sondakika.com
Son Dakika

Türkiye, Libya'da karşıt Trablus ve Bingazi yönetimleri arasında nasıl arabulucu oldu?

Ankara Libya’da son dönemde Trablus’un yanı sıra Bingazi yönetimi ile de ilişkilerini geliştiriyor. Bu politika değişikliği çerçevesinde iki rakip yönetimden üst düzey temsilciler MİT'in ev sahipliğinde geçen hafta Türkiye’de biraraya geldi. Peki Türkiye Libya politikası ile neyi amaçlıyor?

Fotoğraf: BBC Türkçe

Türkiye, Libya'da karşıt Trablus ve Bingazi yönetimleri arasında nasıl arabulucu oldu?

  • Yazan,BBC News TürkçeBildirdiği yer,Ankara
  • Yazan,BBC News Türkçe
  • Bildirdiği yer,Ankara
  • Yayın tarihi7 dakika önce
  • Okuma süresi 5 dk

Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın.

Ankara, 10 Eylül'de Libya'nın rakip Trablus ve Bingazi yönetimlerinin üst düzey temsilcilerini MİT'in ev sahipliğinde bir araya getirdi.

Bu gelişme, Türkiye'nin son dönemde Trablus'un yanı sıra Bingazi ile de geliştirmeyi başardığı yakın ilişkinin bir sonucu olarak görüldü.

Libya'nın siyasi ve askeri bütünlüğünün sağlanması için aktif diplomasi izlemeye devam eden Türkiye'nin amaçları arasında 2019 tarihli deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması ile enerji konusunda elde ettiği kazanımların korunması yer alıyor.

Güvenlik kaynaklarının verdiği bilgiye göre Millî İstihbarat Teşkilâtı Başkanı İbrahim Kalın, Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Yüksek Devlet Konseyi (YDK) Başkanı Muhammed Takala ile 10 Eylül'de biraraya geldi.

MİT yerleşkesinde gerçekleşen bu görüşme Temsilciler Meclisi başkanı ile Yüksek Devlet Konseyi başkanının ilk buluşması olması açısından önem kazandı.

Kaynaklar görüşmede, Libya-Türkiye işbirliğinin devamına yönelik adımların yanı sıra Libya'da siyasi ve askeri birliğin sağlanması ile istikrarın korunmasına yönelik sürdürülen çabaların ele alındığını kaydetti.

Libya, 2014'ten bu yana Trablus ve Bingazi yönetimleri arasında bölünmüş durumda. Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Trablus'ta, geçiş dönemi yasama organı ise Bingazi'de yer alan ve liderliğini General Halife Hafter'in yaptığı yönetimin kontrolünde.

Ankara'daki görüşmede Akile Salih, Libya Temsilciler Meclisi Başkanı olarak Bingazi yönetimini, Takala ise Yüksek Devlet Konseyi Başkanı olarak Trablus'u temsil etti. Kaynaklar, Akile ve Takala'nın siyasi birliğin sağlanması ve kurumların birleştirilmesi hedeflerinde uzlaşmaya vardıklarını kaydettiler.

Libya basınında çıkan haberlerde tarafların siyasi birliğin sağlanmasına dönük çabaların bundan sonra da sürmesi, özellikle cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin gerçekleştirilebilmesi için siyasi ve hukuki çalışmaların arttırılması konusunda görüş birliğinde oldukları yer aldı.

Ankara 6+6 Komitesi'ne de ev sahipliği yapmak istiyor

Ankara'daki görüşmenin Trablus ve Bingazi yönetimlerinin 30 Ağustos'ta siyasi birliğin yeniden oluşturulması açısından önemli bir anlaşmaya varmalarının ardından gerçekleşmesi de önem taşıyor.

4+4 ya da "mini zirve" adıyla bilinen anlaşmayı duyuran Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL), her iki taraftan dört üst düzey yetkilinin katılımıyla yapılan görüşmeler sonucunda tarafların seçim kanunları üzerinde anlaşmaya vardığını ve nihai anlaşma metnini imzaladığını açıkladı.

Anlaşmaya göre, devlet başkanlığı ile milletvekili seçimleri 24 ay içerisinde gerçekleşecek.

Bu süreçte, ana amacı seçimlerin hukuki altyapısını oluşturmak ve kanun taslaklarını hazırlamak olan ve Trablus ve Bingazi yönetimlerinden altışar kişinin temsiliyle oluşturulan 6+6 Komitesi'nin çalışmaları önemli rol oynayacak.

Ankara'nın 6+6 Komitesi'nin çalışmalarına ev sahipliği yapmak istediği ve hukuki, teknik açılardan destek vermek istediği de Libya basınında çıkan haberlerde yer aldı.

