş nedeniyle kapanması, küresel çapta fiyatları daha da artırıp, savaşın ekonomik etkilerini daha da derinleştirecektir.