Libya'da 2014'ten bu yana süren bölünmüşlüğün sona erdirilmesi açısından uluslararası düzeyde atılan adımlara paralel olarak Türkiye'nin de Libya politikasında önemli bir değişime gittiği gözlendi.

Türkiye, Ulusal Mutabakat Hükümeti ile 2019'da "Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası" imzalamış ve Trablus'a askeri destek sağlamıştı. Türkiye'nin bu hamlesi sayesinde Trablus; Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden destek gören General Halife Hafter yönetimindeki Bingazi ordusunun eline geçmekten kurtulmuştu.

Türkiye o dönemden bu yana Trablus'ta önemli bir askeri üs bulunduruyor ve Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin askeri kapasitesinin güçlendirilmesine çalışıyor. Ankara-Trablus ilişkileri siyasi ve ekonomik alanlarının yanı sıra enerji, yatırımlar ve altyapı gibi sektörleri içine alacak şekilde genişledi.

Ancak Türkiye, son dönemde Bingazi yönetimiyle de temas kurmaya başladı ve bu süreç, özellikle Kahire-Ankara ilişkilerindeki normalleşmenin ardından daha büyük bir ivme kazandı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 11-12 Ağustos günlerinde Trablus ve Bingazi'yi kapsayan iki günlük ziyareti, Ankara'nın "tek Libya" adını verdiği yeni politikasının somutlaşması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.

Fidan, Trablus'ta Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ve diğer yetkililerle görüştükten sonra geçtiği Bingazi'de Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih'in yanı sıra Libya Ulusal Ordusu Komutanı Halife Hafter ve askeri kanadın diğer önemli yetkilileriyle masaya oturdu.

Halife Hafter'in oğlu ve aynı zamanda Libya Ulusal Ordusu (LUO) Genel Komutan Yardımcısı olan Orgeneral Saddam Hafter de aynı süreçte Türkiye'yi ziyaret etti ve Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Ankara'da görüştü.

Basında çıkan haberlere göre Türk Silahlı Kuvvetleri, Trablus'un kontrolündeki silahlı güçlerin yanı sıra Hafter'in liderliğini yaptığı Libya Ulusal Ordusu ile de eğitim faaliyetleri gerçekleştirdi.

Ankara böylece hem Trablus hem Bingazi ile eşit düzeyde ilişki kurduğunu, "tek Libya" politikası kapsamında ülkede faaliyet gösteren farklı silahlı grupların tek bir çatıda buluşmasını amaçladığını göstermiş oldu.

Ankara'nın amacı deniz yetki alanları anlaşmasını korumak

Türkiye'nin Libya politikasının temelleri arasında 2019'da güvenlik ve askeri işbirliği mutabakatıyla eş zamanlı imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasının korunması ve Libya Temsilciler Meclisi tarafında onaylanması hedefi bulunuyor.

Türkiye ve Ulusal Mutabakat Hükümeti, 2019'da imzaladıkları deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasıyla Doğu Akdeniz'de yeni bir durum yaratmışlar ve bu özellikle Yunanistan'ın tepkisine neden olmuştu.

Yunanistan ve AB, imzalanan anlaşmanın Libya'da meclis onayı almamasından dolayı geçersiz olduğunu ve Doğu Akdeniz'de yeni bir durum yaratmadığını savunmuşlardı.

Türkiye de Bingazi ile son dönemde geliştirdiği ilişki kapsamında 2019'da Ulusal Mutabakat Hükümeti ile yapılan anlaşmanın meclis onayının sağlanmasını amaçlamıştı. Ancak henüz bu konuda Türkiye'nin beklentisini somutlaştıracak bir adım atılmadı.

Türkiye, Libya'da siyasi birliğin sağlanması sürecinde aktif rol oynayarak etkin pozisyonunu sürdürmek ve 2019'da varılan anlaşmayı devam ettirmek amacında. Bu yönde atılacak bir adımın Türkiye açısından Yunanistan'la yaşanılan Doğu Akdeniz sorununda önemli bir üstünlük yaratacağı yapılan değerlendirmeler arasında.

Türkiye açısından diğer önemli bir unsur Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) Libya'da elde ettiği lisansların korunması ve enerji zengini Libya'da üretim olanaklarını devam ettirmek olarak görülüyor.

TPAO, Libya ile varılan anlaşma kapsamında hem karada hem de açık denizde arama ruhsatı elde etti. Bu alanlarda bulunacak rezervlerde TPAO'nun yüzde 40'a varan hakka sahip olması da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Türkiye, Libya'da siyasi birliğin sağlanması sürecinde oynayacağı rolle bu alanlardaki avantajlarını korumayı hedefliyor.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için BBC Türkçe sayfasına gidin.

www.bbc.com · Haberi kaynağında oku

Dünya haberleri

Tümü